7
DAYANIŞMA KONSERİNE DAİR
Geçtiğimiz günlerde dayanışma konserimizi gerçekleştirdik. Sizlerle konser sürecini paylaşmak isteriz. Nuriye ve Semih’in hayaliydi konser yapmak. Binler olup, hep birlikte türküler marşlar söyleyip, omuz omuza halay çekme hayalini kurduk. Bu hayallerini gerçekleştirmek boynumuzun borcuydu. Bu hayallerini onlarla birlikte de gerçekleştireceğiz elbette. Ama istedik ki onların açlıkların 102. gününde açlıklarına ses verelim. Böylelikle konser maceramız başladı. Aslında konserimizi geçen hafta ODTÜ Vişnelik’te yapmak istedik. Vişnelik yer için bir kurumun başvurucu olması gerektiğini söyledi. Bir kaç kurum aracı olacağını söylemiş ama sonrasında geri çekildi. Ve biz de çok daha fazla zaman kaybetmeden alternatif yer bulma çabasına girdik. Çankaya belediyesine ait Ahmet Taner Kışlalı Spor Salonu için görüşmeye gittik, yer talep ettik. Ama bize yer vermek istemediler. Defalarca kapılarına gitmemiz sonucunda ancak Perşembe sabahı evet cevabını verdiler. İki seçeneğimiz vardı ya sonraki haftaya erteleyecektik ya da 3 gün içinde konser yapacaktık. Belki normal bir zamanda olsaydı zamanın önemi olmayabilirdi ama işin içinde yüzlü günleri geçmiş bir açlık grevleriyle Nuriye’miz ve Semih’imiz vardı. Bizim için 7 gün 1 hafta belki rakamdı ama Nuriye ve Semih’ in hücre hücre eriyen bedenleriydi. Ve onlar için yapma kararı aldık. Yüksel direnişine destek olan emek harcayan dostlarımızla kafa kafaya verdik. Çok az insanla çok iş yapmak zorundaydık. Konserin bütün işinde emeği olan, küçük iş büyük demeden gecelerini gündüzlerine katan dostlarımızla kollarımızı sıvadık. Hızlandırılmış bir konser olacaktı belki ama yapmalıydık her koşulda. Yerin net olmaması konsere destek verecek sanatçı dostlarımıza ulaşmada engel oldu. Ve konsere üç gün kala koşulların zorlayan uygun olan sanatçılarımız Nuriye ve Semih’in sesine ses olmak için geldiler. Varolsunlar… Dostlarımız Nuriye ve Semih için gecesini gündüzüne kattı. Çok heyecanlıydık, konserin her anını Nuriye ve Semih’e anlatacaktık. Birçok imkansızlıklar, sorunlara rağmen konserimizi 700 kişiyle gerçekleştirdik. Her anı dayanışma, her anı eylem olan bir konser geçirdik. Yüksel direnişçileri yüzlerce insanın önünde bir kez daha direnişi haykırdılar, zafer çağrısı yaptılar. Düzce’de ekmeği onuru için direnen Mimar Alev Şahin dayanışma gecemizde de yalnız bırakmadı bizleri. Mehmet Özer güzel sunumuyla, şiirleriyle konserin coşkusuna coşku kattı. Sanatçı dostlarımız Hüsnü Arkan, Hüseyin Turan ve Grup Tersname şarkılarıyla, türküleriyle, direnişe dair güzel temennileriyle desteklerini sundular. Kamu Emekçileri Cephesi adına söz alan öğretmen arkadaşımız süreci ve direnişi anlattı. Yerel sanatçı Yusuf Gül türküleriyle umudu haykırırken, destek olma çağrısını yineledi. FOSEM’in hazırladığı direniş belgeseli izlendi, Nuriye ve Semih’in gülen yüzleri konser salonunda coşkuyla, sloganlarla karşılandı. Yüzlerce kişiyle halaylar kuruldu. Nuriye ve Semih’in sesine ses olmak için gelen bütün dostlarımıza teşekkür ediyoruz. Bizleri bugün de yalnız bırakmadılar.
Biliyorduk kimse ünlü bir sanatçı göreyim, biraz türkü dinleyeyim diye gelmedi oraya. Herkes Nuriye ve Semih’le atan yüreklerini alıp gelmişti. Nuriye ve Semih için oradaydı. Hep birlikte söyledik türkülerimizi, hep birlikte kurduk halaylarımızı. Belki binler olamadık ama yüzlerle de olsa hep birlikte tüm coşkumuzla haykırdık sloganlarımızı. Sesimizin duvarları aşıp Nuriye ve Semih’e ulaştığını düşünüyoruz. Ayrı olsak da aynı göğün altındaydık. Onlar da eşlik etmişlerdir türkülerimize buna eminiz. İşte bu konser maceramızın hikayesi böyle. Evet, yine konser yapacağız. Bu sefer çok daha kalabalık olacak. Zafer halayları çekeceğiz hep birlikte. Bu inançla tekrar konserimize gelen tüm direniş dostlarımıza bu gece bizi yalnız bırakmayan sanatçı dostlarımıza teşekkür ediyoruz. Yeni konserlerde, Nuriye ve Semih’i aldığımız, zaferi kutladığımız gecelerde buluşmak umuduyla…
EMEKÇİYİZ HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ!
KAMU EMEKÇİLERİ CEPHESİ
