6
Sarı Yeleklilerinin başkent Paris’teki 4. büyük eylemi bu sabah başladı. Eylemciler hayat pahalılığını, vergilerin yükselmesine ve benzine yapılan zamların iptalini istiyor. Hükümet ise eylemcilerin taleplerine karşılık 89 000 güvenlik gücünü alanlara sürerek, hak taleplerine karşılık gövde gösterisinde bulunmaktadır. 272 kişi gözaltına alınırken, 514 kişiye ise güvenlik güçleri müdahalede bulundu.
Fransa Başbakanı Edouard Philippe, İçişleri Bakanı, güvenlik koordinasyonunu oluşturan sorumlu valilerle bir araya geldi. Kriz masasından açıklamada bulunan Edouard Philippe, bu sabah Champs Elysees’de yaklaşık 1500 kişinin bir araya geldiğini belirterek şunları söyledi; “Şu ana kadar 492 kişiye müdahalede bulundu güvenlik güçlerimiz. 272 kişiyi de gözaltına aldı. Amacımız her şeyin sükûnet içinde geçmesidir. Tüm halkımızı sakinliğe davet eden, sendikalara, demokratik kitle örgütlerine, milletvekillerine teşekkür ediyorum.” diyerek her şeyin kontrol altında olduğunu göstermeye çalıştı. Ancak bugünkü eylemlerle halkın tepkisini dindirmeye çalışmaktadır.
Hükümet tarafından 4. büyük sarı yelekliler eyleminin buluşması için uygulan politikası ise eylemcilere en küçük bir kargaşa müdahale edip gözaltına alma, her tür olanağı kullanarak etkisiz hale getirme yetkisi verildi.
Sarı Yelekliler eylemleri baştan beri hayat pahalılığına ve zamlara karşı da olsa da, bu eylemleri yönlendirmeye çalışan aşırı sağcıların olduğu bilinmektedir. Aşırı sağcıların, halkın tepelerini kullanarak, ırkçı söylemlerde açık bir şekilde bulunması ise kabul edilemez bir gerçeği göstermektedir. Tüm Fransa genelinde halkın genelinin haya pahalığına, zamlara karşı ve sosyal hakların kısıtlanmasına karşı olduğu bilinmektedir. Ancak Sarı Yelekliler oluşumu tüm Fransa’da yaşayan halkları temsil etmemektedir.
Irkçı söylemlerle, yabancı düşmanlığını öne süren bir zihniyet halkın taleplerini elde etmek için öncülük edemez. Bugün yaşanan durum ise bunu göstermektedir!
Oysaki geçtiğimiz yıl AB’nin dayatması üzerine Fransız hükümeti çalışma yasasını sendikaların, halkın ve demokratik kitle örgütlerin düzenlediği onlarca eyleme rağmen yasalaştırmıştı. Bu senenin başından itibaren ise Fransa’da demiryollarının özelleştirilmesine yapılan yüzlerce eylem, işgal, grevlere rağmen hükümet özelleştirmeyi AB’nin dayatması ile gerçekleştirdi. Son iki yılda yapılan onlarca eylemde sendikalar, demokratik kitle örgütlerinin gerçekleştirdiği mitinglerde daha fazla kişi olmasına rağmen bugün Sarı Yelekliler sadece son iki yılda verilen mücadelenin devamında halkın birikimini sokağa dökmüş durumdadır. Halk pasifik eylemlerle tepkisini dile getirmektedir. Ancak bir grup aşırı sağcı ise bu durumu kendi lehine kollanmaktadır. Bundan dolayıdır da aşırı sağcıların bu durumu kendi çıkarları için kullanmaları gelecekte tüm halklara yönelik büyük bir tehlikedir. Diğer yandan Fransa’da yaşanan bir gerçektir ki Macron hükümeti sonuçta kapitalizmin çıkarları için hareket etmektedir. Tek amaçları halkın daha fazla fakirleşerek, zenginlerin ise daha fazla karlarına kar katmalarını sağlamaktır. Fransa devletinin bir an önce halkın taleplerine kulak vermelidir.
