Direniş Meclisinin Kimlik Hakları Direnişinin 205. Haftasında Bir Kez Daha Leverkusen Yabancılar Dairesi Önündeydik
Geçtiğimiz Pazartesi günü satta:14:00-15:00 arsında her pazartesi olduğu gibi bir kez daha Leverkusen Yabancılar Dairesi önündeydik.
Kimlik haklarımızı ve düşünce özgürlüğümüzü savunmaya devam ettik.
Bu haftaki direniş ayrıca, Faruk Ereren hakkında İdari Mahkemenin Gerekçeli Kararında ortaya koyduğu ve tamamen düşünce özgürlüğünü hedefleyen değerlendirmesi nedeniyle daha bir anlamlıydı.
Köln İdari Mahkemesi açıkça gerekçeli kararında, Faruk Ereren’ in haksız ve adaletsiz bir şekilde yargılandığı Düsseldorf Yüksek Eyalet Mahkemesi’nde 2009′ da yaptığı ilk savunmasını esas almıştı. Yani 13 sene önce yapılan ve tamamen düşünce özgürlüğü çerçevesinde dile getirilen cümleler, üzerinden en az 5 mahkeme geçmesine rağmen ve 2015 yılında bizzat buna rağmen iltica mahkemesinin O’na iltica hakkı tanımasına rağmen, şimdi iltica hakkının gasp edilmesinin gerekçesi sayılıyordu.
Bu savunmada Faruk Ereren DHKP-C üyesi suçlamasına karşı aynen şunları dile getirmişti: ”Ben DHKP-C üyesi değilim. Ama DHKP-C hakkında savcılar gibi de düşünmek zorunda değilim. DHKP-C bana göre bir halk hareketidir. Devrimcidir. Marksist-Leninist’tir”
İşte şimdi Faruk Ereren’in Alman halkı için tehlikeli kişi ilan edilmesi ve iltica hakkının gasp edilmesinin gerekçesi haline getirilen buydu. Alenen denilmekteydi ki; hiç kimse Alman savcılarından farklı düşünemez. Onlar gibi düşünmezsen bu ülkede yaşayamazsın!
Bu nedenle bu direniş gününde halka bunu anlatma gayretinde bulunuldu…
Ayrıca ”Neden Buradayız” başlıklı Almanca ve Türkçe bildiriden 300’e yakını halka ve esnaflara dağıtıldı.
Bir başka nokta bu direnişin artık daha geniş çevrenin ilgisini çekmeye başladığının görülmesiydi…
Emperyalizmin Hak Gasplarına Karşı Direneceğiz!
Devrimcilik Yapmak Suç Değil Görevdir!
Almanya Direnişçiler Meclisi
