Almanya Anadolu Federasyonu artan ilgi ile karşılanan yozlaşma üzerine seminerlerine devam ediyor.
En son 11.12.2016 Pazar günü Alzey Pir Sultan Cem Evi’ nde verilen seminer, Cem Evi başkanının sunumundan sonra, izleyenler üzerinde burada da etki bırakan sinevizyon gösterimi ile başladı.
Semineri veren arkadaş ise konuşmalarına başlamadan önce herkesi devrim şehitleri için bir dakikalık saygı duruşuna çağırdı.
Saygı duruşu ardından,devrimciliğin önemi, devrimcilere duyulması gereken güven ve Anadolu devrimcilerinin bugünün dünyasında edindikleri saygın yer ve bundan duyulan onur üzerine kısa bir değerlendirme yaparak söze başladı. Bir örnekten hareketle bazıları devrimciyim deyince bunu diyen kişileri hafife alıyor, illa bir yazar-gazeteci gibi etiketler arıyor, oysa bugüne kadar yaptıkları değerlendirmelerde bu etiketlerle anılan küçük burjuva aydınları defalarca yanıldığı halde devrimciler bir kez olsun yanılmamıştır,bilgi birikimleri de onlardan defalarca kat fazladır ve en önemlisi gerçek, bilimsel ve doğru bilgilerdir. O nedenle onlardan daha çok devrimcilere kulak verelim. Devrimcilerimizin kıymetini bilelim, dedi.
Bundan sonra yozlaşmanın nedenleri, yaygınlığı ve çözüm yollarını örnekleri ile ve istatistikleri ile ortaya koydu. Alevi gelenekleri, değerleri ve tarihinin yozlaşmaya karşı mücadelenin önemine dikkat çekti. Bu tarih, gelenek ve değerlerin devrimcilikle doğrudan bağı olduğunu vurguladı. Bu nedenle eğer bu değerlere, geleneklere ve tarihe sahip çıkılacaksa ve onlardan gerekli dersler çıkartılıp geleceğe yönlenecekse bunun tek alternatifinin bugünün devrimcileri ile bütünleşmek ve birlik olmak olduğunu vurguladı. Kerbela ile 2000′ lerin büyük Ölüm Orucu direnişi, kırklar meclisi ile sosyalizm hedefi, Pir Sultan’ la Denizler, Mahirler arasında paralellikler kurarak ilerlediği konuşmasında; İnsan-ı Kamil olmak geçmişini ve geleceğini bilmekse, bütün bunları anlamak ve kavramaktır; İnsan-ı Kamil olmak, bilinçli insan olmaktır; bilinçli insan olmak, devrimci olmaktır dedi.
60 kişinin izlediği seminerin sonunda soru cevap bölümüne geçildi. Sorulardan biri biz gençlerimizle bağ kuramıyoruz, bizi dinlemiyor anlamıyorlar ne yapabiliriz? şeklindeydi. Bu soruya onların gençlerimizle bağ kurmasını sağlayın, Dev-Genç’lilerle bağ kurmalarını sağlayın, bizim bir sloganımız var: Gençleri Gençler Eğitsin, Gençleri Gençler Örgütlesin ve Yönetsin diye cevap verildi. O ara salonda bulunan Dev-Genç’ liler de söz alarak onlarla tanışmak istediklerini belirtip, örneğin önümüzde kış kampımız var onları oraya yollayabilirsiniz dedi.
Bir başka soru: Kürdistan sorununa niçin değinilmediği, bu soruna devrimcilerin nasıl baktığı idi. Buna karşı da: Devrimcilerin Kürt halkını kendi halkı olarak gördüğü, Kürt de biziz, Türk de biziz; Alevi de biziz, Sünni de biziz diye anlatıldı. Kürt egemenleri olan sömürücü ve zalimleri, yani faodalleri ve kürt burjuvalarını ise düşman olarak gördüğümüz, onların da zaten Türk egemenleri ile birleştikleri, Oligarşik yapı içinde birlikte her iki halka zulmettikleri, sömürdükleri, bu nedenle Türk Kürt, Alevi Sunni Bir Olsun Oligarşi Kahrolsun diyoruz dendi. Yoğun alkışla karşılanan bu cevap ardından da sorular gelmeye devam etti.
Seminer Cem Evi üyelerine sıcak ilgilerinden dolayı teşekkür ederek sonlandırıldı.
Cem Evi yöneticilerinin semineri verecek arkadaşı çiçekle karşılamaları ise ayrı bir güzellikti.
Alzey semineri inanıyoruz ki herkeste iz bırakan, güzel hatıralar bırakan bir seminer oldu.




