10
İşkence Yapmak Şerefsizliktir!
Yüksel Direnişçilerine İşkence Yapmaya Son!
Yüksel direnişçilerine yönelik, işkenceli saldırılar bütün hızı ile devam ediyor. En son Nazan Bozkurt’un ağır yaralandığı ve gözünü kaybetme tehlikesi ile ameliyata alınmak zorunda kalındığı bir işkence olayına tanıklık ettik.
Bu işkenceyi yapan alçak, vatan haini, halk düşmanı şerefsiz elini kolunu sallayarak dolaşmaya ve yeni işkenceler yapmaya devam etmektedir.
Bu düzen işkencecidir.
Bu düzen zalimdir.
Bu düzen sömürücüdür.
Bu düzen katliamcıdır.
Bütün bunlar ülkemizde yeni değildir. Yıllardır günlük olaylar olarak yaşanmaktadır.
Çünkü ülkemizde işbirlikçi tekelci burjuvazinin ve ortaklarının faşist düzeni hüküm sürmektedir.
Bu faşist düzen her gün suç işlemektedir ve binlerce kez yıkılmayı hak etmiştir.
Ülkemize adalet ancak böyle gelebilir. Bu düzen yıkılmadıkça hiç kimse, adaletten, demokrasiden, özgürlükten söz edemez.
Bu nedenle kimse, Yüksel Direnişçileri kışkırtıyor işkencecileri diye de düşünmesin. Böyle düşünenler kör, sağır ve beyinsizlerdir. 16-17 yaşındaki Lise öğrencilerini bile ağır işkenceden geçiren bu gürüha işkence yapmaları için bir bahane gerekmiyor. Onlar katıksız halk düşmanıdırlar. Halkı kokutarak, işkencelerle, katliamlarla ve her türden terörle sindirerek yönetmekten başka bildikleri bir şey yoktur.
Halkımız her anı suç olan bu düzene karşı örgütlenmeli ve bu düzeni işkencecileriyle, emperyalizmle işbirlikçileriyle, sömürücüleriyle ve sömürü çıkarlarını korumak ve halkı sindirmek için kullandığı her türden zalim kurumlarıyla yıkıp tarihe gömmelidir. Ve bütün işkenceciler, katiller, halka zulmedenler hakkında adaletin uygulanmasını sağlamalıdır.
Unutmayalım onlar tüm devasa örgütlü görünseler de bir avuçlar. Halk ise onlarda binlerce milyonlarca kez daha fazladır. Halkımızın tek eksiği bilinçsiz ve örgütsüz olmasıdır.
Bu nedenle örgütlenmeliyiz. Ve gerçekleri ve bu gerçekleri nasıl değiştireceğimizi öğrenmeliyiz. Artık bunun için gerekçelere sığınmaya hakkımız yoktur. Biz gerekçelere sığındıkça onlar bizi daha çok katledecek, daha çok işkence edecek ve sömürecektir. Artık faşizmin seçim oyunlarına da aldanmaya hakkımız yoktur. Bu ülkede 27 seçim oldu, 50′ ye yakın hükümet geldi gitti. Ne değişti. İşkence mi durdu, sömürü mü kalktı, zalimliklere son mu verildi? Hiç birinin olmadığını hepimiz biliyoruz. Önümüze konulan yeni seçim oyununda da hiç bir şey değişmeyecektir. Çünkü bu seçimler halkımızın deyimi ile ”Kırk Satır mı, Kırk Katır mı?” seçimleridir. Yani halkımıza denmektedir ki zalimlerden zalim, sömürücülerden sömürücü beğen! Sonra da dönüp ne yapalım sen seçtin, kabahat senin denmektedir. Bizler, halktan yana olanlar ve halkın öz örgütleri olan HALK MECLİSLERİ ise artık bu oyuna bu aldatmacaya son diyoruz. Kendi öz Örgütlerimizde örgütlenerek, faşizmin seçim oyunu da başlarına çalalım diyoruz.
Bu gün halkımız örgütlenme ve bilinçlenme açısından çaresiz değildir. Faşizmin kurumlarında öğreneceği bir şey de kalmamıştır. Örgütleneceğimiz ve bilinçleneceğimiz tek yer HALK MECLİSLERİDİR…
Tüm halkımız olarak HALK MECLİSLERİNDE ÖRGÜTLENELİM. Bunu başardığımız gün katillerin, işkencecilerin düzenini başlarına yıkmak için onları tükürükle bile boğar duruma geleceğiz.
Yüksel Direnişçilerine İşkenceye Son!
İşkenceciler Unutmasın Ki Adalet Er Geç Yakalarına Sarılacaktır!
Halkın Adaleti Keskin Kararı Kesindir: İşkenceciler Er Geç Hesap Verecektir!
Yüksel Direnişçileri Onurumuzdur!
Yüksel Direnişçileri Biziz Yüksel Direnişçileri Halktır.
Kahrolsun Faşizm Yaşasın Mücadelemiz’
Avrupa Halk Meclisleri
12.06. 2018
