7
Ülkemizde faşizm giderek daha da azgınlaşıyor, halka daha vahşice saldırıyor. Bu saldırıları en pervasız şekilde gerçekleştiren bir katiller ordusu var. Özel harekât adı verilen; insanlıktan çıkmış, adam öldürmek için birbirleriyle yarışan, işkence yapmaktan zevk alan, artık insan demeye bile insanın dilinin varmadığı halk düşmanlarından oluşmuş bir ordu bu. 90’lı yıllarda da özellikle Kürt halkına yönelik yapmadıkları işkence, katliam, zulüm kalmayan bu çete, bugün ülkemizin dört bir yanında 7’den 70’e halkımızı katlediyor. Diğer taraftan faşizmin “adalet”i, evlatlarımızı katledenleri cezalandırmıyor, tutuklamıyor; hatta ödüllendiriyor.
21 Kasım 2004’te Uğur Kaymaz ve babası Ahmet Kaymaz, Mardin Kızıltepe’de evinin önünde özel harekat polislerinin açtığı ateş sonucunda katledildi. 12 yaşındaki çocuğa 13 kurşun sıkan katiller yargılanmadı.
24 Temmuz 2015’te Günay Özarslan, Bağcılar’da kaldığı evde bir gece yarısı özel harekât polisleri tarafından 15 kurşunla katledildi. Günay Özarslan’ın katilleri cezalandırılmadı.
18 Ekim 2015’te Dilek Doğan, Küçükarmutlu’da bir gece yarısı evini basan özel harekat polislerine “galoş giyin” dediği için Yüksel Moğultay tarafından katledildi. Katiller, “canlı bomba şüphesiyle vuruldu” diyerek yalan söylediler. Tüm kamera görüntüleri apaçık ortada olmasına rağmen katil Yüksel Moğultay, göstermelik bir ceza aldı.
6 Mayıs 2017’de Sıla Abalay, Küçükçekmece’de kaldığı evde özel harekat polisleri tarafından katledildi. Katiller, hemen ardından 18 yaşındaki Sıla için basına “DHKP-C’nin üst düzey sorumlusu ölü ele geçirildi” yalanlarını servis ettirdi, katliam delillerinin üstünü örtmek için evi mühürledi.
13 Haziran 2017’de TAYAD çalışanı İnanç Özkeskin, Kadıköy’de anne-babası ile birlikte 37 yıldır oturduğu evine gece yarısı giren özel harekat polisleri tarafından katledildi. Katiller, İnanç Özkeskin’in 80 yaşındaki annesini, 91 yaşındaki Alzheimer hastası babasını darp edip, dipçikle vurdu. İnanç Özkeskin için de “Süleyman Soylu’ya suikast yapacaktı”, “hücre evinde ölü ele geçirildi” yalanlarını basın aracılığıyla yaymaya çalıştılar. Katliamlarını örtmek için evi mühürlediler.
Bu ölüm mangalarının suçları bunlarla da sınırlı değil. Gecenin bir yarısı evlerimizi, kurumlarımızı, derneklerimizi basanlar, işkenceyle gözaltına alanlar, sokak ortasında katledenler, Sur’u, Cizre’yi, Silopi’yi harabeye çevirenler, toplu katliamlar yapan da onlar. Bu katliam çetesini aklamak için yakın zamanda ismi “Barışı Destekleme ve Koruma Misyonlarında Görev Yapan Personel” olarak değiştirildi. Tıpkı 19 Aralık Katliamı’na “Hayata Dönüş Operasyonu” dedikleri gibi…
Özel Harekat Birlikleri, faşizmin halka karşı açtığı savaşta halkın yaşam hakkını elinden almak için kurulmuş bir katliam timidir. Bu pervasızlığı yaratan; “polisimiz destan yazdı” diyen Recep Tayyip Erdoğan’dan, AKP iktidarıdır. Bu pervasızlığı yaratan; AKP eliyle tamamen paçavraya çevrilmiş, işlevsiz hale getirilmiş, burjuva muhalefeti bile adalet için sokaklara çıkarmış adaletsiz “yargı” sistemidir. Bu pervasızlığı yaratan; halkın tüm kesimlerinin sessizliği, sinmişliğidir. Eğer sinersek, sessiz kalırsak bu katiller yarın bizim de kapımıza dayanacaklardır. Buna engel olmak için, özel harekat birlikleri adı verilen ölüm mangalarının kaldırılması, lağvedilmesi için mücadeleyi yükseltelim…
HALKIN MÜHENDİS MİMARLARI
