9
Biz Kızıldere’de, idam sehpalarında, işkencehanelerde, zindanlarda, sokaklarda, evlerde, dağlarda defalarca katledildik defalarca. Ve istisnasız her seferinde, düşman iletişim araçları kullanılarak “çökerttik”, “yok ettik”, “büyük darbe vurduk” karapropaganda yapılarak halk kitlelerinin güvensizliğe düşürülmesi, umutlarının tüketilmesi amaçlandı.
Emperyalist saldırganlık altında, milyarlarca yoksulun umudunun karartıldığı, sosyalizmin bir kurtuluş olamayacağının dayatıldığı, tarihin en büyük tasfiyeciliğinin yaşandığı koşullarda, devrimci hareketin önder kadroları, savaşçıları, direnişleriyle ezilen halklara, kurtuluş hareketlerine güç verdiler.
Dün de bugün de bizim bir amacımız vardır; halkın devrimci iktidarını kurmak.
Bu savaş haklıyla haksızın, ezenle ezilenin, sömürenle sömürülenin tarihsel savaşıdır.
Kurşunlar yağarken “Tam Bağımsız Türkiye” sloganları yükseliyordu Kızıldere’deki kerpiç evden. Denizler idam sehpasında “Tam Bağımsız Türkiye” sloganlarını haykırdılar. Şafaklar, Bahtiyarlar, Elifler… “Berkin İçin Adalet” derken, adaletsizliğin olduğu yerde sömürünün, zulmün olduğunu biliyorlardı. Adaletin olmadığı yerde barışın, demokrasinin, bağımsızlığın,
eşitliğin olmayacağını biliyorlardı. Halk için adalet savaşı, emperyalist düzene karşı savaştır. Halkın iktidarı için savaştır. “Anarşizm’le”, “terörizm” yalanlarıyla boğamayacakları, boğamadıkları halk kurtuluş savaşıdır.
Biz diyoruz ki: Herkes, her şey, dünya değişti. Gelenek değişmedi, değişemez de.
“Kızıldere’nin adı bile değişti, bir siz değişmediniz” dediler. Değişmedik. Değişmeyeceğiz. “Islah olmayacağız, yola gelmeyeceğiz, uzlaşmayacağız” dedik.
Çünkü bizim bir yolumuz vardı ve bu yolda yıllardır milim sapmadan yürümeye devam ediyoruz. Sömürü ve zulüm düzeni sona ermedikçe de değişmeyeceğiz. Emperyalist saldırganlık altında, milyarlarca yoksulun umudunun karartıldığı, sosyalizmin bir kurtuluş olamayacağının dayatıldığı, tarihin en büyük tasfiyeciliğinin yaşandığı koşullarda, devrimci hareketin önder kadroları, savaşçıları, direnişleriyle ezilen halklara, kurtuluş hareketlerine güç verdiler.16-17 Nisan 1992’de Sabolar Çiftehavuzlar’da üslerinde kuşatıldıklarında camdan sosyalizmin orak-çekiçli bayrağını dalgalandırıp “Bayrağımız Ülkenin Her Yerinde Dalgalanacak” diye haykırmışlardı. Saboların Çifte Havuzlar ’da dalgalandırdığı bayrağı asla yere düşürmedik. Ülkenin dörtbir yanında dalgalandırdık. Bugün de sosyalizmin bayrağını. dalgalandırma onuru BİZİMDİR. Biz diyoruz ki; milyon dolarların hükmü yoktur bizde. Dolarlar sizin çürümüş düzeninize aittir…
İnançları için canını feda edenleri bitiremezsin. Tüm şehitlerimize ant olsun ki, şehitlerimizin kanlarıyla kızıllaşan sosyalizmin bayrağını dünya semalarında Türkiye’den dalgalandırmaya
devam edeceğiz. Devrime kadar bayrağımız asla yere düşmeyecek.
Cephe Milisleri
