Home açıklamalarKandıra 1 No’lu F Tipi Hapishane Nisan Ayı Hak İhlalleri Raporu

Kandıra 1 No’lu F Tipi Hapishane Nisan Ayı Hak İhlalleri Raporu

by halkinkutuphanesi
0 comments


1)                
HABERLEŞME – İLETİŞİM HAK İHLALLERİ RAPOR

*Farklı kişilerin aynı zarfa mektup koyup göndermesi engelleniyor. Posta ücretleri çok yüksek rakamlara ulaştığı için mektup gönderimi kolay olmuyor. İletişim yasağı olmasa bile bu uygulama nedeniyle iletişim hakkı kısıtlanıyor, gasp ediliyor. Bu uygulama tutsaklar arasında eşitsizliğe sebep oluyor. Parası olan mektup gönderirken parası olmayan hakkını kullanamıyor.

*Sultan Işıklı’nın Aziz Arslan’a gönderdiği mektubun 20 satırı için karalama kararı verildi. Bu satırlarda yaşanan aramalar – sorunlar anlatılmıştı.

*Grup Yorum Üyesi Bergün Varan’a mektup verilmiyor. Mektup gönderildiğini bildiği halde yaklaşık 1,5 aydır. mektupları verilmiyor.

*Mektuplar, özellikle de fakslar sahibine çok geç veriliyor. Mesude Pehlivan’ın Şura Başer’e gönderdiği faks 21 Mart’ta postalanmış 31 Mart’ta alıcısına verildi. Faks aynı gün gönderilene ulaşabilecek bir iletişim aracıdır.

*Şura Başer bayramda Antalya S Tipi Hapishane’de bulunan kardeşi ile telefon görüşü yapmak istedi. Bayram diye görüştürülmedi. Bayramlarda telefon ücretsiz olmalı. Ancak burada ücretli yapılmaktadır.

*Bir iletişim cezası bitip yeni ceza başlatıldığında mektup ve telefon hakkını kullanabilmesi için makul bir süre aralığı verilmesi gerekir. İnfaz Hakimliği’nin – en az 5 iş günü ara verilmesi – kararı mevcuttur. Kesintisiz iletişim cezası uygulanarak ciddi bir hak gaspı yapılmaktadır. Karara rağmen 1 veya 2 gün ara verilip ceza başlatılıyor.

 

2)                 Marmara Kapalı Hapishanesi’den (Silivri) sürgün sevkle bu hapishaneye getirilen Grup

Yorum üyesi Bergün Varan’ın arkadaş görüşçüsü 1 ay onaylanmayarak görüş hakkı gasp edilmiş, görüşçü olan kişi Silivri Hapishanesindeki aynı görüşçüsüdür. Buna rağmen 1 ay bekletilmektedir.

*Tutsaklar aylarca görüşe çıkamıyor. Bu gün itibariyle 9 kişinin ziyaret yasağı bulunmaktadır. Bu cezalar sonucunda infazlar yakılarak tahliye engelleniyor.

3)  Tülin Soyhan epilepsi ve psikiyatri tedavisi görüyor. Doktor raporu bulunmasına rağmen “Scraball” oyunu kendisine alınmamaktadır. Taşlı olduğu için alınmayan oyunun kağıt olanı bulunduğu halde getirilmemektedir.

4) Sohbet faaliyeti için haftada 10 saat kapalı spor salonuna götürülüyoruz. Bu salon yeterli düzeyde temizlenmiyor. Çeşitli hastalıklara neden oluyor. Ayrıca sohbet süresince tuvalete gidemiyoruz. Tuvalet ihtiyacı için sohbet alanından çıkınca sohbete geri dönemiyoruz. En insani durum, kadınlar için ayrıca hassas bir durum, işkenceye çevriliyor.

5) Hapishane genel olarak pis. Koridor düzenli temizlenmiyor. Hücre değişikliklerinde eşya taşımak için çöp arabası kullanılıyor. Ciddi hijyen sorunu yaratıyor.

– Kadın tutsaklara her ay düzenli temizlik malzemesi, hijyenik pet dağıtılması gerekiyor. Bu konuda İnfaz Hakimliği ve Ceza Tevkif Evlerinin kararı, yazıları mevcut. Buna ve taleplerimize rağmen ürünler düzenli dağıtılmıyor. En son Şubat ayında dağıtılmıştı, oysa bu ihtiyaçlar aylık kullanım ihtiyaçlarıdır.

6) Yakın zamana kadar ücretini ödeyip fotokopi çektirebiliyorduk. Herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin bu hakkımız elimizden alında.

7) Mahkemeler için Kandıra Adliyesi’ne götürülüyoruz. Kimi zaman tüm gün adliyede kalıyoruz. Buna karşın gerekçesiz bir şekilde mahkemeye giderken yanımıza yiyecek almamız engelleniyor. Bu hem insanlık dışı hem de sağlık sorunu yaratmaktadır.

Ayrıca, Kandıra Adliyesi’nde bekletildiğimiz nezarethane tamamen pislik içinde. Kokudan oturulmaz durumda. Israrla temizlenmemektedir. Bizler saatlerce orada bekletilmekteyiz.

8) Avukat görüşüne giderken saat ve kalem almamız engelleniyor. Zamanı ayarlamakta ve dosyalarla ilgili gerekli notları almakta sorun yaşıyoruz.

9) 12 Nisan günü adli davadan hükümlü Züleyha isimli tutsak süngerli hücreye götürüldü. Söz konusu tutsak ciddi hastalıkları olan birisidir. Süngerli hücre ise bir işkencedir. -Hastalar hastaneye götürülmek yerine süngerli hücreye götürülüyor.

10) Hastane – mahkemeye giderken yanımıza aldığımız yelek hırka gibi kıyafetleri elimizde taşımamız engelleniyor. “Ya üstüne giy ya da hücrede bırak” dayatmasını yaşıyoruz. Bunun hiçbir yasal dayanağı yoktur. Tamamen keyfi bir dayatmadır, keyfiyetin üst noktasıdır. Kıyafetimizin üstümüze giyinip giyinmediğimize karışılır noktaya varmıştır. Keyfiyet hak gaspları, bu ayrıca etik olmayan bir dayatmadır.

11) Gerekçesiz bir şekilde, gerekçi tadilat yapıldığı halde haftanın belirli günlerinde, sabah sayımlarında gardiyanlar tuvalet – banyo kontrolü yapıyor.

12) Kadın tutsakların ihtiyacı olan cımbız gibi temel ihtiyaç olan malzemeler yanımıza verilmiyor. Tüm Kadın hapishanelerinde verildiği halde burada haftada bir gün verilip akşam geri alınıyor.

13) Yemek çoğunlukla yetersiz veriliyor ve besleyici olmaktan çok uzak. Süt, yoğurt, meyve gibi temel sağlık gıdaları çok az veriliyor ya da hiç verilmiyor.

14) Mahkeme – Hastane gidişlerinde üst aramalardan, X Raydan geçmemize rağmen bir de kadın asker tarafından üstümüz aranmak istiyor. Bu keyfi üst araması dayatıldığında tek kişilik kabinli ringler getirildiğinde hastane – mahkemelere gidemiyoruz.

 

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode