9
Antep’te 4 Ocak 2017 günü bir arkadaşımız okulundan evine giderken AKP’nin katil polisleri tarafından takip edilmiş ve arkadaşımızın önünü çevirmişlerdir. Arkadaşımıza Leyla Aracı’nın cenazesinine neden katıldığını sormuşlar ve arkadaşımıza hakaretler ederek tehditlerde bulunmuşlardır. Arkadaşımıza ‘bu tarz işlere devam ederseniz size soruşturma açarız sizi alırız’ gibi söylemlerde bulunmuşlardır. “Seninle yarın buluşalım bir çay içelim” demişlerdir. Arkadaşımızın ise sizinle çay falan içemem demesi üzerine küfürler ederek arkadaşımızı darp etmişlerdir. Yine aynı konuşmanın içerisinde bir başka arkadaşımız hakkında küfür ederek tehditler savurmuşlardır.
AKP’nin katil polisleri iktidarlarından aldıkları yetki ile cenazelere katılanlara suçlu muamalesi yapıyor. Çaresizlik içinde olan iktidarlarını baskı ve korku politikası ile korumaya çalışmaktadırlar. Cenazelere katılmak ne zamandan beri bir suç olmuştur? Cenazeye katlımak suçtur diye bir yasa mı var? Elbette bu sorulara verilecek bir cevapları yoktur ama çaresizlik içerisinde olan yönetememe krizi yaşayan iktidarlarını korumak için kendi uydurdukları suçlamalarla halkın çocuklarının önünü kesip tehditler savurmaktadırlar. Kaldı ki baskının, işkencenin ve sömürünün olduğu bir ülkede dağlara çıkıp halkın kavgasında yer alanların cenazesine elbette bu halkın çocukları katılacaktır.
Leyla Aracı ve Mahir Bektaş dağlara AKP’nin katil polislerinin koruduğu düzeni yıkmak için çıktılar. Sömürülen, aç bırakılan halklarımızın kurtuluş bayragını dalgalandırarak şehit düştüler. Bunun için halk da halkın çocukları da onların cenazelerinde elbette olacaklar. Hatta onların bıraktığı mirası mayası olarak kabul edeceklerdir. Zaten AKP’nin korkusu da tam olarak bu yeni Leylaların ve Mahirlerin yetişmesi zülüm imparatorluğun kapısına dayanmasıdır. Ama yaptıkları hiçbir şey yeni Leylaların ve Mahirlerin yetişmesini engeleyemeyecek. Çünkü açlık ve sömürü var, çünkü emperyalizim ve yerli işbilikçileri var, çünkü bu düzene karşı mücadele etmenin bütün nedenleri var. Bu nedenler yok olmadan mücadele edenler de yok olmayacaktır.
Arkadaşlarımızının yolunu kesip hakaretler, küfürler, tehditler savuran AKP’nin katil polisleri kendi ahlaksızlıklarını gözler önüne sermişlerdir. Bu kavga sınıflar kavgasıdır ve bu kavgada her taraf kendi kültürünü ve ahlakını yansıtır işte bunun için AKP’nin kapı bekçilerinin ahlak anlayışı ahlaksızlıktır. Devrimci Hareket’ten tek bir kişinin bile ağzından küfür çıkmaz ama kendi yaptıklarının meşruluğuna inanmayan AKP polislerinin ağızlarından küfür eksik olmaz bunun için.
AKP’nin katil ve ahlaksız polislerine sesleniyoruz; Arkadaşlarımızdan uzak durun, arkadaşlarımızın önünü kesmekten, arkadaşlarımızı tedirgin etmek için türlü yöntemlere baş vurmaktan vazgeçin. Sanmayın biz yaparız kimseye de hesap vermeyiz! Hesap vereceğiniz birileri var Halkın Adaleti var hesap vereceğiniz! Arkadaşlarımızdan uzak durun, arkadaşlarımızın başına gelebilecek her şeyden başta Gaziantep Emniyet Müdürlüğü olmak üzere Gaziantep Siyasi Şube polisleri sorumludur. Arkadaşlarımızın kılına gelecek zararın hesabını sizden sorarız!
Antep Liseli Dev-Genç
