2
Nuriye Gülmen ve Semih Özakça, biri öğretmen diğeri akademisyen, iki onurlu insan. 9 Mart’tan itibaren tam 126 gündür açlık grevindeler. Ölüm sınırındalar, ancak, yaşamı savunuyorlar. Bunun için de yaşamak ve yaşatmak için inadına direniyorlar. Nazım Hikmet’ın deyimi ile ”yaşamakta ayak diriyorlar”.
Sadece kendilerinin değil, işine son verilen onbinlerce öğretmen, akademisyen ve kamu emekçisinin de işlerinin iadesini talep ediyorlar.
Onların direnişi, emeği ve alınteri ile geçinen milyonlarca işçi ve emekçinin direnişidir.
İktidar güdümündeki medyanın havuzuna girmeyi reddettiği için hapse atılan basın emekçileri için direniyorlar.
Defalarca katledilen, soykırımlara uğratılan, hendeklere gömülen, evleri, köyleri, kentleri yakılıp, yıkılan, göçe zorlanan, vekilleri tutsak edilen mazlum Kürt halkı için direniyorlar.
Dinci-gerici iktidara boyun eğmeyip, Pir Sultan gibi, ”dönen dönsün ben dönemezem yolumdan” dediği için defalarca katliamdan geçirilen, hala bu tehdit altında yaşayan milyonlarca Alevi emekçisi için direniyorlar.
Yozlaşma ve geleceksizlik tehditi altındaki, eğitim hakkı elinden alınan, gözaltına alınıp, tutuklanan öğrenci gençlik için direniyorlar.
Kendileri gibi cezaevlerinde yatan onurlu insanlar, onurumuz ve yüz akımız ilerici, devrimci ve yurtsever tutsakların özgürlüğü için direniyorlar.
Onlar bir yandan da sermayenin dünyadaki egemenliğine, her yerdeki ve her türlü sömürüye, ırkçılığa, faşizme ve emperyalizme karşı da direniyor. Amerika, Avrupa ve Alman emperlalizminin Erdoğan ve faşist AKP iktidarı ile işbirliği halinde mazlum Irak, Libya ve Suriye halklarına karşı işledikleri suçlara karşı direniyorlar.
Kardeşler,
Direnişe dışarıda başladılar. Haklıydılar. Talepleri haklı ve meşru taleplerdi. Kısa sürede toplum ölçüsünde yankı yaptı, destek buldu. Bir dayanışma ağı kuruldu. Her gün biraz daha büyüdü. Bir şiddet ve katliam aygıtına dönüşen faşist devlet ve dümenindeki dinci-faşist AKP iktidarı buna tahammül etmedi. Katliam çetesi polisleri ile bu iki onurlu insana saldırdı. Yetmedi dayanışmacılara saldırdı. Her saldırı destek ve dayanışma ağını biraz daha büyüttü. Çareyi Nuriye ve Semih’in açlık grevinin 76. gününde tutuklamakta buldu.
Hepimiz adına direnen bu iki onurlu insan şimdi hapishanededir. Kendi söylemleri ile “onlar aç kaldıkça faşist AKP iktidarı zayıflıyor” hakları ve onurları için direnen iki onurlu insanın ölümüne müsade etmeyelim. Herkes bir şeyler yapabilir.
Nuriye Gülmen ve Semih Özakça ile acil dayanışma zamanıdır. Yarın geç olabilir, Ya şimdi, ya hiç bir zaman!
HALK CEPHESİ, BİR-KAR (İşçilerin Birliği Halkların Kardeşliği Platformu), AKM-Bielefeld (Alevi Kültür Merkezi), BİRLEŞİK HAZİRAN HAREKETİ, KÜRDİSTAN ZENTURUM-Bielefeld,
