6
11 Eylül’de kendi bedenini tutuşturan kişinin benzini üzerine döktüğü, kendisini ateşe verdiği ve müdahale sonrası söndürülmüş bedeninin fotoğrafları var her yerde. AKP iktidarı o fotoğraflara iyi bakın. Orada gördüğünüz tek bir kişinin çığlığı değil. O gözlerde gördüğünüz tek bir kişinin açlığı, öfkesi değil. Orada görmeniz gereken yoksullaştırılan bir halkın öfkesidir. O öfke halk düşmanlarınadır.
HALKI AÇLIĞA MAHKUM EDENLER O AÇLIKTA BOĞULACAKSINIZ
kondulardan gelmişik lo
açlık yoksulluk çekmişik
her sabahın seherinde
güvenpark’ta birikmişik
açlığın dini olmaz
yoksulluğun vatanı
körolasın kahpe devran
güven park’ta bir anıt var
yamru yumru kara taştan
yazıyor ku o anıtta
öğün çalış güven ey türk
cam silerik parıl parıl
ağartırık kapkacağı
yeter ki gelsin de ekmek
biz her bir işi görürük
ayşelerik fatmalarık
güllülerik hatçelerik
güvenpark’ta o anıta
çok saygı selam ederik
övünsek de güvensek de
çalışsak da olmuyor ki
Türklük deyip övünüyok
açlık Türk’ü bilmiyor ki
11 Eylül günü Ankara Güvenpark’ta bir işçi emeklisi “AÇIM, ADALET YOK” diyerek kendini yakmak istedi. Banka borçlarından kaynaklı maaş hesabına bloke konulan bir işçi emeklisi çocuklarını, eşini hayatını geride bırakıp kendini yaktı.
Açlık, yoksulluk büyürken işçiler, emekçiler, emekliler açlıktan bedenlerini AKP iktidarından hesap sormak için silah haline getiriyor. Çünkü bizlerin kaybedecek bir şeyi yok. Ne lüks villarımız ne ayakkabı kutularında paralarımız ne de milyon dolarlık şirketlerimiz yok. Yıllarca alnımızın teri ile çalıştık, çalışıyoruz ve bunlara karşı açlık ve yoksulluk sınırının altında aldığımız maaşlarımızla yaşamaya çalışıyoruz. Bundandır işte bedenlerimizden başka kaybedecek bir şeyimiz olmamasının nedeni.
Yoksullaştırdığınız, açlığa mahkum ettiğiniz herkes birgün yakanıza yapışacak. Halkın büyüyen öfkesine engel olamayacaksınız. Ve birgün o öfkede boğulacaksınız.
ANKARA DEVRİMCİ İŞÇİ HAREKETİ