1995 ın 12 Mart günü, İstanbul Gazi mahallesinde ellerinde silahlarla üç kahvehane ve bir pastane tarandı. Taranan bir kahvehane de Halil Kaya isimli bir Alevi Dedesi katledildi. 5 ı ağır olak üzere 25 kişi de yaralandı.
Gazi mahallesi Alevi halkın yoğun olarak yaşadığı bir mahalledir.
Gazi Mahallesi devrimciler öncülüğünde kurulmuş, devrimcilere her ki açmış, bağrında nice yiğitler? çıkarmış bir mahalledir. Bu nedenle hedef seçilmiş, katliam yapılmıştır.
Bu olay üzerine başta İstanbul olmak üzere halk hem Gazi mahallesine binlerle gelerek Ayaklanmış hemde bulunduğu mahallelerinde, şehirlerinde yaşanan bu katliama tepki göstererek meydanları doldurmuştur. Görgü tanıklarına. göre Katliamı yapan katillerin sonra göre Karakola doğru gittikleri bilgisi ayaklanan halkı daha da öfkelendirdi.
Ve gencecik bir yiğit çıkarak yürüyen kitlenin hedefini belirledi.
“Hedef Karakol” dedi ve halk karakola yöneldi. Karakolda kiler kendilerini korumak için mevzi aldılar.
Kim vurduya getirmek ” Kimliği belirsiz” bırakmak istediler ama gerçek o kadar açıktı ki gizleyemediler. Maraş tan, Sivas’tan biliyorlardı sadece tetiği çeken Katilleri değil, çektirenleri de. Devlet halkın akan sesini durdurmak içinde azgınca saldırmaya devam etti. Saldırı büyüdükçe öfke de büyüdü. Gazi de yanan ateş Anadolu illerine de sıçradı. Her yer Gazi oldu her yer direniş. Yeni şehitler yeni yaralılar verildi ama geri adım atmadı Gazi halkı. Anadolu tarihine onurlu bir sayfa olarak eklendi.
Devlet katlım yaparak korku salmak ve bu mahallede istediği polikayı hayata geçirmek istedi ama devrimciler önderliğindeki halk barikatına çarptı. Polis tankları, panzerleri eli sopalı mahalle gençleri tarafından tahrip edildi. Silahlı polisler eli taşlı halkın önünden kaçıyordu. Günler süren Ayaklanma bu defa aracılar koyularak, sözde Alevi olan polis şefleri getirilerek bastırılmaya çalışıldı. Gazi Cemevine gelen polis şefi Hüseyin Kocadağ devrimciler tarafından kovuldu. Askeri birlikler getirildi öfkesi taşan Gazi halkının önüne. Ancak onlar istediğinde değil Gazi halkı kendisi istediğinde cenazelerini kaldırmak, yaralılarını tedavi ettirmek için bitirdi. Ama cevabını vermişti katillere. Bu nedenle Gazi Ayaklanması bu gün de halklara saldırı karşısında yapılması gerekeni öğretmeye devam ediyor. Saldırı, katliam varsa Direniş ve Ayaklanma da var diyor. Ve halkların tarihinde onurlu bir sayfa olmaya devam ediyor! Gazi de katillerinin yargılanması için mücadeleye devam ediyor Gazi Halkı! Her yıl aynı öfkeyle Ayaklanma yıldönümünde Şehitlerini unutmadığını gösteriyor.
Alevi halkının kendi Hızırı olması kendi gücüne güvenmesi gerektiğini yeniden yeniden anlatıyor. Ve katillerin peşini onlar cezlandırılıncaya kadar bırakmayacağını haykırıyor. Tıpkı şiirdeki gibi;
Karanlığın ortasında yanan bir ışık,
Hızır’ların koparmak isteyip de
koparamadığı bir güldür Gazi
Çünkü Pir Sultan Soyudur
Çünkü Bedrettin torunudur
*
Kadın, erkek, genç, çocuktular
Çoktular…
Onurlarına uzanan elleri kırmak için çıktıklarında sokaklara
Kimsenin onları durduramayacağını gördüler
Sel olup aktılar…
Ateş olup yaktılar…
Su olup coştular…
Ve şanlı Gazi Ayaklanmasını yarattılar…
YAŞASİN GAZİ HALKININ ONURLU AYAKLANMASI!
GAZİ ŞEHİTLERİ ÖLÜMSÜZDÜR!
GAZİ’DE KATLEDENLER BUGÜNÜN YEZİTLERİ DİRENENLER PİR SULTANLARI DIR!
KAHROLSUN FAŞİZM YAŞASİN MÜCADELEMİZ!
ANADOLU ALEVİ KOMİTESİ(ALMANYA)
