Sibel Balaç, ölüm orucunun 273. gününde.
Açlığın 9 ayı tamamlandı.
Direnişe başladığında 87 kilo olan Sibel öğretmen, şu anda 38 kilo.
Eriyen bedeniyle, direnmeye ve halklara öğretmeye devam ediyor.
Sibel Öğretmen, şu anda yürüyemiyor. Erimiş bedeninin artık onu taşıyamadığını öğrenmiş bulunuyoruz.
Ağrılarından dolayı uyuyamıyor.
Vücudunda yaralar var.
Ve bu durumuna rağmen, hala tahliye edilmiyor.
Ankara’da, Dışkapı Hastanesi’nin sağlıksız, pis, kalmaya hiçbir biçimde elverişli olmayan tutuklu bölümünde tutulmaya devam ediliyor.
HALKIMIZ! YOLDAŞLARIMIZ!
Adalet için canını ortaya koyarak bir direniş başlatan Sibel Öğretmeni yalnız bırakmayacağız.
Şu anda, onu direnişin önceki bölümlerinden daha büyük bir güçle sahiplenmeliyiz.
GÖKHAN’I FAŞİZMİN ELİNDEN NASIL ÇEKİP ALDIYSAK, SİBEL’İ DE ÇEKİP ALMALIYIZ.
HALKIMIZA VE HALK CEPHELİLERE EYLEM ÇAĞRIMIZDIR!
Sibel Balaç için, halkımıza ve yoldaşlarımıza aşağıdaki eylem programını hayata geçirme çağrısı yapıyoruz:
1- TC. Adalet Bakanlığı’nı, Ankara-Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ni, Adli Tıp Kurumu’nu maille, telefonla arayarak, Sibel Balaç’ın derhal tahliye edilmesini ve taleplerinin kabul edilmesini isteyelim.
Bu sahiplenmeyi mümkün olduğunca sık yapalım; ama HER PAZARTESİ mutlaka telefonlarla, maillerle, faşizmin kurumlarına sahip çıktığımızı gösterelim.
Emin olalım; Sahiplenmemiz, faşizmin kurumlarında yankısını bulacaktır. Tıpkı Gökhan’da bulduğu gibi.
2- HER ÇARŞAMBA bulunduğumuz yere, koşullarımıza göre, ölüm orucu direnişçilerinin taleplerinin kabul edilmesi için bir sahiplenme eylemi gerçekleştirelim.
Bu eylem, bildiri dağıtmaktan, stand açmaya, konsolosluk önü gösterilerden duvar gazeteleri asmaya, umut fenerleri uçurmaktan yazılama yapmaya kadar, her türlü biçimde olabilir.
Emin olalım; Her eylemimiz, Sibel’in direnişi güçlendiren bir vuruş etkisi gösterecektir. Tıpkı faşizmin kapılarını döve döve Gökhan’ın özgürlüğünü kazandığımız gibi.
3- HER CUMARTESİ, AÇLIK NÖBETİNDE OLACAĞIZ! Sibel Balaç’ın tahliye edilmesi ve ölüm orucu direnişçilerinin taleplerinin kabul edilmesi için, her cumartesi, her ülkeden bir grup, AÇLIK NÖBETİNDE olalım. Kuşkusuz, her ülke, bölge nöbeti kaç kişiyle tutacağını kendi içinde tutacağını kendi koşullarına göre belirleyecektir. Kayayı delen, suyun şiddeti değil, sürekliliğidir. Açlık nöbetimiz, sahiplenmemizin sürekliliğinin simgesi olacaktır.
15.09.2022
Avrupa Halk Cephesi
