7
14 Eylül tarihinde açlık grevinin 190. Gününde Ankara’da mahkemeleri gerçekleşecek.
DERHAL SERBEST BIRAKILSINLAR VE TALEPLERİ KABUL EDİLSİN!
DAYANIŞMA HALKLARIN SİLAHIDIR!
13 Eylül saat 18.30 da Türkiye Büyükelçiliği’ne yürüyüşe çağırıyoruz.
AÇLIK GREVCİ EĞİTİMCİLER NURİYE GÜLMEN VE SEMİH ÖZAKÇA DERHAL SERBEST BIRAKILSIN!
2016 Temmuz’un da gerçekleşen darbe girişiminin ardından Türkiye’de OHAL koşulları sürmektedir. Faşist Erdoğan iktidarının direnen herkese karşı açtığı savaş her geçen gün yoğunlaşarak sürmektedir. Devrimci örgütlere yönelik sürekli operasyonlar, tutuklamalar, sokağa çıkma yasakları, işkenceler, katliamlar Türk ve Kürt devrimcilerin yaşadıkları gerçekliği ortaya koymaktadır. Erdoğan, Gülencilik gerekçesine dayanarak, Türk devleti içinde bir dizi temizlik harekatına yöneldi. Hedefine sadece devrimcileri almadı onun dışında da ilericilerine yöneldi. Gazeteciler, kamu çalışanları, eğitimciler de hedef tahtasındaydı. Kamuya açık olarak Erdoğan’ın yaratmak istediği korkulara karşı her kim itirazını dile getirirse hedef tahtasında oldu. Bu süreçte 100 binden fazla kamu çalışanı işten çıkartıldı ve 42 bine yakın kişi tutuklandı. Devrimcilerden, Erdoğan’a karşı sosyal medyada yorumlar paylaşana kadar geniş yelpaze de bir kesim bu saldırıların muhatabı oldu.
Bu ortam içinde işten çıkartılan öğretim üyesi Nuriye Gülmen, Ankara’da işten çıkartılmalara karşı uzun sürece yayılan bir direnişe başladı. O’nu yıldırmaya yönelik polisin tüm saldırılarına ve gözaltılara rağmen ‘’işimizi geri istiyoruz”, ‘’OHAL’E HAYIR’’sloganının tüm Türkiye’de duyulmasını başardı. Aynı mücadeleye öğretmen Semih Özakça’da katıldı ve birlikte 9 Mart 2017 tarihinde açlık grevine başladı. Haklı bir o kadar da kararlı mücadeleleri Türkiye’nin birçok şehri ve mahallesine ulaştığı gibi diğer ülkelerde de yankılandı ve Türkiye’deki işten çıkartılan birçok emekçi kesimin birleşimini sağladı. 22 Mayıs tarihinde açlık grevlerinin 76. Gününde antiterör tarafından gözaltına alındılar ve ertesi gün tutuklandılar. Tutuklanma gerekçeleri savcının ifadesiyle direnişlerinin ölüm orucuna yada yeni bir gezi yada 2010’daki Tekel işçilerinin direnişi gibi bir direnişe dönüşme ihtimali ve terör örgütüne üye olup propagandasını yapmak. Artık hapiste uzun süreli bir açlık grevinin ardından sağlıklarının kritik bir aşamaya gelmesi sözkonusu. Onlar faşist AKP iktidarına karşı taleplerinin yerine getirilmesi talebiyle direnişlerini sürdürüyorlar.
Açlık grevlerinin 190. Gününde Ankara’da mahkemeye çıkartılacaklar. Biz kendi cephemizden kendilerine enternasyonal dayanışmamızı iletiyor ve bu sert ve haklı mücadelelerinde yanlarında olduğumuzu ifade ediyoruz. Onlar küçük çocukları bile katleden , kendisiyle farklı düşünenlerin sürekli tutuklandığı işkencelerden geçtiği bir sisteme karşı mücadele ediyorlar.
Nuriye ve Semih ve faşizme karşı mücadele de hayatlarını veren tüm devrimciler bu eşitsiz ve adaletsiz sisteme karşı direnişin aydınlık sembollerini oluşturuyorlar.
Yunanistan Sınıfsal Taarruz
