Boğaziçi Üniversitesinde aralık ayından beri süren bir direniş var. Bu direniş, faşist AKP tarafından atanan Melih Bulu’nun rektörlüğüne karşı ‘Kayyum Rektör İstemiyoruz’ sloganıyla başladı ve artık bütün ülkeye yayılmaya başladı. Amaç rektörün seçimlerle belirlenmesi, yani öğrencilerin iradesinin esas alınması olsa da bu meşru ve haklı talebe dahi AKP faşizminin tahammülü yoktur. Öğrencileri yerlerde sürüklüyor, tekmeliyor, gaz fişekleriyle saldırıyor, gece yarısı evleri basıp talan ediyor, ters kelepçe ile gözaltına alıyor.
AKP’nin ve eli kanlı polislerinin direnişe saldırma nedeni, yeni Haziran ayaklanmalardan olan korkusudur. Bu korkuyu defalarca dile getirdiler. Bu korkuyu Yüksel Direnişçileri Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’yı tutukladıklarında da, Grup Yorum ve Halkın Hukuk Bürosu Avukatların ölüm orucu direnişine saldırdığında da dile getirdi. AKP; yönetememe krizini her gün artan baskılarla örtmeye çalışsa da, artan işsizlik, kadın cinayetleri, yoksulluk ve adaletsizlik karşısında halkın öfkesi de gün be gün artmaktadır. Bu öfkenin her an her yerde patlayabileceğini biliyorlar. O yüzden en ufak bir basın açıklamasına bile en ağır şekilde saldırıyorlar. Kadıköy’de, Ankara ve İzmir’de Boğaziçi direnişi ile dayanışma eylemlerine polis ve sivil faşistler ile saldırmaları, işkence uygulamaları da bundandır.
Ama bütün saldırılar ancak gençliğin ve halkın öfkesini arttırmaktadır. Üniversiteler gençliğin direniş mevzileridir. Tarih boyunca hep böyle olmuştur. O üniversiteler ne polis işbirlikçisi ÖGB’lerin Ne Rektörlerin Ne YÖK’ün, Ne Halk Düşmanı Polislerin, Nede AKP’nin! Üniversiteler gençliğindir, gençliğin kalacak. Hiçbir zaman faşizmin istediği bir gençlik olmadık, olmayacağız.
Bu topraklardan faşizmin cübbeli cellatları karşısında dik duran Deniz Gezmiş gibi öğrenciler geçti.
Bu topraklardan faşizmin karanlık hücrelerinde işkencede günlerce katledilen ama ser verip sır vermeyen İbrahim Kaypakkaya gibi öğrenciler geçti.
Bu topraklardan siper yoldaşlığı yükseltmek için Kızıldere’de direniş manifestosu yazan, ‘Biz buraya dönmeye değil ölmeye geldik’ diyen Mahir Çayan gibi öğrenciler geçti.
Bu geleneklere sahip vatanımızda hiçbir yozlaştırma, apolitikleştirme politikası gençliğin dinamiklerini yok edemeyecek.
İşte Boğaziçi. İşte İzmir’de, Ankara’da, Kadıköy’de cadde cadde direnen halkımız. İşte ‘Asla Boyun Eğmeyeceğiz!’ diye haykıran gençlik. Bu güç, bu öfke faşizmin sonunu getirecektir. Boğaziçi üniversitesi öğrencilerinin haklı ve meşru direnişlerini bulunduğumuz her yerde sahipleneceğiz. Boğaziçi öğrencilerinin kararlılıkla sürdürdükleri direnişlerinin yanındayız.
Boğaziçi Üniversite Öğrencileri Yalnız Değildir!
Kayyum Rektör Melih Bulu Boğaziçi’nden Defol!
Faşist AKP ve Halk Düşmanı Polis Defol, Üniversiteler Bizimdir!
Öğrenciyiz, Haklıyız, Kazanacağız!
