8
Ankara’nın ayazı meşhurdur, ilikleri dondurur. Ankara’nın bürokrasisi meşhurdur, kendi gibi soğuk insanların olduğu. Ankara’nın faşist polisleri meşhurdur, Güvenpark’ta Ethem’i katleden.
OHAL diye öne sürülse de; Ankara’da yaklaşık 2 yıldır hiç bir demokratik talebin dillendirilemiyor. Yıllardır devrimci demokrat kurumların masa açtığı, bildiri dağıttığı Yüksel Caddesi abluka altında, OHAL ile de bu durum meşrulaştırılmaya çalışılıyor.
İşte böyle bir dönemde onlar çıkageldi. Nuriye Gülmen, Acun Karadağ, Semih Özakça. Emeği, ekmeği, onuru ve haklılığı için direnen kamu emekçileri…
AKP, OHAL’i gerekçe göstererek kendine muhalif olanlara KHL’lar ile saldırmaya devam ediyor. Bir gecede içlerinde devrimci demokrat ve yurtseverlerin de bulunduğu binlerce kamu emekçisinin işini, emeğini, ekmeğini elinden alıyor. Bir de “akıl veriyor”, yeni KHL’lar ile işinize “belki” dönebilirsiniz diyor. Ama sakın birlik olmayın, ses etmeyin bir köşede bekleyin diyor. Yoksa sizi aç bırakırım diyor. Bu şekilde terbiye etmeye çalışıyor.
Ama bu ülkenin onurlu, emeği ve ekmeği için direnen, ülkesindeki insanları, öğrencilerini seven, bilimsel eğitime inanan kamu emekçileri var! Ve biliyorlar ki hak verilmiyor; zorla, söke söke alınıyor. Onların talepleri tüm haklı kamu emekçilerinin talepleri, işlerini emeklerini ekmeklerini geri talep ediyorlar. Onların bu onurlu direnişlerini selamlıyoruz, tüm yüreğimizle onların yanındayız.
Biliyoruz ki yaktıkları bu ateş bir yangın gibi büyüyecek. Çünkü onlar haklılar; çünkü biz haklıyız ve biz kazanacağız!!!
ANKARA HALKIN MÜHENDİS MİMARLARI

