11
Sayın Sergey Lagodinsky’nin Dikkatine
AB-Türkiye Delegasyonu Başkanı, Hukuk İşleri Komitesi (1.Başkan Yardımcısı)
Sayın Bay Lagodinsky,
Sizlere defalarca seslendik, E-postalarımızı kontrol edip okuduğunuzu bilmiyorum. Şüphesiz Türkiye’deki durumdan, özellikle bu günlerdeki ana konu, avukat Ebru Timtik’in vefatı, hukuk ilkesi ve bağımsız yargı için mücadele eden meslektaşı Aytaç Ünsal’ın yakın ölümü hakkında çok iyi haberiniz var.
Aytaç Ünsal’ın hayatı mahkemeleri etkilemeye çalışan siyasi kararların elinde olduğunu biliyorsunuz.
Yargıtay’da tahliyesi ve davanın incelenmesi için hukuka uygun bir karar beklerken, her dakika her an onu acı içinde öldürüyorlar.
Tüm kurumlarınız detayları bilir, ve özellikle AB endişelerini ve başsağlığı diledi. Ancak, tepkisini daha çok Türkiye’deki yetkililere yöneltildiğini duymak istiyoruz.
Tıpkı, bu harika hukukçunun ve genç adamın hayatını bürokrasiden ve Erdoğan hükümetinin emriyle çalışan mahkemelerden kurtarmak isteyen pek çok avukat, baro başkanı, insan hakları aktivisti gibi gece gündüz endişe içinde olan ve bir kurumdan diğerine koşan karısı ve ailesi gibi.
Nasıl sessiz kalabiliriz buna, siz nasıl izleyebilir ve sadece “öldüğü için üzgünüm” diyebilirsiniz.
Rica ederiz, çağrımızı bir kez daha kabul edin, bu avukatların kasıtlı cinayetinden sorumlu olan kişilerle perde arkasında, önünde, her yerde konuşun.
Net sinyallerinizi bekliyoruz.
Sizin için güç mü? Evet güç!
Ve bu mücadelede hayatını kaybeden avukat için bir hayli zor oldu, halen mücadeleyi sürdüren ve bu konuyla yakından ilgilenen herkes için, aylardır, gün be gün, güçtür buna dayanmak.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi şimdi bile inanılırlığının büyük bir bölümünü, siyasi emirlerden bağımsız karar vereceği olan güveni dağıttı.
Buna ilişkin olarak, bu davayla ilgili farklı bir pozisyona sahip olan BM insan hakları uzmanlarından gelen, ek olarak göndermiş olduğumuz önemli bir açıklamasına da dikkat çekmek istiyoruz.
Avukat Aytaç Ünsal’ın hayatı için her gün ve saatin belirleyici olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyoruz.
Ancak, AİHM ne karar verirse versin, ki tamamen adaletsiz ve utanç verici olduğunu belirtelim, biliyoruz ki tek haklı ve doğru şey onun derhal serbest bırakılmasıdır.
Bu ülkenin bir bütün sivil toplumu, avukatları, hukuku bu kararıyla ölüme sevkettiler! Bu dava ile ilgili dünya çapında yükselen seslerin ardından böylesi bir çıkışa gerçekten inanilir gibi değildir.
Umarız, sözleriniz samimi ve ciddidir.
Gördüğünüz gibi, dünyada Aytaç’ın acil tahliyesini isteyen yüzün çok üstünde hukuk örgütü ve binlerce hukukçu ve baro var. Kurumunuz Ebru Timtik’in ardından başsağlığı dilemişti. Bu, sadece insani bir jest değildi, gaddarlık ve adaletsizlik konusunda farkındalık yaratmakla birlikte, Aytaç Ünsal’ın yaşam ve adalet mücadelesi aynı trajediyle bitmeyeceğine dair umut verici ve önemli bir adımdı.
Ama bu inanılmaz AİHM’nin şok edici kararı, bir kez daha bize işin ciddiyetine hatırlattı ve Aytaç’ın hayatının önündeki bu engelleri aşmak için mümkün olan tüm enerji ve güçle mücadele etmeye devam etmeliyiz. Bir mahkemenin bu kadar ölümcül kararlar almasına neden olan şeyi gerçekten anlaşılır gibi değil.
Aytaç’ın hastanedeki hapishane hücresindeki durumun sağlığı ve vücudu için işkenceden başka bir şey olmadığı çok açık ve nettir.
Açlık grevine neden devam ettiğini anlamıyor olabilirsiniz, belki çoğu anlayamıyor, ama Türkiye’deki hukukçular, çoğu barolar, son aylarda mümkün olan tüm yasal adımları deneyen ve temel bir hak için ne kadar büyük bir bedelinin ödenmesi gerektiğini kendi gözleriyle gördü ve sanırım anlamış oldular.
Maalesef bu Türkiye’nin gerçeği. Ama bu hukuksuz durum Avrupa’ya geçmemelidir. Ya Yargıtay, usulsüzlüklerle dolu olan dosyasının incelenmesine derhal karar vermeli ya da mahkemenin harekete geçmesi için birkaç hafta ya da aylar daha gerekecekse Aytaç’ı serbest bırakması gerekiyor. Aksi takdirde bu kasıtlı cinayet olur!
Umarız, bu konunun aciliyetini anlatabildik ve sizin de bunu Türkiye’deki yetkililere resmi olarak açıklayacağınızı umuyoruz.
Lütfen bu konudaki her türlü gelişmeyi bize bildirmekten çekinmeyin. Teşekkür ederiz…
