11
Çağdaş Hukukçular Derneği üyesi avukatlar 1 Mayıs günü her yerdeydi. Taksim meydanda görev yapıyor gözaltına alınan ve hak ihlaline uğrayan kişileri takip ediyorlardı. Karakollarda, hastanelerde ÇHD’li avukatlar ve hukuk kurumlarının oluşturduğu kriz masasındaki avukatlar vardı.
1 Mayıs da Çağdaş Hukukçular Derneği Şişli Caminin önünde toplandı. Polis Şişli’ye oradan da Taksim’e giden bütün ara sokakları tutmuştu. İnsanlar işlerine bile gidemiyor sokak başlarında bekliyorlardı.
HALKIN HUKUK BÜROSU avukatlarının da yer aldığı ÇHD korteji “ADALET SARAYLARDA DEĞİL EMEĞİN MEYDANLARINDA BOY VERECEK” yazılı pankart açtılar ve orada bulunan basın mensuplarına 1 Mayıs yasağının hukuksuzluğunu anlatan bir basın açıklaması yaptılar. Ardından da DİSK binasına doğru yürüyüşe geçtiler. Yürüyüşe izin vermeyen ve avukatların önüne geçerek onları ara sokaklara doğru süpürmeye çalışan polisler karşısında ÇHD’li avukatlar kolkola kenetlenip direnişe geçtiler. Daha sonra oturma eylemi başladı. Oturma eylemi boyunca HER YER TAKSİM HER YER DİRENİŞ, YAŞASIN 1 MAYIS, BİJİ YEK GULAN, KAHROLSUN FAŞİZM YAŞASIN MÜCADELEMİZ sloganları atıldı. Bu arada orada bulunan polis amirlerine ve polis memurlarına yaptıklarının Yasadışı olduğu defalarca kez anlatıldı Valiliğin verdiği bu kanunsuz emri uygulamak zorunda olmadıkları defalarca kez söylendi.
Nihayet valiliğin 1 Mayıs alanı olan Taksim’i yasaklamasına karşı başvurulan yargı yollarının hepsi 1 Mayısın emekçilere ve halka yasaklanamayacağını gösteriyordu. İdare mahkemesinden Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine, Asliye Ceza mahkemelerine kadar birçok mahkeme bu yönde kararlar almıştır. ÇHD’li avukatlar mahkeme kararlarının bağlayıcı olduğunu ve İstanbul valisi dahil herkesi bağlayacağını valinin yasaların ve mahkeme kararlarının üzerinde olmadığını anlattı.
Tarihsel olarak da Taksim 1 Mayıs alanıdır ve iktidarın gücü tarihsel siyasal ve sosyal gerçekleri değiştirmeye yetmez denildi. Nihayetinde polisler avukatların önünden çekildiler. ÇHD’li avukatlar DİSK binasının önünde bulunan işçilerle buluştukları zaman onlara da 1 Mayıs’ın meşruluğunu ve Taksim’in yasaklanmasının hukuk dışı bir karar olduğunu anlattılar. DİSK yönetiminin DİSK binasında olmamasını eleştiren ÇHD’liler “Bu bina defalarca kez saldırıya uğramış ve tıpkı Taksim meydanı gibi Taksim direnişinin simgelerinden biri olmuştur. Burası işçi sınıfının mevziisidir. DİSK yönetimi burayı terk etmemeliydi, bu mevziiyi sahiplenmek de bize düştü” dediler.
ÇHD’li avukatlar daha sonra Taksim alanı ve alana çıkan cadde ve sokaklarda yaşanan hak ihlallerini takip etmek üzere yollarına devam ettiler.
Alanda ve karakollarda yaşanan hukuksuzlukları takip eden ve kriz masasına raporlayan avukatlar İstanbul barosunda bulunan kriz merkezinde buluştular. Kriz merkezinde toplanan avukatların bu kez de 1 Mayıs hak ihlalleri bilançosunu açıklamak üzere İstiklal Caddesine çıkmasına engel olmaya çalıştı polis. Eğer kendileri kaldırmazlarsa barikatı yıkacaklarını söyleyen avukatlar sonunda barikatı aşarak istiklal caddesinde eylemlerini ve açıklamalarını yaptılar.
Oluşan kriz masasında 4 gün boyunca İstanbul genelinde yaşanan gözaltı ve hak ihlallerini takip eden devrimci avukatlar emniyette ve adliyede de defalarca önlerine çıkarılan barikatları yıkarak görevlerini yapmak için direndiler.
Bu 1 Mayıs bir kez daha gösterdi ki kazanılmış haklarımızı korumak için de mücadele etmek gerekir.

