2
30Eylül Pazar Günü Pir Sultan Kültür Merkezinde Yapacağımız Aşure’mizi Hakikat Direnişçileri Olan Armutlu Cemevi Ve Halkın Avukatları İçin Yapılacaktır.
Gelin Canlar Bir Olalım!
Alevi Tarihinin Büyük Direnişi Kerbala, Bizim Tarihimiz ve Bugünümüzdür…
21 Eylül -3 Ekim günlerinde bir kez daha Kerbela direnişini Anma ve Şehitlerin Matemini tutma günlerindeyiz. Kerbela’dan bugüne 1338 yıl geçti. Ama 1338 yıldır Kerbela ateşi sönmedi.
KERBELA ruhu ölmedi.
Çünkü, KERBELA’dan Yüksel’e MAĞDUR VE MAZLUMUN, SÖMÜRÜCÜ VE ZALİMLERE KARŞI MÜCADELESİ DEVAM EDİYOR…
KERBELA, ne bir, ”FACİA”dır; Ne de sadece ağlanacak bir MATEM günüdür. KERBELA yaşatılması ve hedefine ulaştırılması gereken direniş ve isyan geleneğinin en onurlu parçalarından biridir.
KERBELA herşeyden önce, sömürücü ve zalimlere karşı, büyük kutsal bir isyanın ve direnişin adıdır.
ALEVİ SUNNİ TÜM HALKIMIZ,
Kerbela gerçeği: hak ile batılın, iyi ile kötünün, aydınlık ile karanlığın, sömürücü ve zalimle mağdur ve mazlumun arasındaki mücadeleden başka bir şey değildir.
Bunlarin arasına, İmam Hüseyin tarafından çölün ortasında kılıçla çekilen çizgi gibi keskin ve yalın çizgi çekmektir. Çizginin bir tarafı DÜŞMAN, diğer tarafı DOST’tur. Bu nedenle Kerbela direnişi, sadece Alevilerin değil, bütün ezilen sömürülen halkların direnişidir.
Yoldaşlar, Canlar;
Günümüz Muaviye ve Yezitlerinin zulmü iyice azgınlaşmıştır. İşini, Ekmeğini isteyenlere bile azgınca saldırmaktadır. Faşist devletin en alçak ve kanlı iktidarı olan AKP Hükümeti, gemi iyice azıya aldı. Ülkemiz adete işkence ve katliamlar diyarı haline getirildi.
Kendi meclislerini bile devre dışı bıraktılar.
Her şey kanlı diktatörün iki dudağı arasından çıkacak Kanun Hükmünde Kararnamelere bağlandı. Olağan Üstü Hal adı altında ülkemizde açık faşist bir diktatörlük uygulanıyor
Küçük Armutlu Cemevi’nin, AKP’nin polisi tarafından basılıp, koridorlarına işenip, duvarlarına küfür yazılmasının ardından Zeynep Yıldırım, adını aldığı Zeynep Ana gibi dedi denmesi gerekeni. Sakınmadı sözünü, yutmadı söylenmesi gerekeni. Dilsiz şeytanlardan olmayı tercih etmedi. Çıkıp AKP faşizminin karşısına inancını, ibadethanesini, değerlerini savundu, faşizmin ahlaksızlığını teşhir etti.
YEZİD NEDEN KERBELA’DA KANIMIZI DÖKTÜYSE, YEZİD SOYLULAR DA CEMEVİMİZE O NEDENLE İŞEMEKTEDİR?
AKP polisi NEDEN Cemevi’ne ağır silahlarıyla baskın düzenler? AKP polisi NEDEN Cemevi’ne işer? AKP polisi NEDEN Cemevi’nin duvarına küfür yazar? Bu sorunun cevabı geçmişten bu yana bellidir.
Amaç, Cemevi’ni ve Alevi değerlerini aşağılayarak yok saymaktır: “Orası sizin ibadethaneniz olabilir; ama benim için orası içine işenecek yerdir” demeye getiriyorlar. Aşağılıyor ve yok sayıyor. Bu sadece kendini bilmez bir polisin ahlaksızlığı değil, Alevi düşmanı AKP politikasının sonucudur.
Bugün Kezban Ana’yı sahiplenmek Aleviler açısından zorunlu bir görevdir. Çünkü, haksızlık karşısında eğilmeyi şerefsizlik sayan bir geleneğe sahip olmak demektir Alevilik. Böyle olduğu içindir ki, AKP faşizminin zulmü karşısında susmak, Yezid’i desteklemektir. Bakın, ne yapılması gerektiğinin ölçüsünü nasıl da tarihsel olarak ortaya koymuş Hz. Ali; “… Haksızlık karşısında eğilmeyiniz. Çünkü hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz.”
Bugün bu çağrıyı dile getiren 80 yaşında Kezban Ana’dır. Öncelikle Alevi örgütleri bu çağrının gereğini yapmak zorundadırlar. Değilse tavırları Kufe halkının ikiyüzlü tavrından başka bir şey olmayacaktır.
YEZİDLİK VARSA, KARŞISINDA HÜSEYİN OLMAK DA TARİHİN KANUNUDUR Karşınızda Yezid varsa ya Hüseyin ve Zeynep olacaksınız ya da Küfeliler gibi rezilliği tercih edeceksiniz. Tarihin hiçbir döneminde bunun arası ortası olmamıştır. “HAKSIZLIK KARŞISINDA EĞİLMEYİNİZ, ÇÜNKÜ…”Nerede bir zulüm varsa, tam orada Hüseyni makamında konuşan evlad-ı Kerbelayız biz. Ve zulüm, kan döktüğü her nerede zafer kazandığı iddiasındaysa, orada Zeynep diliyle haykırırız haklının ve hakikatin yenilmezliğini. Kah Pir Sultan’ız darağacında, kah derisi yüzülmüş Nesimi’yiz hayatın ortasında. Yanıp yakılmışız asırlardan bu yana ve fakat yakıştırmamışız dilsiz şeytan olmayı aslımıza. İlle kavga demişiz, Yezid soyluların zulmüne karşı ille kavga… Vermişiz de şu kuşça canımızı, eğmemişiz haksızlığa şu kızıl başımızı. Asırlar geçmiş; ama biz vazgeçmemişiz haklılığımızdan ve günü gelip suskunluk kaplayınca ortalığı, biz Kezban Ana olup haykırmışız hakikati.
KERBELA’yı Hayatın İçinde Anlamak…
GÜNÜMÜZ MÜAVİYELERİNE KARŞI Nuriye ve Semih’in başlattığ ve büğün 700. gününe giren YÜKSEL direnişi devam ediyor.
Faşizm, Küçükarmutlu’yu ve Yoksul Mahalleleri,
Devlet Terörü ve Yozlaşmayla Teslim Almak İstiyor.
Faşizm, Küçükarmutlu’da Dilek Doğan’ı katletti. Yılmaz Öztürk’ü katletti. Daha iki ay önce, 19 Temmuz’da Armutlu Cemevi, Halkın Mühendis Mimarları’nın Bürosu ve Sevgi Erdoğan Vefa Evi, AKP’nin faşist polisi tarafından basıldı. Faşist polis Cemevi’nin duvarına işedi! Cemevi Başkanı Zeynep Yıldırım tutuklandı.
Ve şimdi bir kez daha kana boyandı Küçükarmutlu…
AKP’nin işkenceci katil polisleri, 13 Eylül Perşembe günü sabaha karşı 3 sularında, Uyuşturucuya Karşı Mücadele Eden İBRAHİM DEVRİM TOP’u, Armutlu’da Kaldığı Evde Polis Kurşunuyla Katletti.
ÇÜNKÜ: Uyuşturucunun Ve Mafyanın Arkasında AKP, Karşısında Halk Çocukları Var. Faşizm, Küçükarmutlu’yu ve Yoksul Mahalleleri, Devlet Terörü ve Yozlaşmayla Teslim Almak İstiyor.
Halkın Hukuk Bürosu’nun 18 avukatı 12 Eylül günü, yani faşist darbenin 38. yıl dönümünde gözaltına alındı.
Tek suçları, işleri ve onurları için direnen ve direnişten dolayı tutuklanan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın SOMA, Roboski katliam davalarının savunmasını yapmaktı.
Halktan yana kültür ve sanatın öncülüğünü yapan Grup Yorum’un 10 üyesi de bu saldırı dalgasından payını aldı. İşkencelerden geçirilerek tutuklandı. 6 üyesi başına ödül konularak arananlar listesine alındı!
Devrimci sanatçılar konserleri ve şarkılarıyla on binleri, milyonları faşizme ve emperyalizme karşı bir araya getirip, halkın sanatını yaptıkları için suçlanıyorlar. Kerbela’dan günümüze sömürücü ve zalimlere karşı süren direnişin ve mücadelenin son öncüleri onlardır.
KISACASI : KERBELA BİZİZ… BİZ KERBELAYIZ…
Dersim’de Maraş’ta , Çorum’da, Malatya’da, Sivas’da, SURİYE’de ve bütün katliamlara Alevi halkının en önünde direnenlerin soyundan geliyoruz.
Biz Kürt-Türk, Alevi-Sunni, Hiristiyan… her milliyetten ve her inançtan Anadolu halklarının, sömürücü ve zalimlere karşı birlikte mücadelesini savunanlardanız.
Sadece ülkemizde değil, tüm Ortadoğu ve Dünya halklarının acılarını kendi acısı, sorunlarını kendi sorunu ve mücadelelerini kendi mücadelesi olarak görüyoruz…
Faşizme ve Emperyalizme karşı her direnişte KERBELA ruhu ile haraket edenleriz.
Şimdi tüm halk güçleri olarak onların arkasında durma zamanıdır.
Şimdi Halk Meclislerinde birleşerek, direnenlerden yana saf olmak zamanıdır.
Bu nedenle tarihte olduğu gibi günümüzde de Kerbela ateşini yüreğimizde taşımak, Kerbela’nın ruhunu kuşanmak zorundayız.
Kerbala Ruhu: hak ve hakikat yolcusu olmaktır.
Hak ve Hakikat yolcusunun menzilinde Rıza Şehri vardır. Bu yolda birbirimize yoldaş olmaktır. Bu yolda; Birlik olmak, İri olmak, Diri Olmaktır.
Bu birliğimizin yüce sembolü KIRKLAR MECLİSİ’ni ete kemiğe büründürmektir.
Bütün bunların başarmak; sevdasıyla Semah döner gibi yanıp tutuşmaktır.
Bütün bunları başarmanın yolu; HALK MECLİSLERİ’ni örgütlemekten geçmektedir.
O halde günümüzün hak ve hakikat yolcusu olmak, devrim ve Sosyalizm yolunun yolcusu olmaktır.
Kerbela’yı Anma ve Şehitlerin matemlerini tutma günlerimizde, tüm Canların, tuttuğu oruç makbul olsun.
Tutulan matem, yüreklerdeki DİRENİŞ ATEŞİNİ HARLASIN… diyoruz.
KAHROLSUN FAŞİZM VE EMPERYALİZM!
YAŞASIN HALKLARIN KARDEŞLİĞİ!
Kahrolsun Muaviye ve Yezidin Soyu Sömürücü ve Zalimler!
Her Yer Kerbela, Her Yer Yüksel!
Hak ve Hakikat Yolunda İmam Hüseyin’in Direnme Ruhu Cümlemize Örnek Olsun!
Aleviyiz Haklıyız Kazanacağız!
Pir Sultan Kültür Merkezi
1B SHRUBBERY ROAD. EDMONTON
LONDON, NG 0PA
T: 020 8887 8988
