8
Yüksel Direnişi 289 gününde devam ederken Nuriye ve Semih’in direnişi de bugün 169 günü geride bırakıyor.
Geceli gündüzlü açık olan çadırımız, dağıtılan bildirilerle, ziyarete gelen Yoldaşlarımız, dostlarımız Semih ve Nuriye’nin durumunu ve
Türkiye’deki gelişmeler üzerine sohbetler yapılıyor, gecenin geç saatlerine kadar sohbete devam ediliyor.
Türkiye’ye gidip gelenler izlenimlerini bizimle paylaşıyorlar.
Çadır nöbetimizde sabah erkenden işe gidenlerin bir koşturma içinde olduklarına tanıklık ediyoruz.
Görüyoruz ki dünyanın her yerinde sistem aynı. En ağır işlerde çalışan yine emekçi halkımızdır.
İsviçre’nin en kalabalık yerinde bulunan çadırımız burada birçok şeye tanıklık yapıyor.
Kapitalizmin en yoğun yaşandığı çok daha açık olarak görülen bu ülkede, yozlaşma ve çürümenin de en çok yaşandığı bir ülkedir.
Nuriye ve Semih Öğretmenlerimiz gülen yüzleriyle her sabah işe gidenleri ve her akşam eve dönenlere açlıklarıyla birşeyler anlatmaya devam ediyorlar.
Avrupalı halkımız bu kadar uzun direnişin olmasına pek akıl erdirmese de direnişin 169. de devam ettiğini anlatıyoruz.
Dünyanın her yerinde direnen halkların söyleyecek sözleri aynıdır. Biz direnirsek kazanırız.
Direnen Emekçiler Kazanacak.
Nuriye ve Semih ONURUMUZDUR.
Yaşasın Açlık Grevi Direnişimiz.
İsviçre Halk Cephesi
İsviçre TAYAD Komite
