Home avusturyaAvusturya Viyana Dayanışma Kültür Evi’nde Şubat Ayı Film Akşamında; “3000 Gece” Adlı Sinema Filminde Buluşalım

Avusturya Viyana Dayanışma Kültür Evi’nde Şubat Ayı Film Akşamında; “3000 Gece” Adlı Sinema Filminde Buluşalım

by halkinkutuphanesi
0 comments

 

IMG-20260216

-WA0413.jpg

TARİH: 27 ŞUBAT 2026 CUMA

BAŞLAMA SAATİ: 19.00

ADRES: Moosbruggergasse 2/2

1120 VİYANA.

FİLMİN KÜNYESİ:

3000 Gece (3000 Nights – 2015)

Yön: Mai Masri

Oyn: Maisa Abd Elhadi, Nadira Omran, Abeer Hadad

Şubat Ayı Film Akşamında Filistinli yönetmen Mai Mısri’nin 2015 yapımı “3000 Gece” filmini halkımızın beğenisine sunuyoruz…

Film, Filistin’deki emperyalist haydutluğun, işgalin ve soykırımın tüm şiddetiyle devam ettiği günümüzde izlenmesi gereken, çok çarpıcı ve ödüllü bir eser niteliğinde.

Film, seyirciyi gözleri bağlı şekilde gözaltına alınmış bir grup Filistinli tutsakların hapishaneye sevk edildiği bir sahneyle karşılıyor.

İçlerinde daha sonra adının Layal olduğunu öğreneceğimiz, yeni evli genç bir öğretmen kadın da bulunuyor. Layal, Siyonizmin zindanlarına geldiği ilk andan itibaren işkenceli sorgulamalara ve onur kırıcı muamelelere maruz kalıyor…

Filistin direnişinin gerçekleştirdiği askeri bir eyleme yardım etmekle suçlanan kadını yıldırmak ve sindirmek için, öncelikle İsrailli adli mahkumların kaldığı bir koğuşa yerleştiriyorlar. Eş zamanlı olarak hapishane idaresi, kahramanımıza buradan tek kurtuluşunun ancak işbirlikçilik ve ihanet olduğunu telkin eden bir baskı politikası başlatıyor…

İlerleyen süreçte hamile olduğunu öğrenen Layal, bu haberin ardından Filistinli ve Lübnanlı direnişçilerin olduğu başka bir koğuşa geçiriliyor…

Aynı günlerde kocası; tutsak eşini, doğmamış çocuğunu ve vatanını terk ederek mültecileşirken, genç kadın bebeğini dünyaya getirme iradesini ortaya koyuyor.

Koğuştaki diğer kadınlarla zaman içinde geliştirdiği dostluk ve yoldaşlık bağları, dünyaya getirdiği oğluyla birlikte daha da derinleşiyor.

Mahkemede işbirlikçiliği reddettiği için 8 yıllık tutsaklığa mahkum edilen Layal, oğlunu hapishanenin kısıtlı ve zorlu koşullarında yoldaşlarıyla birlikte adeta bir sevgi çemberinde kolektif emekle büyütüyor…

İlerleyen yıllarda, Siyonizmin eli kanlı komutanlarından Ariel Şaron’un 1982’de Beyrut’ta gerçekleştirdiği canice katliamı televizyondan öğrenen tutsaklar derhal süresiz açlık grevi direnişi kararı alıyor…

Başlayan açlık grevini kırmak için hapishane idaresinin yaptığı alçak planların son noktası, Layal’ı küçücük evladından koparmak oluyor.

Genç kadın, ne pahasına olursa olsun açlık grevini bırakmama iradesi göstererek yoldaşlarını, direnen Lübnan ve Filistin halklarını terk etmiyor…

Şeytani planlarından sonuç alamayan hapishane idaresi, son çare olarak Siyonist ordudan yardım istemek durumunda kalıyor ve hapishane içine bir katliam saldırısı tertipletiyor. Tutsaklar, yoğun saldırıya rağmen can ve kan pahasına direnmeyi tercih ediyorlar…

Yan hikayeleri, tarihsel arka planı, oyunculukları, finali ve müzikleriyle başyapıt niteliğinde olan bu eser, bizlere hiçbir koşulda yenilmeyen tek komutanın direniş olduğunu bir kez daha gösteriyor…

İyi Seyirler…

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode