Bir yandan da ” var mı Tayyip’e laf söyleyen, Tayyip düzeltti burayı, başka yerden gelip ne yapmaya çalışıyorsunuz” şeklinde laflar ediyor. Anlaşılan buraların yabancısı ki Gülsuyu Heykel meydanın da elinde içki şişesi AKP propagandası yaparak halka devrimcilere Cephelilere küfür edecek… Esnaflar ve halktan insanlar toparlanıyorlar. Herhangi bir tartışmaya girmiyoruz. Susup gitmesi yönünde telkinlerde bulundukça daha da bağırarak çirkefleşiyor. Mahalleden bir ablamızla konuşup göndermesini rica ediyoruz. Ablamız konuşuyor ama onu da dinlemeyerek küfür etmeye devam ediyor. Mahallemizin kadınları toplanıyorlar, bizim yanımıza gelerek bize ” siz karışmayın biz hallederiz diyorlar” bir ablamız yanına gidip bir tokat atarak mahalleden defolmasını söylüyor. Bunun üzerine çadırımıza gelerek oturmaya çalışıyor, kadınlarımız çadırının yanına oturamayacağını mahalleden defolması gerektiğini yineliyorlar ve banklara gelerek kendileri oturuyorlar ve soruyorlar “seni kim yolladı buraya, neden çadıra çocuklara karışıyorsun” diye… Esnaflarımızdan bir kaç abimiz bir arabaya bindirerek gönderiyorlar. Çünkü kadınlarımızın sabrı iyice taşmıştı ve hepsi dövmemek için kendini zor tutuyorlardı. Ardından 10 kadar mahallemizin ablaları teyzeleri çadırımıza gelerek oturuyorlar ve “bunu kesin polis yolladı sizi kışkırtsın onu dövün sonrada polis çadıra saldırsın diye” belki öyle belki değil bilmiyoruz ama bildiğimiz bir şey var oda halkımızın özellikle kadınlarımızın en ufak bir şeyde çadırımızı sahiplenmesiydi. Bu olayı atlattıktan sonra mahalleden ziyaretçilerimiz gelmeye devam ediyor. Açlık grevini başka bir arkadaş devralıyor. Akşamüzeri çadırımızı Nuray anne ziyaret ediyor. Mahalleden de birçok ziyaretçimiz geliyor. Sabah ki olayı gülerek anlatıyoruz. Mahkeme sürecini de konuşuyoruz. Elif anamız bizlere çay demleyerek gönderiyor. Akşam iş çıkışı olması nedeniyle çadırımız kalabalıklaşıyor. İhtiyaçlarımızı gideriyor arkadaşlarımız. Duyuyoruz ki sabah ki kadın son durakta da aynı şekilde davranmış orada da bir ablamız döverek göndermişler. Mahallede araştırıyoruz tanıyan yok. Gece geç saatlere kadar mahalleden bir ablamız ve arkadaşlarla mahallemizin gençleriyle sohbet ediyoruz. Bir günüde böylece bitirmiş oluyoruz. Bize bu günün öğrettiği ise meşruysan haklıysan ne olursa olsun halkın sahipleneceğidir. Belki uzak durur belki gelmez ama bir durum olduğunda sahiplenir korur kollar.
Açlık Grevi çadırımızın 3. Günü
10
Adalet İstiyoruz Vermezseniz Alacağız
Sabah erken saatlerde kalkarak temizlikle başladık güne. Ardından günlük gazetemizi okuduk. Mahalleden bir ablamız sabah erken olmasına rağmen geliyor ve sohbet ediyoruz. Saat 10.00 civarında bulunduğumuz parka 35 yaşlarında sarhoş bir kadın elinde bira şişesiyle gelerek masamıza oturmaya çalışıyor. Uyarıyoruz! Bu şekilde ne parkta oturabileceğini nede meydanda durabileceği konusunda fakat uyarımızı kulak arkası ederek meydana çıkıp bağırarak küfürler etmeye başlıyor.
Gülsuyu – Gülensu Halk Cephesi
previous post