11
Kemal Amca’nın Açlık Grevi Direnişinin 81. Günü
15.05.2017 Pazartesi
Saat – 09.00
Bir kaç gün öncesine kadar yürüyebildiğimiz mesafeler bugün artık çok zor geliyor Kemal Amca’ya. Ayaklarının ağrıdığını ve ayaklarının altının yandığını, sinir uçlarının sızladığını, dizinin tutmadığını ve çok ağrı çektiğini söylüyor. Günden güne artan bu sorunlar yürünecek mesafeyi de zorlaştırıyor. Duraksamadan, ancak on ila onbeş küçük adım atabiliyor Kemal Amca. Bugün Seyit Rıza Meydanı’na gelmek pek kolay değildi, dünden çok daha zordu.
Saat – 09.30
Arkadaşlarımız otogara gidiyor ve Barış İçin Akademisyenlerin Kemal Amca için alıp gönderdikleri tekerlekli sandalyeyi getiriyorlar. Kemal Amca kararlı, oturmuyor. Tekerlekli sandalye fikrine alışmasının zaman alacağını tahmin etmiştik, ısrar etmiyoruz. Akademisyen dostlarımıza tekerlekli sandalyeyi aldığımıza dair bir mesaj gönderiyor ve teşekkür ediyoruz. Kendilerine bir kez de buradan teşekkür etmek isteriz. Kerim Hoca’mız yanımızda. Bir kaç güne kadar Dersim’den ayrılacak olan Kerim Hocamız Kemal Baba ile birlikte resminin panomuzda yer almasını istiyor, söz veriyoruz ve Kemal Amca ile Kerim Hocayla Kemal Amca’nın bir resmini çekiyoruz. Kerim Hoca her gün yanımızda, Kemal Amca ile birlikte idi. Kemal Amca’mız Kerim Hocamızı çok değerli gördüğünü sık sık söyler ve yerinin ayrı olduğunu belirtir. Kerim Hocamızı çok özleyeceğiz.
Saat – 09.50
Hatay’dan gelen arkadaşımızı yolcu ederken, İstanbul Sarıgazi’den gelen arkadaşımızı karşıladık. Yolcu ettiğimiz bütün arkadaşlarımız yürekleriyle yanımızdalar, yüreklerimizdeler. Biz yeni gelen arkadaşımızı karşılayıp merhabalaşırken bir ziyaretçimiz de oluyor. ”Bugün gidiyorum, Kemal Amca’yı görmeden gitseydim olmazdı.” sözleriyle aramıza katılıyor, sohbet ediyoruz hep birlikte. Veda ederken Bütün yüreğiyle Kemal Amca’nın yanında olduğunu söylüyor.
Saat – 12.00
Fidan Ana’mız yanımızda yine. İki şehidi var Onunda ve anlatacak bir sürü anısı. Kemal Amca’nın sağlığı konusunda çok endişeli olduğu halde Kemal Amca’nın moralini yüksek tutmak için elinden geleni yapıyor ve yakın zamanda halay çekeceğimizi söyleyerek yüreklendiriyor hepimizi.
Saat – 13.45
DİHA burada yine, röportaj yaparken Kemal Amca’nın; ”Kendi canımı istiyorum, onlarınkini değil.” dediğini duyuyorum. Yetkili mercilerin bu sözün ne anlama gelip gelmediğini anlamakta zorluk çekmemelerini umuyoruz hepimiz. Fidan Ana ziyaretçilerimizle ilgileniyor, genç öğrenci arkadaşlarımıza maniler söyleyip güldürüyor.
Saat – 16.25
Kapatılan İmece’den Banu Güven’in Kemal Amca ile röportaj yapacağı haberi geliyor. HaberSİZsiniz’de yayınlanmak üzere Banu Güven ile canlı yayına bağlanacak olacak olan Kemal Amca’nın biraz dinlenmesini istiyoruz. Ziyaretçilerimiz hiç eksilmiyor yine. Telefonlarla Kemal Amca’ya ulaşan haber ajansları da sorularını yöneltiyorlar ve merak ettikleri konuları soruyorlar. Yanıtlıyoruz. En çok sorulan soru elbette ki herhangi bir gelişme olup olmadığı, olmadığına dair yanıtımız diğer soruyu getiriyor gündeme; ”Neden hiç bir gelişme yok?” Bunca çaba ve girişime karşın neden hala kör sağır dilsiz oynanır, bilmiyoruz.
Saat – 18.15
Ve Banu Güven kameraman arkadaşı ile yanımızda, çekimler için hazırlık yapıyorlar. Kemal Amca’ya büyük bir saygı ve dikkatle, özenle yaklaşımları dikkatimizi çekiyor. Asla yormamaya çalışarak, Kemal Amca’ya yorulduğunda mutlaka söylemesi gerektiğini yineliyor ve yayını iki bölüm halinde yapabileceklerini anlatıyor Banu Güven. Halinin olup olmadığını defalarca sorduktan sonra çekime geçiliyor ve gerçekten de Kemal Amca’yı mümkün olduğunca yormamaya çalışarak ve önemli bütün konulara değinerek özenle yapıyor röportajını. Sonrasında bizi kameraman arkadaşının araba ile evimize bırakabileceğini söyleyerek kaçta gideceğimizi soruyor.
Saat – 19.47
Yine yoğun günlerimizden biriydi bugün. Son günlerde yoğunluğumuz medya ağırlıklı. Yoruluyor Kemal Amca ama nihayet insanların Seyit Rıza Meydanı’nda neler olup bittiğini görmeye başladıklarına da memnun oluyor elbette. Bu direniş sadece 81 günle sınırlı değil, Kemal Amca dört ayı geçkin bir süredir Seyit Rıza Meydanı’nda oturuyor. Dersim’in soğuk kışını Seyit Rıza Meydanı’nda oturarak geçirdi Kemal Baba. Bitmek bilmeyen soğuk günler, soğuk geceler yaşadı bu meydanda. Bu meydanda, bütün haklılığına ve meşruluğuna rağmen Kemal Amca’ya 227 lira günlük para ceza kesilmesi bile reva görüldü yetkililer tarafından. Kemal Amca’nın kara kışta Seyit Rıza Meydanı’nda oturarak oğlunun kemiklerini istediğini pek bilen, duyan olmadı. Oysa o uzun kış günlerinde, gecelerinde pes etmeden çoktan irade savaşına girmiş olan Kemal Amca’nın Mezar Hakkının gasp edilmesine izin vermeyeceği belli idi. Sohbetimiz bu yönde gelişiyor saat sekizi beklerken, o günleri dinliyoruz Kemal Amca’dan.
Saat – 20.35
Artık minibüs durağına yürüyecek durumda değil Kemal Amca’mız. Dizlerinin kontrolünü kaybettiğini, bacaklarını taşıyamadığını ve ayaklarının altının yandığını, ağrılarının dayanılmazlığını anlattı. Kemal Amca acılarını, ağrılarını saklayabildiğince sakladı. Artık saklayamıyor…. Ve bizler de evden geliş gidişleri taksi ile sürdürmeye karar vererek sorunu elimizden geldiğince hafifletmeye çalışıyoruz. Taksi ile gideceğimizi duyduğunda Banu Güven Kemal Amca’yı evine kendilerinin bırakmak istediklerini söylemişti. Kameraman arkadaşımızın araba ile beklediği yere Kemal Amca’yı tekerlekli sandalye ile götürüyoruz ve böylece Kemal Amca tekerlekli sandalye fikrine katılıyor. Bizi eve bırakan arkadaşa çok teşekkür ediyoruz, bizi samimiyetle keşke her gün, her sabah, her akşam yapabilseydi diyerek yanıtlıyor. Eve geldiğimizde komşular koşuyor hemen ve Kemal Amca’nın merdivenlerden çıkmasına yardım ediyor. Her günkü gibi endişe ile soruyorlar nasıl olduğunu. Sürecin uzamasının Kemal Amca’nın sağlığını çok hızlı bir şekilde olumsuz etkilediğini onlar da gözlemlediler. Hepsi çok üzgün ve olumlu gelişmeleri duymak için bekliyorlar.
Bugünümüz de Kemal Amca’mızın deyimiyle ‘güzel insanlar’ la sonlanıyor. 81. günü devirdi Dersim’in Koca Çınarı Kemal Amca’mız.








