4
Sayın Mahir Ünal;
Size bu mektubu yazmamın nedeni Nuriye GÜLMEN ve Semih ÖZAKÇA’nın sesine ses olmak…
Nuriye ve Semih’i tanırsınız. Sizde Başbakan gibi duymadım, görmedim, bilmiyorum demezsiniz herhalde… Yine de biz anlatalım. Bu iki eğitmeni KHK ile işlerinden attınız. Öğretmenliklerine son verdiniz. Bu iki onurlu eğitmen işlerine geri dönmek için süresiz açlık grevine başladılar. Açlık grevinin ilerleyen günlerinde sizin uyguladığınız haksız hukuksuz politikayı size göstermek için çaba gösterirken siz bu haksız politikanın sürdürücüleri iki grevci eğitmeni kelepçeleyip Ankara Sincan Hapishanesi’ne koydunuz.
Yani hem işlerinden ettiniz hem de haklarını arıyor diye hapse koydunuz. Bu iki aydın grevci eğitmen açlık grevinin 163. gününde. İşlerine dönmek için gün be gün ömürlerini yiyorlar. Belki de ömürlerinin son günlerini saatlerini yaşıyorlar. Ömürlerini tükettiklerinde bu iki değerli emekçiyi sizler aramızdan koparıp almış olacaksınız. Bunun sorumluluğu ağırdır… Çünkü insan canı her şeyin üstündedir. Bunun yanında Nuriye ve Semih’i seven sahiplenen yüzler binler hatta milyonlar var… Nuriyeler ve Semihler ölmesin diye İstanbul’da üç insan süresiz açlık grevini sürdürüyor. Onların haklı mücadelesini devam ettirecek insanlar olacak. Onun için bu iki insanın ölmesine izin vermeyin. Onların işe dönmelerini sağlayın.
HAYAT UÇUCU
