5
12 Şubat 2017 tarihinde Ankara’da, Ankara Taşeron İşçi Meclisleri Girişimi bir panel gerçekleştirdi.
Panel ODTÜ Emekçi Meclisinden Belgin AYDIN’ın açılış konuşması ile başladı.
ÇHD Genel Başkanı Selçuk KOZAĞAÇLI Av. Süleyman GÖKTEN, Taşeron İşçileri Haydar BAŞKÖY, Hacı ANIL, Düzce PTT İşçi Meclisinden Murat KABAK’ın konuşmacı olarak katıldığı paneli Semiha EYİLİK sundu.
Açılış konuşmasında Belgin AYDIN şunlara değindi.
“Biz Kimiz? Biz ODTÜ de NUMUNE HASTAHANE’sin de BELEDİYE lerde çalışan taşeron işçileriyiz. Sorunlarımızı, çözümleri ve direnişleri konuşmak için bir araya geldik.
Bizler işyerlerinde asıl işi yapan işçilerden daha çok iş yapıp daha az ücret alan, bölünmüş olduğumuz için daha çok sömürülen, seçim meydanlarında seçim malzemesi olarak kullanılan ve kadro vereceğiz aldatmacası ile oyalanan milyonlarca taşeron işçisiyiz.
Biz milyonlarız ve bizi sömüren asalaklar bir avuç. Daha fazla sömürülmemek ve gücümüzü birleştirmek için sendikalar ile yola devam edemeyeceğimizi fark ettik. Bu nedenle işçilerin öz örgütlülüğü olan meclislerde örgütlenmeye karar verdik. Bu panelde sorunları çözümlerini ve bizden önce meclis deneyimi yaşamış arkadaşları dinlemek ve neden sendikalar da örgütlenmediğimizin anlatmak istedik.” dedi.
Selçuk KOZAĞAÇLI’da bugün mevcut sendikalar ile bir sınıf mücadelesi yürütmenin mümkün olmadığını tarihten Marx dan bu yana sendikaların nasıl bir mücadele hattı izlediğini anlatarak aktardı. İşçiler için günümüzde sınıf mücadelesi ve sınıf çıkarlarını koruyabilecekleri örgütlenmenin işçilerin öz örgütlülüğü olan meclisler olduğunu vurguladı. İşçilerin haklarını almak için mutlaka direnmesi gerektiğine değinen KOZAĞAÇLI dan sonra sözü Süleyman GÖKTEN aldı.
Süleyman GÖKTEN ise taşeron işçileri lehine açılmış olan muazza davaları ile ilgili işçileri bilgilendirdi. Yeni yasalarda yapılan değişiklik ile taşeron işçilik yasasında değişiklik yapılacağını ve muazzalı durum olan asıl iş bölümünün değişeceğini ve bu durumda işçilerin mahkeme haklarının da olmayacağını aktardı. Süleyman GÖKTEN den sonra ise sözü Taşeron işçisi Hacı ANIL aldı.
Hacı ANIL ise Taşeron işçilerinin örgütlenmeleri sırasında ÇANKAYA BELEDİYESİ’nde yaşadıkları sorunları aktardı. Aynı işyerinde çalışan Haydar BAŞKÖY de yaşadıkları sorunların bir kısmının örgütlenme sırasında aynı konfederasyona bağlı sendikaların yetki tesbit davalarından kaynaklı olmalarına da değindiler. Sorunun taşeron işçilerinin örgütlenme sorunundan kaynaklandığı ve taşeron çalışma sisteminin işçileri böldüğüne değinen işçilerden sonra, işçi meclisleri konusunda deneyimleri olduğu için Düzce PTT İşçi Meclisinden Murat’a söz verildi.
Murat Meclislerinin nasıl kurulduğunu ve nasıl işlediğini anlattığı konuşmasında, “bürokratik birtakım oyalanmalara takılmadan, kararlar alıp uyguladıklarını ve haklarını daha çabuk aldıklarını anlattığı konuşmasında kararları nasıl aldıklarını aktardı. Bir komitelerinin olduğunun ve kendi kendilerini yönettiklerine de değinen Murat bu şekilde işyerinde ki sorunların daha çabuk çözüldüğü ve işverenin onların varlığını tanımak zorunda kaldığını vurguladı.
Panelin sonunda neden meclislerde örgütlenmek gerektiğine ve meclislerin sendikaların alternatifimi yoksa tamamlayanımı olduğu konusuna değinildi. Meclislerin sınıf sendikacılığı yapılmadığı zaman sendikaların alternatifi olduğu ve işçilerin öz örgütlülüğü olduğuna değinilen konuşmada, sınıfı mücadelesinin üç temel unsuru bulunduğu bunlar olmadan sınıf mücadelesinin devrimci olmayacağına vurgu yapıldı. Ekonomik, demokratik ve politik mücadele olmaz ise sınıf mücadelesinin de doğru temelde yürümeyeceğine değinilen panel meclislerin işçilere yönetmeyi de öğretecek okullar olduğu aktarıldı.
20 ye yakın taşeron işçisinin katıldığı panele toplam 40 kişi katıldı. 14.30 da başlayan panel 17.00 bitirildi.

