7
KESK DEVRİMCİLERE SALDIRMANIN, TASFİYENİN TEORİSİNİ YAPMAYA ÇALIŞIYOR
KESK BU TEORİLERLE ÇÜRÜMEYE DEVAM EDECEKTİR
“Bir siyasal anlayışı temsil etme vasfını yitirmiş konfederasyon ve konfederasyonlarımızla dayanışma içinde olan tüm kurumlarla dönem dönem kavgaya tutuşmuş işyeri ve sendikalarla bağları kopmuş, sosyal medya üzerinden var olmaya kimlik kazanmaya çalışan, KESK’in on yıllarca bedeller ödeyerek oluşturduğu hukuku ayaklar altına alan bu kişiler mafyavari yöntemleri, asla kabul edilmez ve diyaloğa kapalı üslupları ve tarzları ile sisteme hizmet eder duruma gelmiştir.”
Yukarıda okuduğunuz metin KESK’in gerçeklerden ve ahlaktan yoksun metni 8 Kasım tarihinde şubelere göndermiştir. Amacı kendi çürümüşlüklerini ve mücadele kaçkınlıklarının üstünü örtmektir. Ancak gerçekler hiçbir şekilde üstü örtünmeyecek şekilde devrimcilerin ve halkımızın benliğinde canlıdır.
“KESK’in on yıllarca bedel ödeyerek oluşturduğu” bedellerden bahsediyorlar.
Soruyoruz? Hangi bedelleri ödediniz, memurların sendikalaşma mücadelesini tarihine bakın. Orada icazeti değil, meşruluk bilinci ile direnen, statükoları red eden devrimci memurların tarihini görürsünüz. Memur mücadelesinin tarihinde Elmas Yalçınlar, Ayşenur Şimşekler vardır.
Diyorlar ki, “Konfederasyonumuzla dayanışma içinde olan tüm kurumlarla dönem dönem kavgaya tutuşmuş”
KESK’e hatırlatalım, sizin dostlarınızla bizim kavgamız ideolojiktir. Devrimci tarzdır. Bu mücadele KESK’i neden rahatsız etmiştir. Sizin dostlarınız devrimcileri linç ederken çalışanları işten atarken niçin rahatsız olmadığınız. Onlarla yan yana durarak linç politikasını neden ortak oldunuz. Linç karşısında sessiz kalıp linçi meşrulaştırdınız.
Hadlerine bakın, “Sosyal medya üzerinden var olmaya çalışan”
Bu satırları yazarken hiç utanmadınız mı? Yüzünüz kızarmadı mı?
Kamu emekçilerin onurunu yükseltip, dünyanın her yerindeki direnişlere örnek olup moral veren direnişleri yaratanlara karşı hazımsızlığınız bu kadar iyi ifade edilebilirdi.
Devrimciler direnirken, direnişler örgütlerken, bedeller öderken KESK ne yaptı? Yazılı basın açıklamaları ile süreci geçiştiren, icazet sınırları içerisinde hareket etmeyi görev bilen KESK değil midir?
Diyorlar ki, “Sisteme hizmet eder duruma gelmiştir”
Bu cümle çürümüşlüğün, ahlaksızlığın dibe vurmanın son noktasıdır.
AKP’nin 15 temmuzu bahane ederek emekçilere saldırısı karşısında sessiz kalan, direnmeyerek emekçileri faşizmin önüne atan KESK değil midir? Siz ve dostlarınız, kongrelerine AKP’nin faşist bakanlarını davet ederek onları meşrulaştırmak sisteme hizmet etmek değil midir? Sahi sizin genel başkanınız bu sistemin akil adamlarından değil miydi?
Örnekleri çoğaltabiliriz bu sisteme hizmet etmekte sınır tanımayan biri varsa o da KESK’tir.
Bu durumu Lenin söyle ifade etmişti.
“Hiç kuşkunuz olmasın ki, oportünizmin “liderleri” olan adamlar, sendikaların kapısını devrimcilere kapatmak için onları her çareye başvurarak sendikalarda saf dışı edebilmek için, komünistlerin sendikalarda çalışmalarını olabildiğince zorlaştırmak için onları hakaretlere uğratmak, rahatsız etmek ve baskı altında tutmak için, burjuva diplomasisinin bütün manevralarına başvuracaklar, burjuva hükümetlerin, papazların, polisin, mahkemelerin yardımını bu yolda sağlamak için ellerinden geleni yapacaklardır.
Sendikalara girebilmek, sendikalar içinde kalabilmek ve her ne pahasına olursa olsun komünist çalışmayı bu örgütler içinde yürütebilmek için bütün bunlara göğüs gelmek gerekir“(Sol Komünizm, Bir Çocukluk Hastalığı)
Direnen kamu emekçileri karşısında çaresizleşen KESK çözümü devrimcilere hakaret etmekle, yalan ve dolanlarla gerçekleri çarpıtmakla, devrimcilere saldırmakta bulmuştur.
Dün olduğu gibi bugünde tarihe adını yazdırıp zaferler kazanacak olan devrimciler olacaktır.
KESK’E BİR KEZ DAHA SESLENİYORUZ, Devrimcilere saldırıp karalayarak var olmazsınız. Kendinizi halklara anlatamazsınız. Sırtınızı devrimcilere değil faşizme dönün. Direnmenin onuruna, emekçilerin mücadelesine ortak olun.
DEVRİMCİ İŞÇİ HAREKETİ
24/11/2018
