Home direnişlerZehra Kurtay İçin Paris’te Güçlü Dayanışma: İade Girişimlerine Karşı Üçüncü İtiraz Duruşması

Zehra Kurtay İçin Paris’te Güçlü Dayanışma: İade Girişimlerine Karşı Üçüncü İtiraz Duruşması

by halkinkutuphanesi
0 comments

 

Paris’te 12 Ocak Pazartesi günü yapılan duruşma, Mayıs 2025’te Zehra Kurtay’ın komplolarla oturumunun iptal edilmesi ve tutuklanarak Türkiye’ye gönderilmek istenmesinden sonra, valiliğin hâlâ “ülkeyi terk etsin, ülkesine gönderilsin” talebine karşı açılan üçüncü itiraz davasıydı. Bu duruşma, Fransız devletinin Zehra’yı Türkiye’ye iade etme ısrarına karşı sürdürülen hukuki ve politik mücadelenin bir devamı niteliğindeydi.

Duruşma, uluslararası bir dayanışma ruhuyla karşılandı. Almanya, Belçika, Hollanda, İngiltere ve İsviçre’den Zehra’nın arkadaşları ve yoldaşları Paris’e gelerek onun yanında olduklarını gösterdi. Fransa’dan ise LFI milletvekilleri Arnaud Saint-Martin ve Thomas Portes, NPA örgütünden temsilciler ve devrimci ezgileriyle Farfar bando topluluğu ve direnişin başından bu yana çadırın emekçileri Fransız ve Türkiyeli halklar mahkeme önündeydi.

Yaklaşık yüz kişi duruşmadan bir saat öncesinde mahkemenin kapısı önünde kararlı bir şekilde eylem gerçekleştirdi. Bayraklar, pankartlar ve sloganlarla “Zehra Kurtay onurumuzdur”, “Nezif Eski onurumuzdur”, “Yaşasın Açlık Grevi Direnişimiz” sloganları ile sınırdışı saldırısına karşı politik duruş bir kez daha açıkça ortaya kondu.

Duruşma sırasında valilik avukatı, her zamanki gibi Zehra Kurtay’ı Fransa için bir “tehdit” olarak göstermeye çalıştı ve iadesini savundu. Hatta savcılık, gerçeklikten tamamen kopuk, provoke edici karşılaştırmalar yaparak Bataclan saldırılarını bile gündeme getirdi. Bu yaklaşım, siyasi mücadelenin kriminalize edilmesinin ve mültecilere yönelik düşmanlığın tipik bir örneği olarak kayda geçecek nitelikteydi.

Zehra Kurtay’ın avukatı ise Türkiye’deki sistematik insan hakları ihlallerini, hapishanelerdeki işkenceyi ve muhaliflere yönelik devlet terörünü vurguladı. Özellikle Ayten Öztürk’ün kaçırıldıktan sonra gizli bir merkezde altı ay boyunca işkence görmesi örneğini hatırlatarak, iadenin Zehra için doğrudan işkence, ağır hapis ve insanlık dışı muamele anlamına geleceğini ifade etti. Bu nedenle iade kararının yalnızca hukuksuz değil, aynı zamanda hayati bir tehdit olduğu bir kez daha vurgulandı. Her iki tarafında savunmaları bittikten sonra üç kişiden oluşan mahkeme heyeti kararlarını önümüzdeki hafta ayın 19’unda açıklayacak.

Duruşmanın ardından destek için gelenler direniş çadırında bir araya gelerek dayanışmayı büyüttü. Tartışmalar, ortak mücadele perspektifi ve kararlılık duygusu ön plana çıktı. Bu buluşma, Zehra’nın mücadelesinin yalnız olmadığını, uluslararası bir devrimci dayanışmayla sahiplenildiğini bir kez daha gösterdi.

Zehra Kurtay konuşmasında, Fransa’da ve Avrupa’nın birçok ülkesinde kendisinin yanında duran tüm yoldaşlarına, milletvekilerine, halkımıza teşekkür ederek, bu mücadelenin yalnızca kendi davası değil, tüm ezilenlerin ve politik ilticacıların onur mücadelesi olduğunu vurguladı. Kendisine karşı yapılan saldırıların arkasında emperyalizmin devrimcilere yönelik politikaları olduğu ve buna karşı sonuna kadar direneceğini bir kez daha belirtti.

 

Nezif Eski ise, kararın açıklanması için bir hafta daha bekletilmesinin kabul edilemez olduğunu ifade etti. Özellikle Zehra’nın 195 gündür sürdürdüğü süresiz açlık grevi ve durumun aciliyeti göz önünde bulundurulduğunda, bu ertelemenin Fransız emperyalist devletinin Zehra’nın yaşamına ve direnişine ne kadar az değer verdiğini açıkça gösterdiğini söyledi.

Paris’teki bu duruşma, bir kez daha gösterdi ki Zehra Kurtay yalnız değildir. Onu Türkiye’ye teslim etmek isteyenlere karşı, sınırları aşan bir devrimci dayanışma ve kararlılık büyümeye devam etmektedir.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode