2
Evlatlarımız 10 Temmuz’dan itibaren hapishanelerde kitap okuma hakkını ve sohbet hakkını savunmak için genel direnişe başladılar. Evlatlarımız genel direnişlerini AKP hükümeti ile darbeciler arasındaki çatışmanın darbe girişimi ve OHAL uygulamasına dönüşmesinden önce ilan etmişlerdir.
Hapishanelerdeki saldırılara ek olarak ülkenin tamamında OHAL uygulamalarının başlamasıyla hapishanelerdeki ve tüm halka yapılan faşist saldırılar resmiyet kazandı ve saldırılar artarak devam ediyor.Karşı devrimci güçlerin arasındaki çatışmanın boyutu oligarşinin yönetememe krizinin derinleştiğini gösteriyor. OHAL bahane edilerek halka yönelik hak gaspları ve saldırılar artmıştır.Gözaltı süresinin otuz güne kadar uzatılması,tutsakların avukatlarıyla ve ziyaretçileriyle görüşmelerinin sınırlandırılması,telefon hakkının 15 günde bire indirilmesi,kitap ve dergilerin verilmemesi,tedavi haklarının engellenmesi,keyfi sevk ve sürgünler bu saldırılara örnektir.
OHAL uygulamalarıyla hapishanelerde saldırılar artıyor.Devrimci tutsakların direnişleri de büyüyerek devam ediyor. Özgür tutsak evlatlarımızın ziyaret hakkını engellemeye kalkıp, telefon iletişimlerini kesmeye çalışıyorlar, keyfi sevk ve sürgünlere maruz kaldılar evlatlarımız. Sincan F tipinden Tekirdağ 2 Nolu F tipine,Bolu F Tipinden Edirne F tipine,Kırıklar 1 Nolu F Tipinden Edirne F tipine ve Bakırköy Kadın Hapishanesinden Silivri 9 Nolu Hapishanesine sürgünler gerçekleşti.Tüm hapishanelerde OHAL bahane edilerek avukat görüşleri yapılamadı,telefonla iletişim hakları engellendi,ziyaret hakları engellendi ve son olarak muhalif yayınların hapishanelere sokulmasını engellemeye çalışıyorlar. OHAL kapsamında evlatlarımızın haftalık 10 dakikalık telefon görüşme hakkı gasp edildi. Arkadaş görüşçüleri görüşlere giremiyor.
OHAL’i fırsat bilen Edirne Hapishanesi Sadık Çelik’e yatırılan Yaşar Kemal’in kitabını dahi kabul etmiyor,
OHAL’i fırsat bilen Silivri 9 No’lu Hapishanesi avukatlara görüş saati belirlemeye çalışıyor,
OHAL’i fırsat bilen hapishane idareleri sohbet hakkını uygulamıyor…
OHAL’i fırsat bilen Amasya Hapishanesi slogan attıkları gerekçesiyle tutsakları linç ediyor, Rıza Şahin’i sakatlıyor. Sincan’dan sürgün edilen evlatlarımızın hiçbirinin eşyası getirilmediği gibi hapishane idaresi bir de pişkince “biz getiremeyiz, siz gidip alın” diyor.
AKP’nin demokrasi anlayışı işte budur, sözde Fethullahçılar için çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler devrimciler üzerinde uygulanıyor. Bakırköy hapishanesinden işkenceyle Silivri’ye sürgün edilen evlatlarımız tek kişilik tecrit hücrelerinde tutuluyorlar. Tamamen yasadışı bu uygulamanın tek dayanağı hapishanede yer olmayışı. Özgür tutsak Sultan Işıklı ve Umut Şener havalandırması dahi olmayan tabutluklarda kalıyorlar. Hasta tutsaklar Mesude Pehlivan ve Aysu Baykal’ın ilaçları verilmediği gibi tedavi hakları da gaspediliyor. Bütün bu gelişmeler bize gösteriyor ki AKP’nin demokrasi bayramı yalandan ibarettir, OHAL yasalarıyla baskıyı daha da artırmakta direne direne kazandığımız haklarımızı gaspetmektedir.
Hapishanelerde yaşanan hak ihlallerini ve anti demokratik uygulamaları teşhir etmek için yapmak istediğimiz basın açıklmasına dahi keyfi olarak izin verilmemektedir. Geçen hafta burada yapmak istediğimiz basın açıklaması valilik tarafından yasaklanmış, 3 TAYAD’lı gözaltına alınmıştır.
Biz TAYAD’lı Aileler bu hak gasplarına karşı demokratik mevzilerimizi savunmaya devam edeceğiz. Evlatlarımıza gelince, onlar da AKP hükümetinin devrimcileri teslim almaya yönelik tüm bu saldırılarına hücreleri direnişin ateşi ile yakarak cevap veriyor. Hücrelerden hücreye,hapishaneden hapishaneye direniş ateşi yayılıyor. Ne biz ne de evlatlarımız OHAL’e teslim olmayacağız, tecriti kıracağız. Önümüzdeki hafta tüm bu yaşananlarla ilgili olarak Adalet Bakanlığı önünde olacağız. Hapishane önlerinde olacağız, meydanlarda olacağız.
KAHROLSUN FAŞİZM YAŞASIN MÜCADELEMİZ!
ANALARIN ÖFKESİ KATİLLERİ BOĞACAK!
TECRİT İŞKENCEDİR TECRİTE SON!
DEVRİMCİ TUTSAKLAR ONURUMUZDUR!
TAYAD’LI AİLELER
