Alman emperyalizmi yıllardır devrimciler üzerinde baskılar uyguluyor.
Bu baskılarda her türlü yöntemi deniyor.
Dortmunt’lu bir taraftar olan Nezhat’a yaptığı gibi, Anadolu Federasyonu üyelerine yollarını kesiyor, vaadlerde ve baskılarda bulunarak işbirliği teklif ediyor.
Yine bir Anadolu Federasyonu üyesi olan Deniz’e yaptığı gibi, devrimcileri alenen sokaklarda takip ediyor.
7 Nisan’da İsmail Zat’a yaptığı gibi, eşkıyaca yol kesip üst araması yapıyor. Paralara ve ne bulduysa onlara el koyuyor. İsmail Zat’ı haksız yere üç ay hapishanede yatırdıkları yetmiyormuş gibi, aylarca onların elinde kalmamış gibi, telefonunu ve tutuklandığında üzerinde bulunan diğer eşyaları tekrar istiyorlar.
Hapishanelerde özellikle son dönemlerde çıkarıldığını söyledikleri bir kanuna dayanarak devrimcileri teslimiyete zorlayacak girişimlerde bulunuyor. Islah yasası diye andıkları ve Türkiye’deki ‘’Tredman yasasına’’ benzeyen bu yasaya dayanarak, Şadi Özpolat’ı 41 gün süren açlık grevi yapmak zorunda bırakıyor. Tehdit, şantaj, kışkırtma ve taciz uygulayarak Gülaferit Ünsal’ ı açlık grevi yapmak zorunda bırakmışlardır. Ve bu açlık grevi halen 18. Gününde olup devam etmektedir.
Şadi Özpolat’ı desteklemek için kurulan çadırın etrafında oldukları gibi, devrimci kurumların önlerinde alenen toplanarak gözdağı vermeye çalışıyor.
Ancak Anadolu Federasyonu üye ve taraftarları şimdiye kadar bu tür baskıları boşa çıkarmışlardır. Hatta kendilerini vuran silaha dönüştürmüşlerdir.
İşte daha dün Şadi Özpolat direnişini zaferle noktalamıştır. İşbirliği teklifleri kar etmemiş, bu alçakça teklifle karşılaşanlar devrimcilere koşturarak durumu açığa çıkarmıştır.
Takip ve üst aramalarına uğrayanlar Avrupa demokrasisi denen şeyin nasıl bir şey olduğunu daha yakından hissederek, bunlara cesaretle karşı koymuşlardır.
Bundan sonraki baskı uygulamaları da aynı sonuçlara yol açacaktır.
Herkes gibi Alman emperyalizmi de şunu anlamalıdır: Devrimcileri asla yolundan döndüremez, teslim alamazsınız! Devrimciler düşünceleri uğruna çok can vermişlerdir. Ama er geç kaybeden bunları uygulayan sömürücü ve zorbalar olmuştur. Dünya tarihine bir bakın! Bunu bilmiyorsanız hiç değilse devrimcilerin son 5-10 yılına bakınız. Ölüm Oruçlarında kaç şehit verdiklerine bakınız. Hepsi de düşüncelerin korunması uğruna kaybedilmiştir.
O nedenle sonu belli olan bir şeyi bir kez de siz denemeyin.
Devrimciler üzerindeki baskı ve tehditlere derhal son verin…
KAHROLSUN FAŞİZM VE ENPERYALİZM!
YAŞASIN BAĞIMSIZLIK, SOSYALİZM VE DEMOKRASİ MÜCADELESİ!
HALKIN HUKUK VE YARDIMLAŞMA MERKEZİ
ALMAN EMPERZALİZMİNİN BASKILARI SONUÇSUZ KALMAYA MAHKUMDUR
11
previous post