8
Gülaferit’le Dayanışma Grubu Mültecilerin Sesi Forum-The VOICE Refugee Forum (Community Network)– tarafından 4 ve 7 Ekim tarihleri arasında Jena’da yapılacak bir sempozyumun ön toplantısına davet edildi.
Sempozyumun konusu:
Sınırdışıları ve adaletsiz sömürgeci sistemi durdurun ve dayanışma…
“Eğer eviniz yansa nereye saklanırsınız? Mülteci Kara Kutusu ve saldırılara karşı direniş nasıl inşa edilir?”
Sempozyumun ilk toplantısı Berlin’de 18 Temmuz Cumartesi günü saat 13.00 ila18.00 arasında yapıldı. Toplantının asıl amacı sınırdışıların durulması. Mülteci hareketi için “Siyah kutu” bir sembol.
Toplantı, The VOICE Refugee Forum’un yürüttüğü mücadele hakkında bilgi vermesiyle başladı.
The VOICE Refugee Forum, Gülaferit’in kampanyasının başlangıcında açıklamasını internet sitesinden yayınlayarak destek sunmuştu. Toplantıda, Gülaferit’in yürüttüğü kampanya hakkında bilgi vermesi istendi.
Gülaferit 3.5 aydır yürüttükleri kampanya hakkında bilgi verdi. Toplantıya katılanlara dayanışma çağrısını dağıttı. Hapishanede ve tahliyesinden sonra yaşadığı sorunları, ırkçılığın Almanya’da ne kadar köklü olduğunu yaşadıklarından yola çıkarak anlattı.
Gülaferit konuşmasında emperyalist savaşların, kapitalizmin ve sömürgeciliğin insanları mülteci konumuna düşürdüğünü, buna karşı çıkanların terörist olarak damgalanıp, tasfiye edilmek istediğini, devrimcilerin bu saldırılara karşı mücadele ettiğini, bu nedenle tutuklandıklarını, tecrit edildiklerini ve seslerinin kesilmek istendiğini anlattı.
Gerek politik ve sosyal mültecilerin gereksede göçmenlerin, bütün yabancıların aynı siyah kutunun içinde olduğunu, aynı sorunları yaşadığını, bugün Alman pasaportu ve bazı ayrıcalıkları olanların yarın ırkçılığın ve yabancı düşmanlığının dahada artmasıyla bu ayrıcalıklarını yitireceklerini, kimsenin Almanya’da bir geleceğinin olmadığını bu nedenlede örgütlenmenin, haklarımız için mücadele etmenin ve dayanışmanın çok önemli olduğunu ifade etti.
Toplantıda göçmen kökenli Afrikalılar Alman vatandaşı olmalarına rağmen ırkçılığa uğradıklarını anlattılar.
Asyalı göçmeler arasında hiçbir dayanışma olmadığı söylendi.
Üniversitelerde okuyan göçmen ve mülteci öğrencilerinde ırkçılığa ve ayrımcılığa maruz kaldığı ifade edildi.
Filistinli ve İranlı politik mültecilerin politik olmalarından kaynaklı kendi aralarında dayanışma olduğunu ama politik olmayan mültecilerin tek başına kaldıkları anlatıldı.
16 yıldır Almanya’da yaşayan defalarca sınır dışı edilip, Almanya’ya geri gelen Afrika’lı bir mülteci, mülteci hareketini örgütlemenin zorluklarını anlattı. Beyaz Almanların mülteci hareketine destek verdiklerini ama daha sonra ortadan kaybolduklarını ve mültecilerin çoğunun politik olmamasından kaynaklı oturum ve pasaport aldıktan sonra uzaklaştıklarını, sürekli yeni gelen insanlarla mülteci hareketinin sürekliliğini sağlamanın zor olduğunu ifade etti.
Afrika kökenli bir mülteci Afrika kökenlilerin uyuşturucu satıcılığı yaptığını bununda mülteci hareketini kötü gösterdiğini söyledi. Buna karşı Gülaferit, uyuşturucunun emperyalizm tarafından halkları yozlaştırmak için kullanıldığını söyledi. Özellikle Berlin’de Afrika kökenli mülteciler polisin gözü önünde uyuşturucu satıyor. Bu, Alman halkını kışkırtmak ve ırkçılığı yaygınlaştırmak için kullanılan bilinçli bir politika.
Mülteci hareketi içinde dayanışmanın ve kendiliğinden örgütlemenin zayıf olduğu belirtildi.
Sınırdışıların durulması ve sömürgeciliğe karşı daha çok mücadele edilmesi gerektiği vurgulandı.
Toplantıya katılanlar iki gruba ayrılarak şu konular üzerine tartışma yürüttüler:
-sömürülen ve sömüren kim, ayrıcalıklara sahip olan göçmenler ve mülteciler,
-dayanışmanın örgütlenmesi, mülteci ağının oluşturulması ve mültecilere yönelik saldırıların belgelenmesinin önemi.
Toplantı sonunda mültecileri politikleştirmenin, bütün saldırıları belgelenmenin, interneti ve medyayı kullanmanın, dayanışmanın ve örgütlenmenin önemine vurgu yapıldı.
Gülaferit’in tek başına yürüttüğü kampanyanın, mülteci hareketinin tamamından daha fazla ses getirdiği ve Gülaferit’le dayanışmanın artırılması gerektiği ifade edildi.
Gülaferit’te emperyalizmin düşünüldüğü kadar güçlü olmadığını, tek bir insanın bile ısrarlı bir mücadeleyle hakkını kazanabileceğini, kendi kampanyasının ve politik tutsakların mücadelesinin buna örnek olduğunu anlattı. Ayrıca kapitalist sistemin başarılı mücadele örneklerini yok etmek istediğini, mülteciler arasında iyi mülteciler ve teröristler ayrımı yaparak mülteci hareketini böldüğünü, herkesin hakları için tek başına da olsa direnebileceğini, ırkçılığa karşı güçlerimizi birleştirerek, biraya gelmemiz gerektiğini ve enternasyonal mücadelenin önemini vurguladı.
2 hafta sonra tekrar biraya gelinerek, mülteciler arasında nasıl bir ağ kurulabileceği ve dayanışmanın nasıl örgütleneceği tartışılacak.
Gülaferit toplantıya katılanlara kampanya eylemleri hakkında bilgi vererek, dayanışmaya çağırdı.
Gülaferit’le Dayanışma Grubu’nun bu haftaki eylem programı şöyle:
20 Ağustos Pazartesi günü saat 19.00,20.00 arasında Rotes Rathaus Alexsanderplatz’da eylem

