12
AKP FAŞİZMİNE TESLİM OLMAYACAĞIZ!
Gün geçmiyor ki bir sokaktan kaçırılma, devrimci, demokrat insanların tutuklanması, muhalif, sol basın yayın kuruluşlarının kapatılması haberi almayalım. 15 Temmuz darbesini fırsata çeviren AKP faşizmini KHK (Kanun Hükmünde Kararname) ile yasal çerçevede uyguluyor. Ancak AKP ne kadar yasallaştırırsa yasallaştırsın faşizm halkların gözünde hiçbir koşulda meşru bir yönetim biçimi olmamıştır.
AKP FÖTE bahanesiyle OHAL’i doksan gün daha uzattı. Değil doksan dokuzyüz gün daha uzatsa AKP’nin korkusu bitmeyecektir. Bu korku halka uygulanan adaletsizliğin, zulmün, soygunun, yağmanın talanın korkusudur. Bu korku halk korkusudur. AKP bu korkuyu Haziran Ayaklanmasında yaşamış, ayakları titremiş ve üzerine bastığı iktidar halısının her an ayağından kayabileceğini görmüştür.
AKP’yi asıl korkutan Fethullaçılar değildir. İktidarda bulunduğu her gün zulmettiği halktan korkuyor AKP.
Topraklarına maden izni verdiği Carettepe halkından korkuyor!
Soma’da Ermenek’te ve her gün kaza adı altında katlettiği işçilerden korkuyor!
Toprağını ekemez hale getirdiği köylülerden korkuyor!
İşsiz bıraktığı milyonlarca insanın öfkesinden korkuyor!
Haksız yere tutukladığı insanların kininden korkuyor!
Yaptığı yolsuzluklar, ayakkabı kutularından çıkan milyon dolarlar, bir gecede sıfırlanan milyar dolarların halk yarattığı öfkeden korkuyor.
Katlettiği Dilek Doğan, Yılmaz Öztürk, Uğur Kurt, Berkin Elvanlar, Roboski ve Kürdistan’ta katlettiği halk çocuklarının hesabının sorulacağından korkuyor.
Bu korkudur Berat Albayrak’a Gazi’yi bitirin talimatı verdirmesi…
Bu korkuyla yüzlerce yeni hapishane inşa ediyor. Çıkardığı KHK ile tarım alanlarını dahi hapishane yapmaya hazırlanıyor.
Bu korku halk düşmanlarının korkusudur. Bu korku zulmü büyük olanın korkusudur.
AKP bu korkuyla yatıp bu korkuyla kalkıyor.
Demokratik mücadele veren Gökhan Yıldırım, Sadık Eroğlu, Metin Yavuz gibi devrimcileri sokak ortasından, otobüslerden kaçırıp Sabah, Takvim gibi kendi medyası üzerinden haklarında yalan haberler yayınlatıp tutukluyor. Muhalif, sol basın yayın kuruluşlarını kapatarak halkın sesini, kulağını, gözünü kapatıyor.
AKP istiyor ki kimse yaptığı adaletsizlikleri, zulmü, görmesin, duymasın, bilmesin!
İstiyor ki bir tek kendi yalanları bilinsin.
Faşizmin bu kadar pervasız saldırdığı günlerde susmanın, geri çekilmenin hükmü yoktur. Herkesin gözü önünde IMC TV’ye baskın yapabiliyorlar. Hakkın, hukukun, adaletin zerresi kalmamıştır.
Artık geri adım atacak bir adımlık dahi yer bırakmamıştır AKP.
İnsanlarımız sokak ortasından kaçırılıp günlerce işkence görüyorsa, radyomuz, televizyon kanallarımız kapatılıyorsa orada fiili direniş olmazsa olmazdır. Faşizm susarak, dostlar alışverişte görsün misali birkaç açıklamayla, sosyal medyada imza kampanyası başlatmakla savuşturulamaz.
Faşizmin fiile saldırılarına fiili direnişle karşılık vermek her zamankinden daha fazla elzem olmuştur.
Ya direneceğiz ya da faşizm yükselecektir. Faşizme karşı devrimcilerin, demokratların görevini tarih yazmıştır.
Direnmeyenler halka karşı sorumluluktan kaçanlar şunu iyi bilmelidir ki yarın sıra kendilerine geldiğinde konuşacak kimseye bulamazlar.
AKP’nin halka karış topyekûn savaş ilanına topyekûn direnişle karşılık vereceğiz.
Zulümle abad olan adaletle berbat olur demiş halkımız.
AKP’yi halkımızla birlikte yarattığı zulümde boğacağız.
KAHROLSUN FAŞİZM YAŞASIN MÜCADELEMİZ!
YUNANİSTAN HALK CEPHESİ
