7
TAYAD’lı Aileler ve Avukatlardan Dersim Direnişine İlişkin Basın Toplantısı
7 Kasım 2016 tarihinde Dersim’de katledilen 11 gerillanın cenazelerinin bulunması için başlatılan açlık grevi direnişi, sığınağın açılışı ve son gelişmelerin anlatıldığı basın toplantısı 11 Mart Cumartesi günü Nurtepe – Halk Bahçesinde yapıldı. Basın toplantısı ailelerin avukatı, TAYAD’lı Aileler ve mahallelerden halkın katılımıyla gerçekleştirildi.
Basın Toplantısından Notlar:
AV. AYTAÇ ÜNSAL
Kemal Amcanın açlık grevinden sonra askerlerle birlikte bombalanan yerin açılması kararı alındı. Diğer siyasetlerin de bu şekilde cenazeleri var. Ama burada mezar hakkı elinden alınan bir babanın iradesi görülüyordu.
Kazı başladı. Askerler hiçbir şeye karışmadılar. Etrafta durdular. Her şeyi Kemal Amca yönetti. Kepçeyi de o yönetti. Sonra, eliyle toprakları kazdı. Bir süre sonra kara bir toprak çıktı. Etrafa kimyasal bir koku yayıldı. Sonrasında kemikler göründü. Kemikler kararmış, yanmaktan kömürleşmişti. Kemal amca o kemikleri tek tek topladı. Açıkça sövüyordu. Hiçbiri bir şey söylemediler.
Kazı yapılırken askeri araçlarla özel timler geldiler. Askerler “bu bölgeye 2 yıldır kimse alınmıyordu, biz sizleri devletten gelen listeyle aldık” dediler. Başlarında bir komutanları bulunuyordu.
Köylüler ilk defa bombalardan sonra toprağın böyle siyahlaştığını ve böyle bir kimyasal koku duyduklarını söylediler. Kemikler yanmaktan köpükleşmişti.
Adli Tıp Kurumu: “Bu kemikler odun parçası gibi olmuşlar. Ne ilik var ne doku, belki DNA testi yapılamayabilir” dedi.
Yetkililer “7 arkadaşınızın gömüldükleri yer belli” diyorlar, “DNA testinden sonra çıkaracağız.”
Hukuken, DNA ve diğer testler yapılmadan, teşhis edilmeden cenaze teslim edilmez. Onlar ise hep, biz bilmiyoruz diyorlar.
Civardaki köylüler, buralarda İHA ile yerlerini tespit ediyorlar, sonra F16’larla bombalıyorlar. Dağlar günlerce yanıyor. Kalekollar arasında İHA’lar uçuruyorlar, diyorlar…
Hozat’ta güvenlik noktaları arasında zırhlı araçlar var. Kemal Baba “tüm cenazeler bize verilene kadar sürdüreceğim, olmazsa ölürüm, zaten iki çocuğumu kaybettim” dedi.
Devletin bu bölgede uyguladıkları hukuken kabul edilebilir bir şey değil. Bombaladılar, öldürdüler. Örneğin, AIHM Mercan’da ölen 17 gerilla için olumlu karar verdi.
SEZAİ DEMİRTAŞ
Cesetler yakılmış. Kemal Amca: “polar ve ona yapışmış parçalar var” dedi. Kareli gömlek varmış. Aynı 19 Aralık katliamı gibi bedenler yanmış ama giysiler yanmamış.
Özel Harekatçılar öncesinde Kemal Amca’ya “bunları kaldıracaksın” demişler. Tehdit etmişler. Açlık grevinin 4. günü karar çıktı ve sığınaklara gidildi. Ali Yıldız 13 yıl toprakaltında kalmıştı. Ağabeyi önce açlık grevine girdi ve ölüm orucuna kadar gitti. Kardeşinin bir mezarı oldu. Kemal Amca da “her koşulda direneceğim, cenazeler alınana kadar direnişi sürdüreceğim, cenazeler alınınca bitireceğim” diyor.
Kemal Amcayı kamu emekçileri, üniversite öğrencileri, yerel halk, gazeteciler (Munzur Radyo’dan ve Evrensel gazetesinden geldiler) ziyaret ediyorlar. Elazığ’dan KESK’liler ve Av. Hüseyin AYGÜN geldi. HDP yöneticileri gelip Kemal Amcayı panellerine davet ettiler. O da ”Günlerdir buradayım, ziyaret etmediniz. Ben de panelinize gelmeyeceğim” dedi. Kemal amca, Murat’ı kardeşi Çayan’ın yanına gömmek istiyor.
Kemal Amcayı yalnız bırakmayacağız. Bundan sonraki süreç cenazelerin Adli Tıptan verilmesi süreci. Bu süreci hızlandıracak olan bizleriz.
