8
YSK SEÇİMLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR SEÇİMLERİNİ İPTAL ETTİ.
FAŞİZM SEÇİMİ SADECE KENDİ İHTİYACI İÇİN KULLANDIĞINI BİR KEZ DAHA İLAN ETTİ.
FAŞİZMİN DEMOKRASİ MASKESİNE İLE DEĞİL, HALKIN BİRLİĞİ, MÜCADELESİ İLE ZAFERLER KAZANABİLİRİZ.
Yüksek Seçim Kurulu (YSK), 6 Mayıs günü yaptığı toplantıda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin iptaline ilişkin AKP’nin yaptığı olağanüstü itirazı kabul ederek seçimi iptal etti. Sandık kurullarındaki usulsüzlük iddiasına dayandırılan karar 4’e karşı 7 oyla alındı. Yenileme seçimi 23 Haziran Pazar günü yapılacak. YSK’nın iptal kararını, sandık kurulu başkan ve üyelerinin kanunun açık hükmüne rağmen kamu görevlisi olmaması nedeniyle aldığı bildirildi. YSK kararı kesin nitelik taşıyor ve itiraz yolu bulunmuyor.
YSK kararı ile bir kez daha yargının AKP iktidarı tarafından bir tahakküm aracı olarak kullanıldığını görmüş olduk. YSK kararının meşru, hukuki, yerinde olduğunu iddia eden de yoktur. Benzer nitelikteki itirazları defalarca red eden YSK, İstanbul Büyükşehir Belediye seçimlerin de usulsüzlük olduğunu söyledi. Usulsüzlük sandık görevlileri konusunda olmasına rağmen sadece ilçe seçimlerini iptal etmeyip sadece Büyükşehir Belediyesi seçimlerini iptal etmesi de bir başka çelişki olarak ortada duruyor.
YSK’nın AKP lehine karar vereceği haftalar öncesinden belli olmaya başlamıştı. İkinci seçim tarihinin dahi ne zaman yapılacağı AKP tarafından belirlenmişti. YSK sadece AKP talebini yasal bir kılıf altında sunmaya çalıştı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi AKP için hem ekonomik olarak, hem de siyasi olarak önemli birimlerden bir tanesidir. Buradaki seçimin kaybedilmesi iktidarını zora sokacağından elinde tuttuğu her türlü yöntem ve araçla saldırıya geçti. Seçimin kaybedilmesi beka sorunu olarak görünüyordu o halde hukuki, demokratik görünen tüm engelleri ortadan kaldırmaya, onları lehlerine olacak biçimde kullanmaya çalıştılar.
Yeni bir seçim tarihi belirlendi ve bu seçime AKP elbette normal usullerle hazırlanmayacaktır. Kazanmayı garantiye alabilmek için ellinde tuttuğu devlet gücünün tüm imkanlarını kullanacaklardır. Yalan ve demagoji, gözaltı ve tutuklama, sahtekarlık ve komplo gibi yöntemlere başvuracağı aşikardır.
Varolan açık bir gerçeği tekrar edelim; Demokrasi ile değil faşizm ile yönetiliyoruz. Ülkemizde demokrasinin şekli unsurları dahi bugün uygulanmamaktadır. Faşizm halka yönelmiş şiddetin biçimidir ve sadece çıkarları için demokratik yolları şekli olarak kullanırlar. Faşizmi demokrasinin araçları ile yenmeye ya da geri çekmeye çalışmak saflıktır.
Faşizmi seçimlerle değil, halkın örgütlü birliği ve mücadelesi ile yenebiliriz. Birliğimizi güçlendirecek örgütlenmeleri, birimleri, mekanizmaları, kurumlarımızı, meclislerimizi oluşturmadan, faşizmin baskı ve zoruna karşı koyacak, saldırılar karşısında hesap sormak kararlılığı ile örgütlenmeden faşizmi yenemeyiz. Umudumuzu büyütecek olan kendi gücümüzü ortaya koymaktır.
Öfkemiz örgütlenmelerimizi büyütmeye dönüşmelidir. Öfkemiz hesap sormaya dönüşmelidir. Öfkemiz faşizm karşısında bilincimizi ve kararlılığımızı, direnişlerimizi büyütmeye, adalet mücadelesi yükseltmeye dönüşmelidir. Dövüşelim, savaşalım, kazanalım.
DEVRİMCİ İŞÇİ HAREKETİ
