4
Den Haağ şehrindeki bulunan Alevi-Bektaşi Kültür Ve Tanıtma Derneği yönetimine Kezban Ananın oturma eylemini anlatmayı ve kahvaltıya katılmak istediğimizi söyledik.
Yönetimin kabul etmesiyle 28 Ekim Pazar sabah 09.30’da Dab-Der derneğindeydik. Kezban Ana’nın afişini aştık.
Derneğin üyeleri geldikçe merak içinde afişleri okumaya başladılar. Kahvaltı esnasında sohbetimize başlayarak Kezban Ananın oturma eylemini anlattık, Mahir Kılıç’ın CHP önünde işini geri istediği için yapmış olduğu açlık grevini anlattık.
Kahvaltı sonrası Yönetim Kurulunu toplantısına katılarak, Polisin Cemevi’ne yapılan baskınını anlattık. Duvardaki Aleviliğe ayıt yazıları, fotoğraflara yapılan hakaretleri, Cemevi’nin içine idrarlarını yaptığını anlattık. Toplantıda bulunanlar bu durumu şaşırarak dinlediler. Biz Türkiye’de bu durumların her zaman olduğunu söyledik. Daha Eylül ayında Çorum’da İbrahim Top un misafir olarak kaldığı eve baskın yaparak 1 kurşunla katledildiğini paylaştık.
Arkadaşımız ayağa kalkarak Kezban Ananın neden oturma eyleminde olduğunu anlattı. Kızı Zeynep Yıldırım Cemevi’ne yapılan baskınlar ve uygulanan çirkin hareketleri basın açıklaması yaptığı için gözaltına alındıktan sonra tutuklandı.
Kezban Anayı arayarak görüşme gerçekleştirdik. Kezban Ana anlattıkça bulunan insanlarımızın Gözleri dolu duygusal bir durumda dinlemeleri dikkat çekti. Kezban Ana’nın çağrısı şu şekildeydi: ”Ben bugün 91. günümdeyim. Tüm derneklere sesleniyorum, sesime ses olun, ben bunu bir kendi kızım için yapmıyorum. Tutuklu bulunan 16 dernek yönetim üyesi için oturma eylemi gerçekleştiriyorum” Benim için beni destekleyenin Alevi biri olması gerekli değildir. İnsan olsun yeter. Yavrularım hepinizi öpüyorum kendinize iyi bakın”
Duygusal bir ortam oluşmuştu. Halkımız bize sordu: Kezban Ana için ne yapabiliriz?
Almanya’daki oturma eylemlerini anlatarak, Hollanda’da da yapabiliriz diyerek, çevremizle konuşup anlatmamız bile bu direnişin büyümesi demektir.
Yönetimden birinin ortaya ”isminiz nedir, kimsiniz” deyince, arkadaşımız ismini vererek cevaplamıştır. Yönetim üyesi: ”Hayır hayır, siyasi görüşünüz” diye sordu. Arkadaşımız cevapladı: Bizler Cepheliyiz, devrimciyiz. Direnenlerin yanındayız. Bu yüzden buradayız. Direnişi tüm Alevi derneklerine anlatmamız gerek. Her derneğin Kezban Anayı sahiplenmesi lazım.
Alevilere yönelik saldırılar o kadar çoğaldı ki Yüksel direnişçilerinin dağıtmak istediği aşureyi bile kabullenmeyip döktüler yere.
Arkadaşımızın hazırlamış olduğu videoyu yönetim ve üyelerine gönderecek. Bize teşekkür ederek Kezban Ananın direnişini sahiplendiklerini ve destek vereceklerini Dernek başkanı söz verdi.
4 Kasım Pazar günü Haarlem Alevi Kültür Merkezindeki kahvaltının duyurusunu yaparak bizim vermiş olduğumuz kahvaltıdan ayrıldık. Bize çok teşekkür ederek ”İyi ki geldiniz, iyi ki bizi aydınlattınız bu konuda” dediler. Bizde herkese teşekkür ederek toplantıdan ayrıldık.
Kahvaltıya yaklaşık 30 kişi katıldı.







