Home açıklamalarHalkın Mühendis Mimarlarının Nuriye Ve Semih’in Mahkemesi Sonrası Yaptığı Açıklama

Halkın Mühendis Mimarlarının Nuriye Ve Semih’in Mahkemesi Sonrası Yaptığı Açıklama

by halkinkutuphanesi
0 comments
AKP FAŞİZMİ NURİYE VE SEMİH NEZDİNDE TÜM HALKA ADALETSİZLİĞİ DAYATIYOR
TÜM HUKUKSUZLUKLARA KARŞI ADALETİN KILICINI BİLEMEYE DEVAM EDECEĞİZ!
NURİYE VE SEMİH’İ ADALETSİZLİĞE TESLİM ETMEMEK İÇİN
28 EYLÜL’DE SİNCAN HAPİSHANESİNDE MAHKEMEDE OLACAĞIZ!
9 Kasım 2016’da “Açığa alındım, işimi geri istiyorum” yazılı tek bir pankartla direnişe başlayan Nuriye ve sonrasında ona katılan Semih, sonrasında açlık grevine dönüşen direnişlerinin 190’ıncı gününün sonunda, 14 Eylül 2017 tarihinde ilk duruşmaları yapıldı. 15 Temmuz Darbe Girişimi’nin ardından ilan edilen Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile mesleklerinden ihraç edilen akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça’nın yargılandığı davanın ilk duruşması Ankara 19’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Davanın ilk duruşmasında Gülmen ile Özakça’nın tutukluluklarının devamına karar verilirken, Mahkeme Başkanı Murat İlhan, mahkemenin 28 Eylül’de Sincan Hapishanesi Kampüsü’nde bulunan duruşma salonunda görüleceğini söyledi. Mahkeme, tutukluluklarının devamı kararını Gülmen ile Özakça’nın mahkemeye gelerek savunma yapmamaları şeklinde açıkladı!
AKP iktidarı devletin tüm kurumlarıyla iki kamu emekçisi, iki adalet savaşçısı, iki direnişçi “NURİYE ve SEMİH” karşısında acizce çırpınıyor, bir yığın yalanın arkasına gizleniyor. Ne de olsa yalan parayla satılmıyor. Bu yalanlar AKP iktidarının da, faşist devletinin de ordusuyla, jandarmasıyla, polisiyle, gardiyanıyla, hakimiyle, savcısıyla ne kadar güçsüz, korkak ve aciz olduğunu gösteriyor.
AKP faşizmi, Gülmen ve Özakça’nın mahkemeye neden getirilmediği sorusunu Ankara İl Jandarma Komutan Yardımcısı’na gönderttiği tutanakta şöyle cevaplıyor;
* Açlık grevlerinin 190. günü olan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın bilinçlerinin açık olduğu, aşırı kilo kaybı, kas erimesi, işitme kaybı gibi rahatsızlıklarının olduğu, bu nedenle cezaevi kampüsü içerisinde bulunan hastanede tutulmaları,
* Gülmen ve Özakça getirildikleri an kaçırılabilmeleri ihtimalinin olması,
* Cezaevi Jandarma Tabur Komutanlığı’nın 14 Eylül tarihinde Akıncı, 28. Mekanize Tugay
Komutanlığı, Selam Tevhid Davaları ile meşgul olduğu, ayrıca Ankara Adliyesi’nde duruşması olan 150 tutuklunun, Sincan Adliyesi’nde 30 tutuklu ile çeşitli hastanelere sevk edilen 200 tutuklunun sevkleri yapılması sebebiyle; Gülmen ve Özakça’nın getirilmesi için personellerinin “yetersiz” olması…
Nerede görülmüş maden ocaklarında işçileri katleden, Kürdistan’da halka savaş açan, açlıkla yoksullukla halkı ıslah etmeye çalışan, çocuklarımızı gençlerimizi ailelerinin gözleri önünde katleden, cenazelerimize saldıran faşist AKP iktidarının insanların sağlığını düşündüğü. Korkuyor AKP iktidarı, Nuriye ve Semih’in saçının teline zarar gelmesi halinde yoldaşlarının ve halkın bunun hesabını soracağını adı gibi biliyor.
Dünya aleme güç gösterisi yapan, mahkeme günü adliyenin etrafını binlerce polisiyle saran, güvenlik gerekçesiyle adliyeye giren insanların su şişesini bile elinden alan faşist AKP iktidarının halk korkusunun itirafıdır bu durum. Adaletsizlik son bulmadığı sürece, bu korkuyla yatıp kalkacak AKP iktidarı. Adaletin olmadığı yerde ne yaparsa yapsın faşizm, halk adaleti çıplak elleriyle almayı da bilir.
AKP iktidarı kolluk güçlerinin yetersizliğinden bahsediyor. AKP iktidarı iki emekçiyi mahkemeye getirmek için personel planlamıyor, bu iki emekçiyi sahiplenmeye gelecek binlerce insana karşı savaşa girecekmiş gibi ordu topluyor. Tarihten hiç ders çıkarmıyor faşist AKP. Kaç bin kişilik, hangi donanıma sahip ordu halk karşısında durabilmiş şimdiye kadar ki, AKP iktidarının orduları durabilecek. Mahkeme günü gördük, halka karşı gaz bombaları, joplar, gözaltılar nafile. Haklılık ve meşruluğun karşısında hiçbir yöntem işe yaramaz. Ama AKP iktidarı inat ediyor, insanlarımızı işkenceyle gözaltına alıyor, bir gencimize beyin travması geçirtecek kadar saldırıyor. Adaletsizliği her gün, her saat, her an artırıyor AKP faşizmi. Adaletsizlik büyüdükçe adaletin kılıcına bileniyor ama.
Sonuç olarak faşist AKP iktidarı Nuriye ve Semih’i mahkemeye getirmedi ve mahkemelerini halkımız sahiplenmesin diye Sincan Hapishanesi’nde görülmek üzere 28 Eylül’e erteledi. Nuriye ve Semih’in mahkemeye getirmemelerinin nedeni ise açık ve net; faşizmi iyice su yüzüne çıkmış, halk tarafından her türlü yalanları, adaletsizlikleri, hırsızlıkları,katillikleri halk nezdinde su götürmez bir gerçek olarak kabul gören AKP iktidarının, Nuriye ve Semih’in mahkemeye getirilmesi ile halk tarafından AKP iktidarı ve faşist devletinin yargılandığı bir mahkemeye dönüşecek olmasından duyulan korkudur. Bu gerçeğin dışında kalan herşey AKP’nin halk korkusunun ifadesidir. Bu ifade mahkeme günü kendisini basın açıklaması yapmak isteyen halka azgınca saldırıda, halkın işkenceyle gözaltına alınmasında, insanların mahkemeye girmesinin engellenmesinde, duruşmayı izlemek isteyenlerin adliye koridorlarında ve merdivenlerinde yerlerde sürüklenmesinde somutlanmaktadır.
HALKIMIZA ŞUNU UNUTMAYALIM; ÖRGÜTLÜ BİR HALKI HİÇBİR KUVVET YENEMEZ!
AKP iktidarının elindeki tüm zoru kullanmasına rağmen;
Binlerce insan mahkeme günü Nuriye ve Semih için sokağa çıktı.
Dünyanın birçok yerinde Nuriye ve Semih için eylemler yapıldı.
1030 hukukçu Nuriye ve Semih’in avukatlığı için vekalet verdi.
Mahkemeye Nuriye ve Semih’i savunak için 200 kişinin üzerinde avukat girdi.
28 EYLÜL CUMA GÜNÜ SİNCAN HAPİSHANESİ’NDE NURİYE VE SEMİH’İN MAHKEMESİ’NDE OLACAĞIZ.
NURİYE VE SEMİH’İ YANLIZ BIRAKMAYACAĞIZ!

HALKIN MÜHENDİS MİMARLARI

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode