Yunanistan Halk Cephesi Sintagma Meydanı’nda Adil Yargılanma Talebiyle Oturma Eylemine Başladı.
Türkiyeli devrimciler, 2019 yılında Halkida’da yaz kampı sırasında bir polis baskını yaşadılar. Polisin saldırısı ve işkencesine karşı direnme suçlamalarıyla karşılaştılar. Ve kendilerine hiçbir tebligat yapılmadan, avukatlarının ve kendilerinin savunmaları alınmadan 3 yıl 9 ay hapis cezası aldılar.
Adil yargılanmadıkları için yine Halkida Mahkemesine bir itirazda bulundular. İtirazları mahkeme tarafından hiçbir şekilde dinlenilmeden reddedildi. Bu devrimcilerden Şadi Naci Özpolat ve Halil Demir yoldan, bulundukları kurumların önünde tek tek gözaltına alındılar ve tutuklandılar.
Türkiyeli devrimciler, polis terörü, devlet baskısı, işkenceler ve yasaları yok sayan mahkemelerin uygulamalarıyla karşı karşıyalar.
Halkida mahkemesinin normalde “hafif suç” kapsamında verdiği bu cezanın Türkiyeli 11 devrimcinin 5 ARALIK’DA olan Yargıtay Mahkemesinin hemen öncesinde yaşanması tesadüf değildir.
Yunan Devleti, Türkiye faşizmi ile iş birliği yaparak, Türkiyeli Devrimcilerin yüksek hapis cezalarıyla yargılandıkları YARGITAY MAHKEMESİ SÜRECİNE, bir başka cezadan tutuklu olarak girmelerini sağlamaya çalışıyor.
Yani Halkida Mahkemesinden Aldıkları Cezalar, 5 Aralık’taki Yargıtay Mahkemesi İçin Kurulan Bir Tuzaktır.
Türkiye ve Yunan devletleri iş birliği yaparak, emperyalizme ve faşizme karşı mücadele eden Türkiyeli devrimcileri teslim almaya çalışıyorlar.
Yüksek hapis cezaları ile onlara boyun eğdirmeye çalışıyorlar, bunu başaramayacaklar!
Emperyalizme ve faşizme karşı verdiğimiz mücadeleyi engelleyemeyecekler!
Halkida davasında adil bir yargılama yapılmamıştır.
Tatil kampında hiçbir gerekçe olmadan gelip devrimcilere saldırmak, onları terörize etmeye çalışmak bir saldırı politikasının parçasıdır.
Halkida polisi daha sonra mahkeme tutanaklarına geçen şu ifadeyi kullanmıştır: “Anti-terör dairesi bizleri kullandılar” demiştir.
Türkiyeli devrimcilere hiçbir savunma hakkı tanınmamıştır. Kendilerinin ve avukatlarının savunmaları alınmamıştır.
Devrimcilerin kaldıkları adresler belli olmasına rağmen mahkeme kararları kendilerine tebliğ edilmemiştir.
Bu duruma itiraz eden devrimcilerin itirazları reddedilmiştir. Yunanistan’da bugüne kadar politik tutsaklar “hafif suç” kapsamında aldıkları cezalar nedeniyle tutuklanmamışlardır.
Bu saldırılar Nea Demokratia Hükümeti ve AKP faşizminin hangi anlaşmasının sonucudur…
Biz Halk Cepheliler olarak bu saldırılara karşı direneceğimizi bir kez daha duyuruyoruz.
Hem hukuki yollarla hem de meşru direniş biçimleriyle bu saldırılara karşı direneceğiz. Pazartesi, Salı, Çarşamba ve Perşembe günleri Atina Sintagma Meydanında Meclisin karşında direnişteyiz.
28 Kasım Salı günü ilk oturma eylemimize başladık. Saat 12:00’da ilk oturma eylemimizi gerçekleştirdik. Bir saat süren oturma eyleminde yaklaşık olarak 200 adet bildiri dağıtımı yaptık. Oradan geçen halktan insanlara neden direndiğimizi, Türkiyeli devrimcilerin yaşamış olduğu hukuksuzlukları, haksız yargılamaları anlattı. Atina’da turist olarak bulunan bir Türkiyeli neden direndiğimizi sordu. Yunanistan’da yaşadığımız hukuk terörünü anlattık, bu baskılara teslim olmamak için direniyoruz dedik.
Bizler Yunanistan Halk Cephesi olarak arkadaşlarımıza uygulanan bu keyfiliğe adaletsizliğe teslim olmayacağız. Bu adaletsiz kararlar geri alınana kadar direneceğiz
Devrimcilik Yapmak Suç Değil Görevdir!
Kahrolsun Faşizm Yaşasın Mücadelemiz!
Halkız Haklıyız Kazanacağız!
Yunanistan Halk Cephesi

