9
Helin Bölek’ den sonra 25 Nisan 2020 ‘ de Mustafa Koçak yoldaşı da şehit verdik.
Mustafa Koçak, adaletsizliğin ve zalimliğin görülmemiş boyutlarda hüküm sürdüğü ülkemizde, ADALET için başlattığı Ölüm Orucu direnişinin 297. gününde şehit düştü!
Mustafa’ nın karşıkarşıya olduğu adaletsizlik, ülkemizdeki zalimliğin ve adaletsizliğin en açık yüzüydü. Mustafa’ nın faşizmin hukuku karşısında bile en küçük suçu yoktu. Hiçbir şekilde ilgisi olmayan bir eylem nedeniyle bir iftiracı hainin duyumu üzerinden kendisine ağırlaştırılmış müebbet artı 42 yıl hapis cezası verildi. Mustafa böyle bir şeyi yapmış olsa bile faşizmin adalet kurumları ve yasaları önünde alabileceği en yüksek ceza 15 yıldı.
Üstelik itirafçılardan biri ifadesini geri çekmiş ve hangi baskılar ve tehditler sonucu böyle bir yalana imza atmak zorunda kaldığını açıklamıştı. Mahkeme bu tanığı bir kez olsun dinleme zahmetinde bile bulunmadan Mustafa’ ya en ağır cezayı verdi.
Bunların iftiraları üzerine mustafa gözaltına alınmış ve 12 gün her türlü işkenceye maruz kalmıştı. İşkencecilerin istediği tek şey vardı: O da iftiracı olacak ve yalan ifadelerin altına imza atacak, düzenin hedefindeki birçok devrimcinin tutuklanmasına veya katledilmesine yol açacaktı.
Mustafa bunu reddederek faşizmin itirafçılar üzerinden devrimcileri yok etme politikasına bir darbe vurmuştu. Bunun kini ile MUstafa’ ya saldırdılar. Bunun kiniyle bu kadar ağır bir cezaya çarptırıldılar.
Anadolu topraklarının ruhu ile bezenmiş, anadolu halklarının adalete olan saygısı ile büyümüş Mustafa işte buna tahammül edemedi. ”YA ADALET YA ÖLÜM” diyerek adil ve yeniden yargılanma talebi ile ölüm orucuna başladı.
Ölüm Orucu süresi boyunca kayıt altına alınan telefon konuşmalarından, Onun ne kadar saf ve temiz bir Anadolu çocuğu olduğuna, ne kadar engin bir halk ve vatan sevgisi taşıdığına, ne kadar büyük bir adalet tutkusuna sahip olduğuna ve yaşama nasıl tutkuyla sarıldığına an be an tanık olduk.
Mustafa, alıp koynumuzda saklayacak kadar narin, bir dağ kadar heybetli, adalet duygusunun büyüklüğü kadar yaşam sevincine sahip ve yaşam tutkusuyla doluydu. Engin denizler kadar da halkını ve vatanını seviyordu. Ve her konuşmasında tekrarlıyordu: YAŞAMI SEVİYORUM BENİ YAŞATIN!..
Vatana ihanet içinde olanlar, emperyalistlerin işbirlikçisi halk düşmanları, mafya düzeni kuran faşist katiller tarafından işte bu nedenle katledildi Mustafa. Çünkü onlar Mustafa gibi vatan evlatlarına karşı, iyi ve güzel olan ne varsa ona karşı kin ve nefretle doluydular. Bu nedenle ağızlarındaki pis salyalarını akıtarak kendileri dışında herkese ve her şeye saldırıyor, saldırıyor, saldırıyorlardı…
Hiçbir saldırıları kar etmeyecek biliyoruz. Ne kadar saldırırlarsa saldırsınlar, Mustafaları ve bu halkı yok edemezler. Ve Mustafalar var olduğu sürece bu topraklarda bu hain faşistlere yer yok! Yaşam şansları yok!
Bu nedenle yaşayan ve geleceğe yürüyen aslında Mustafalar, ölen ve yok olmaya sürüklenen bu hainlerdir!
Mustafalar Halktır! Mustafalar, halkın yüreğidir, ruhudur, beynidir. Onları söküp atabilecek güç de dünyada yoktur. Mustafalar ebediyete kadar orda yaşamaya ve hain faşistlere karşı mücadele etmeye devam edecektir. Ve bir gün bu hainleri yeryüzünden silecektir!
Halkımız,
Mustafalar senin evladındır. Evlatlarına sahip çıkmakta gecikme!
Mustafa’yı ve Helin’ i toprağa verdik. Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek’ i, Halkın Avukatları Ebru timtik ve Aytaç Ünsal’ ı, Özgür Tutsak Didem Akman ve Özgür Karakaya’yı, yaşatmayı başaralım!
Bunun için vicdanımızın sesini dinleyelim. Tarih bilincimizi ve vatan sevgimizi harekete geçirelim. Halkımıza duyduğumuz sevgi ve sorumluluktan güç alalım. Ve direnişçilerin etrafında daha çok kenetlenip örgütlenelim.
Her yerde direniş dostları grupları kuralım. Direnişçileri yaşatacak tek gücün bizim desteğimiz olduğu bilinci ile hareket edelim. Zalimlerin korkulu rüyası olalım ve onlara geri adım attıralım. Sömürücü ve zalimlerde vicdan, adalet duygusu olduğunu sananlar, Ölüm Oruçları sömürücü ve zalimlerin vicdanına dokunacak ve çözüm gelecek sananlar büyük yanılgı içindedir. Onlar böyle bir erdeme asla sahip olmadılar ve olamayacaklarda…
Onlar sadece direnişlerin sonlarını getireceği kabusları görüyorlar ve bu nedenle azgınca saldırıyorlar.
Kabuslarını büyütelim, öyle büyütelim ki, geri adım atmak zorunda kalsınlar.
Bunun için sokaklara çıkalım. Örgütlenelim. Direnişleri destekleyen her çeşit eylem yapalım. Korona krizi dahi buna engel olmamalı. Unutmayalım en büyük virüs en öldürücü virüs emperyalistler ve faşistlerdir. Korona onların kıydığı canın milyonda birine bile kıyamamıştır. Keza Koronadan ölümlerin tek sebebi de yine onlardır. Şimdi utanmadan halkın sağlığını düşünüyoruz diye aldıkları tedbirlerle demokratik haklarımızı gasp etmek, bizleri evlere ve fabrikalara tıkmak ve daha çok aç bırakmak ve sömürmek istiyorlar. Buna da izin vermeyelim. Faşizm ve emperyalizm virüsünü yok etmeden bize rahat yüzü olmadığını bilelim. Ve bu virüslerin tek panzehir biziz. Dünya ve Anadolu halklarıdır. Ayağa kalkalım! Ölümden öte köy yok! Onların öldürme tehditlerine boyun eğmeyelim. O zaman bir fiskelik işleri olduğunu göreceğiz.
MUSTAFA KOÇAK ÖLÜMSÜZDÜR!
YAŞASIN ÖLÜM ORUCU DİRENİŞİMİZ!
KAHROLSUN SÖMÜRÜCÜ VE ZALİM EMPERYALİSTLER VE FAŞİSTLER!
YAŞASIN HALKIMIZIN ÖRGÜTLÜ MÜCADELESİ VE DAYANIŞMASI!
HALKIZ HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ!
25.04.2020
NRW HALK CEPHESİ
