20
Yunanistan’da günlük basın organlarından efimerida sintakton (yazarlar gazetesi) Kemal Gün, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın direnişini haber yaptı. 11 mayıs tarihinde yayınlanan ’oğlumun ziyaret edebileceğim bir mezarı olsun istiyorum’’ başlığı ile yayınlanan haberin devamında şu bilgilere yer verildi.
Türkiyeli politik mülteciler ve devrimciler tarafından 12 Mayıs Cuma günü saat 6’da Türkiye büyükelçiliği önünde bir gösteri örgütleniyor.
Komşu ülkenin destek eylemcileri, olağanüstü hal ilanından bugüne, son 6 ayda aralarında 121 gazetecinin de olduğu 41.326 kişinin tutuklandığını, 100 binden fazla kamu çalışanının işten çıkarıldığını ve 155 basın yayın organının kapatıldığını açıklıyorlar.
7 Kasım 2016 tarihinde 11 Devrimci Halk Kurtuluş Cephesi gerillası, bölgeye yapılan bombalamaların sonucunda kimyasal silahta kullanılarak katledildi.
Bugüne kadar ölenlerin cenazeleri ailelerine teslim edilmedi. Bu nedenle 70 yaşındaki bir baba en doğal insani hakkı olan oğlunun cenaze hakkını istiyor. Bu nedenle sürekli gözaltına alındı, tehdit edildi. Tüm çabalarına rağmen bir sonuç alamayınca, 23 Şubat tarihinde açlık grevine başladı. Bugün 75. Gün ve ‘’bedeli ne olursa olsun mücadelemi sürdüreceğim. Oğlumun ziyaret edebileceğim bir mezarı olsun istiyorum. Eğer tek bir kemiği bile kaldıysa, O’nu istiyorum’’ diyor.
Bu süreçte, verdiği mücadelenin bir sonucu olarak iki cenazenin kimlik tespiti gerçekleştirildi.
Nuriye Gülmen, üniversitede öğretim üyesi ve Ankara’da işten çıkarılmalara karşı ilk direnişi başlatan kişi. İlk günlerde her gün gözaltına alındı ama o direnişini ‘’işimize geri dönmek istiyoruz. Olağanüstü hal uygulamalarına hayır’’ talebiyle sürdürdü.
Kararlılığı ve mücadele ile sesinin ülkenin dört bir yana yayılmasını sağladı.
Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça 11 Mart’ta başladıkları açlık grevini sürdürüyorlar.
Açlık grevlerinin üzerinden 62 gün geçti ve onlar, olağanüstü hal koşullarında işten çıkartılan kamu çalışanlarının direniş sembolü oldular.
Ayrıca onların ardından diğer şehirlerde de kamu emekçilerinin direnişleri başladı. Ankara’daki direnişin etkisiyle İstanbul, Düzce, Malatya, Bodrum, Aydın’dada direnişler başladı.
Şimdi onların direnişlerine diğer işten çıkartılan kamu çalışanları, öğrenciler, işçiler, sanatçılar, aydınlar, milletvekilleri de destek veriyor.
Dayanışma komitesinin bugünkü yürüyüş ile ilgili olarak yaptıkları açıklamada ‘’direnişin temel noktası, olağanüstü koşullarında herkesin terörize edildiği bir dönemde kararlılıkla sürdürülmesidir. Tüm tehditlere, sürekli gözaltına alınmalarına ve olası tutuklama durumlarına rağmen onları direnişi sürdürdü.
‘’Başta çok kişi değillerdi. Ama onlar cüretleriyle başkalarına da bu cesareti aşıladılar.bu direnenler aynı zamanda kamu çalışanları federasyonu’nda üyesidirler. Ancak onların 200 binden fazla üyesi olmasına rağmen, mücadele etme yolunu seçmediler.
Malatya’da kamu çalışanları 93 gün içerisinde 87 kez gözaltına alındılar. Bedel ödenmeden hiçbir şey olmuyor. Bütün bu direnişlerin ardından, korku duvarları kırılmaya başladı. Amaç insanların halk kesimlerinin, işçilerin, öğrencilerin, sanatçıların örgütlenerek mücadeleyi güçlendirmeleridir.
