9
Türkiye’de başarısız darbe girişiminden sona AKP tarafından OHAL kapsamında uygulanan OHAL kanunları ve KHK’lar siyasi temizleme için bir araç oldu. Ve bu gerekçeyle hedefte olan gazeteciler avukatlar eğitimciler hükümete karşı komplo kurmak gerekçesiyle işlerinden atıldılar. Bu devletteki yapılanma ve siyasi tasfiye politikası tüm hükümet karşıtlarını komünist devrimci insanlardan sosyal medyada AKP hükümetine negatif bir yorum yapan insanlara kadar kapsadı. Türkiye devletindeki ki bu OHAL durumu bilenmiş planlanmış ki, KHK ve OHAL kanunlarıyla 90.000 kamu emekçisi kişi işinden atılıp, 50.000 kişide tutuklanmıştır. Nuriye Gülmen ve Semih Özakça işlerinden atılan iki eğitimci bu durumu protesto etmeye başlayarak meydanlarda OHAL kanunları kaldılrılsın,işlerimizi geri istiyoruz devletin yeni KHK’ları kaldırılsın yazan kartonlarla meydanlarda eylemlerine devam ettiler. Günden güne bu haklı eylemleri daha çok ses getirme ye ve destek almaya başlamış ve Türkiye halkı tarafından Kabul ve haklı görülmüştür. Ama bu eylemler Nuriye ve semih için yeterli değildi, ve 11 Mart’ta ‘ bu kişisel iş problem değil, bu hükümetin KHK ve OHAL kanunlarına baş kaldırış ‘ diyerek açlık grevine başladılar. Eylemleri o kadar büyümüş ve destek görmüşki açlık grevini 75 gününde tutuklandılar. Ve bugüne kadar eylemlerini Sincan Hapisanesi Hastanesinde devam ediyorlar ve Havalandırmasız ve tecrit koşullarıyla sonuna mücadele ediyorlar.
Yunanistan’da siyasi tutsaklarla dayanışma komitesi 8 Ağustostan’dan itibaren bir aylık süre ve dayanışma amaçlı Atina’da propilya meydanında çadır kurarak açlık grevi gerçekleştiriliyor.
Türkiye burjuva devleti tüm insanlık haklarını kaldırarak kendi hükümetine sabitleme amacında.
Toplu tutuklamalar ile sol örgütlerin herhangi bir toplumsal eylemi veya küçük bir eylemi bile yasaklıyorlar. Biz kendi açımızdan tüm emekçileri Nuriye ve Semih desteklemeye çağırıyoruz
Bu zor şartlarda mücadelelerine devam eden bu emekçilere enternasyonal dayanışmamışı sunuyoruz
