7
Tarih Direnenleri Yazar
YAŞASIN YÜKSEL DİRENİŞİ!
KESK Genel Merkez binasında ”KESK tüm ihraçlara sahip çıkmalıdır.” talebiyle başlatılan eylem bir yıldır devam etmekteydi. 15 Ekim tarihinde KESK yürütmesi direnişçilerin eşyalarını kapının önüne çıkarmış ve polis çağırmıştır. Sonrasında ise kapı önünde ”KESK üyelerine kapılarını kapatamaz.” dövizi ile oturma eylemi yapan Yüksel Direnişçisi Acun Karadağ ve direniş dostlarına KESK yöneticilerinin emri ile tasfiyeci solcular, direniş kaçkınlarından oluşan bir güruh AKP’li polisler gibi saldırmış tekmeleyerek yerlerde sürüklemiştir.
KESK yönetimindeki tasfiyeci solcular, 10 Ekim’de AKP’li Şeref Malkoç’u başlarının üstünde ağırlayıp 15 Ekim’de Yüksel Direnişçilerini kapı önüne koymaya kalkmıştır. KESK yönetimi kapılarını faşizme ardına kadar açıp, direnişe kapatmıştır. Sarı sendikalar ile de farkı kalmamıştır.
KESK’in sendikal faaliyet yürüttüğü alanda 116 bin 296 kamu emekçisi hukuksuzca ihraç edilmiştir. İhraç edilenlerin 4218’i ise kendi üyesidir. Peki KESK bir tane bile direniş örgütlemiş midir? Hayır! Çünkü, direniş demek AKP faşizmi ile çatışmaya girmektir. KESK yönetimi direnen değil uzlaşmacı, devrimci değil düzen içidir. Faşizme karşı direnecek ideolojik güçleri ve iradeleri kalmadığından bu çatışmayı göze alamazlar. İşte bu nedenledir ki düzene, düşmana kaldıramadıklarını yumruklarını Yüksel Direnişçilerine doğru sallamaktadırlar.
KESK’in onuru direnenlerdir, direnmekten kaçanlar değil. KESK’in onuru Yüksel Direnişçilerinindir, bizimdir. Harcında Ayşenur Şimşek’in, Elmas Yalçın’ın kanı, emeğimiz, alınterimiz vardır. KESK’e çöreklenen icazetçi, tasfiyeci, oportünist, işbirlikçi anlayışın ise onurla uzaktan yakından bir alakası yoktur. Halkımız Yüksel Direnişçilerini iyi tanır. Tek başına bir kadının, Nuriye’mizin Yüksel’den yükselen direnişi emekle ilmek ilmek örülerek ve gün be gün kalabalıklaşarak 708. gününe gelmiştir. 708 gündür AKP faşizminin üzerine yürüyen direnişçilerin her adımı zaferdir. Zafer halkın ve emekçilerin faşizme dur diyen kudretindedir.
Bugün itibari ile 4 gündür, KESK’in faşizme aralayıp, direnişçilere kapattığı kapısının önünde Yüksel Direnişçileri oturma eylemi ile direnmeye devam ediyor. Halkın olanı, bizim olanı alana kadar da direniş devam edecek. Tarih direnenleri yazar. Tarih sayfalarında yok olmaya mahkum olan ise emperyalizmin ve oligarşinin dayattığı ”solculuk” türünü başımız gözümüz üstüne diyerek kabul eden KESK yönetimindekilerdir.
Size rağmen bu toprakların Nuriyeleri, Acunları, Nazan’ı, Gülnaz’ı, Mehmet’i, Alev’i, Mahirleri, Nursel’i, Selvileri asla tükenmiyor ve Anadolu tarihine onurlu sayfalar eklenmeye devam ediyor. BİZ KAZANACAĞIZ!
KESK GENEL MERKEZ YÖNETİCİLERİ DERHAL İSTİFA ETMELİDİR!
KESK İHANETİ BIRAK ÜYELERİNE SAHİP ÇIK!
YÜKSEL DİRENİŞÇİLERİ ONURUMUZDUR!
YAŞASIN YÜKSEL DİRENİŞİ!
AVUSTURYA HALK CEPHESİ
18.10.2018
