Home dersimKemal Amca’nın Açlık Grevi Direnişi’nin 70. Günü

Kemal Amca’nın Açlık Grevi Direnişi’nin 70. Günü

by halkinkutuphanesi
0 comments
04.05.2017 Perşembe
Saat – 09.30
Minibüsten indiğimizde Seyit Rıza Meydanı’na kadar yürüdüğümüz bir yolumuz var. Bu yolumuzda, minibüsten inip karşıya geçtiğimizde ilk önümüze çıkan, mis gibi yeni pişmiş açmaların, poğaçaların, simitlerin kurabiyelerin olduğu bir fırın. Her sabah önünden geçtiğimiz bu fırından sonra ise, taze taze meyve ve sebzelerin dizili olduğu bir manav geliyor karşımıza. Bugün yetmişinci günümüz Kemal Amca’mızın açlık grevi direnişinde. Bunun etkisiyle olsa gerek bugün bu fırının ve manavın önünden geçerken düşündüm; hiç mi canı istemiyor acaba diye. Yanıtını biliyordum oysa, hayır, hiç canı istemiyor veya daha doğru deyimle ne kokuyu ne de görüntüyü fark etmiyor bile. Hep önüne bakar ve kararlı aceleci adımlarla bir an önce Seyit Rıza Meydanı’na varmak için yürür Kemal Amca’mız. Peki; ‘’siz ne kadar süre aç kalabilirdiniz? Açlığa ne kadar dayanabilirdiniz?’’ diye sorsak siz yetkili kör sağır dilsiz mercilere? Bu irade savaşında ne kadar süre ile dayanabilirdiniz? Evet, herkese sormuş bir arkadaşımız face book paylaşımlarında, o soruyu buraya alarak biz de soralım istedik.
Fırını, manavı geçtikten sonra, şarküterileri, kasapları, dönercileri, kebapçıları, çiğ köftecileri, ev yemeği lokantalarını, hamburgercileri, pidecileri ve çorbacıları da, kokularını da geçiyoruz sırayla. Direniş yerimizdeyiz, Kemal Amca dövizlerini düzenliyor her günkü gibi, eşyalarımızı açıyoruz ve çaylarımızı söyleyerek bir de şeker atıyoruz ağzımıza. Günümüz başlıyor….
Saat – 13.00
Küçük dostumuz Havin yine yanımızda. Havin ile sohbet etmek çok güzel, annesiyle de. Köylerinden buralara indikleri her zaman uğrarlar, Kemal Amca’mızın yanında oturmak için köye dönüşlerini geciktirirler ve, uzun sohbetlerimizden o köy ve civar köylerdeki durumlar hakkında öğrendiklerimize bazen şaşar, bazen kızar, bazen seviniriz birlikte. Tam bu sohbetlerden birindeyken bir de yaşlı bir dayı geliyor, katılıyor aramıza. Bu dayımız da sadece Kürtçe konuşuyor ve o zamanlar okul yoktu, olsaydı Türkçe de konuşurduk diyerek sevecenlikle gülümsüyor, gülümsetiyor.
Saat – 16.00
Bugün de HHB avukatı arkadaşımız Engin yine kurum, kuruluş ve savcılık kapılarında. Bıkmadan usanmadan aşındırıyorlar kapıları avukatlarımız. Her seferinde değişik bahaneler, yetki sınırlılıkları vs vs bahanelerle karşı karşıya kalıyor olsalar da, sorunu çözüm üretilebilecek bir platforma taşıma çabalarından vazgeçmiyorlar. Sivil kurum ve kuruluşlardan destek almak ve Kemal Amca’nın direnişine sahip çıkılmasını sağlamak da aynı zorluklarla karşılaşmak demek ve bu da sanıldığı kadar kolay ve anlaşılır değil.
Ziyaretçilerimiz geliyor, gidiyor ve Kemal Amca ile sohbetler ediliyor her günkü gibi. Bugün Seyit Rıza Meydanında anma olacak diye biliyorduk ama, yasaklanmış olduğu haberi geliyor. Yasağın sebebi de anmanın amacını aşarak başka emellere hizmet etme riskiymiş. Yasaklanmaya rağmen diyalogların sürdüğünü öğreniyoruz ve anmanın yapılmasını umuyoruz.
Saat – 17.15
Seyit Rıza Meydanında yapılması planlanan anma hakkında değişik haberler geliyor. Bazı haberlere göre anmanın yasaklanmış olsa da yapılacağı, bir diğer habere göre anmanın yapılmasına izin verildiği ama kapalı alanda yapılmasının şart koşulduğu, kimi haberlere göre de diyalogların halen sürdüğü var gündemde. Biz yerimizdeyiz ama herhangi bir sorun olursa diyerek eşyalarımızı toplayarak oturuyoruz. Anma saat 17.30 da yapılacaktı. Henüz anmanın Seyit Rıza Meydanında yapılacağını gösteren bir hareketlenme yok.
Saat – 18.00
Hozat Belediye Başkanı CHP milletvekili Celalettin Polat yanımızda, Kemal Amca’yı ziyaret ediyor. Hozat Belediye Başkanı Kemal Amca’yı daha önceleri de ziyaret etmişti, birbirlerini on beş yıldan fazladır tanıyorlarmış, karşılıklı sevgi ve saygıya dayanan güzel bir dostluk hissediliyor birlikteliklerinde. Uzun uzun sohbet ediyorlar, Hozat Belediye Başkanı gelişmeleri ve sorunları öğrenmek istiyor ve Kemal Amca’mızın sağlığı hakkında sorular sorarken samimiyetle endişelerini dile getiriyor. Avukatımız Engin de görüşüyor kendisiyle, hep birlikte sohbet edilirken, HDP milletvekili Erdal Ataş da geliyor ve katılıyor sohbete. Erdal Ataş’ın da ilk ziyareti değil bu, konu ve sorunlar bildik olduğundan gelişmeler ve başvurular konuşuluyor Kemal Amca ve avukatımızla birlikte.
Saat – 18.30
Ve, HDP milletvekili Alican Önlü de aramızda. Bu arada meydanda hissedilir bir kalabalık var, birçok siyasi ve sivil kurum kuruluşlardan yanımıza uğrayanlar, uğramayanlar oluyor. CHP, HDP ve Hozat Belediye Başkanı, avukatımız Engin halen çözüm alternatiflerini konuşuyorlar. Kemal Amca’nın zaman zaman sonuna kadar mücadeleyi bırakmayacağını söylediğini duyuyoruz.  Dersim İnsan Hakları Derneği Şube Başkanı Gürbüz Solmaz da ziyaretimizde. Gündemdeki konulara katılıyor ve bizler de direniş alanımızda yaşanan bu anları resimliyoruz.
Saat – 19.30
Ve evet, Dersim katliamların en yoğun yaşandığı coğrafya ve bugün 1938 katliamının anması yapılacak mı yapılmayacak mı, nerede yapılacak konusu çözümlenmiş görünüyor. Seyit Rıza Meydanı anmanın yapılmasına hazır. Kemal Amca anmanın kapalı bir alanda yapılabileceğini duyduğunda çok anlamsız bulmuştu. Anmanın yapılması gereken yerin Seyit Rıza Meydanı olduğunu ve burada yapılmayacaksa hiç yapılmamasının gerektiğini söylemişti. Seyit Rıza Heykelinin etrafı doluyor yavaş yavaş ve lokmalar naylon torbalardan çıkartılarak diziliyor heykelin hemen yanına, mumlar yakılıyor, basın yerini alıyor, özel harekât ve özel harekât film ekibi de hazır ve hatta basından daha kalabalık. Konuşmalar başladığında halk polisin ve polise bağlı basının saygılı olmasını ve biraz geri çekilmesini söylüyor. Derhal milletvekilleri polis basınının yanına yaklaşarak bu isteği en makul haliyle bildiriyorlar, uzlaşma sağlanıyor ve polis basını üç adım kadar geriye çekiliyor. Halk büyük bir dikkatle izlenerek filme alınıyor, bizler de polisin kameralarıyla titizce izlenip filme dahil oluyoruz.
Saat – 20.15
Ağıtlar yakılıyor, konuşmalar yapılıyor, anmalara sahip çıkılması çağrısı yapılıyor, lokma dağıtılıyor, mumlar yakılıyor ve karanfiller konuyor Seyit Rıza Heykelinin ayağının kenarına… Çok büyük bir kalabalık olmasa da, OHAL şartları altında şartların zorlanarak izin alındığı anma bittikten sonra halk dağılıyor. Anma, korkulduğu veya iddia edildiği gibi amacından dışarı çıkmadıysa da, polis videoları ve gözetimi altında yapılmak zorunda bırakıldı. Meydanda halktan geriye lokmalar, karanfiller ve mumlar kaldı. Bir de biz… Engin bir mum da bizim için yakıyor. Direnişlerimizin zaferle sonuçlanmasını dileyerek yakıyor mumu inancımızı, kararlılığımızı, meşruluğumuzu ve haklılığımızı da katarak dileğine.

Hava oldukça serin, kafeteryaya geliyor ve sıcak bir çay içiyoruz. Minibüsümüz saat 21.00 de, Kemal Amca’mız yorgun, bugün yetmişinci gününe kazandığı zaferle yorgun…


Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode