Yazarın Adı: Av. Aytaç Ünsal
Yayınevi; Boran Yayınları
Kitabı Okumak için Tıklayınız
Halkın Kütüphanesi için Tıklayınız
Önsöz
Halkın Hukuk Bürosu avukatları, 12 Eylül 2017’de bürolarına yapılan polis baskınının ardından gözaltına alındı, 20 Eylül 2017’de tutuklandılar.
İtirafçı-iftiracı tanık beyanlarına dayanılarak oluşturulan davanın mahkemesinde, halkın avukatları faşizmi yargıladı ve komployu yerle bir etti. İlk duruşmasında mahkeme avukatların tümünü tahliye etti. İçişleri Bakanlığı’nın talimatıyla tahliye kararı 6 saat sonra geri alındı ve 12 avukat hakkında yeniden yakalama kararı çıkartıldı. Tahliye kararından sonra mahkeme başkanı sürgün edildi, yerine gelen hakim dosyayı usullere riayet etmeyerek hızlı bir biçimde bitirip yargılanan 18 avukat hakkında da hapis cezası verdi. 18 avukat hakkında toplamda verilen hapis cezası 159 yılı buldu. Yerel Mahkemenin kararına yapılan itirazı İstinaf Mahkemesi 8 Ekim 2019 tarihinde reddetti.
Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal 5 Nisan 2020 tarihinde “adil yargılanma hakkı” talebiyle ölüm orucuna başladılar. Halkın Avukatı Ebru Timtik ölüm orucunun 238. gününde hayatını kaybetti, Aytaç Ünsal Yargıtay kararıyla 3 Eylül 2020 günü infazı ertelenerek tahliye edildi. Tahliye edilmesinin ardından Aytaç Ünsal ölüm orucunu zaferle sonuçlandırıp, ara verdi. 9 Aralık 2020 tarihinde Edirne ilinde bulunması yurt dışına kaçma şüphesi bahanesiyle tedavisi devam ederken tekrar tutuklandı.
Dünya üzerinde başka bir örneği olmayan halkın avukatlığı geleneğini yok etmek istedi AKP faşizmi. Bunun için defalarca gözaltına aldılar, işkencelerden geçirdiler. Kollarını kırdılar, ters kelepçe işkencesi yaptılar ama onlar her zaman halkın avukatlığını yapmaya devam ettiler. Sıkılı yumruklarını çözmeye gücü yetmedi faşizmin. Zafer işareti yapan parmaklarını bükemediler. Boyun eğdiremediler. Halkın avukatları adalet mücadelesine tutsaklıkta, faşizmin tecrit hücrelerinde de devam ettiler.
Suçları: Berkin Elvan, Hasan Ferit Gedik, Dilek Doğan’ın avukatlığını yapmak, maden ocaklarında, Soma’da, Ermenek’te, işçi katliamlarında yaşamını yitiren madencilerin yanında olmak, işinden atılan işçilerin direnişlerinde olmak, parasız eğitim isteyen öğrencilerin avukatlığını yapmak…
HALK İÇİN HALKIN AVUKATLIĞI
Suçları: Halk için avukatlık yapmak, suçları iktidarın yanında değil, yoksul halkın, haklının yanında olmak.
Faşizmin göstermelik adalet sarayları, mahkeme salonları avukatlık mesleğine bir elbise dikmeye çalışıyor. Cezalar vererek avukatlık yapmasınlar istiyor. Seslerini çıkarmasınlar, korkup, sinip, sussunlar istiyor.
Halkın avukatları diz çökmez, yaptıklarından pişmanlık duymaz.
Çünkü onlar tarihsel ve siyasal haklılıklarından aldıkları güçle direnir.
Meşrulukla savunmak bilinciyle direnir, sömürü düzenine karşı halkı ve haklıyı savunur. Türkiye’de 207 binin üzerinde avukat vardır. Ancak halkın avukatları emperyalizme ve faşizme karşı halkın adalet savaşını sürdürdüklerinden ayrı bir yerdedir. Onları 207 bin avukattan ayıran halkın örgütlü avukatları olmalarıdır. Değer ve geleneklerine sıkı sıkıya bağlı olmaları ve faşizmin yasa devleti olduğu gerçeğini bir an olsun akıllarından çıkarmadan avukatlık yapmalarıdır.
Halkın Hukuk Bürosu, yol açmaya yol yapmaya, adalet mücadelesinin nasıl verilmesi gerektiğini bedeller pahasına öğretmeye devam ediyor.
Bu kitap Halkın avukatı Aytaç Ünsal tarafından tecrit koşullarında devam eden tutsaklığı sırasında yazıldı. Kendi yaşam hikayesini anlattığı kitabında, halkı tanıdıkça anlam kazanan hayatını ve devrimci avukatlığın nasıl şekillendiği anlatıyor. Devrimci avukatlığın, yoksullarla birlikte, yoksulluğu yaratan düzene karşı mücadele etmek olduğunu yani devrim mücadelesine katılmak olduğunu anlatıyor.
Devrimci avukatlar yalnızca devrimcilerin avukatlığını yapmakla, mesleki bilgilerini onların yararına kullanmakla kalmaz, onlarla birlikte devrim mücadelesinin içinde yer alır. Devrimci avukat adalet mücadelesinin bağrında doğan kişidir diyor Aytaç Ünsal… Tekel direnişinde işçilerin çadırında, onlarla koyun koyuna yatarken gördü bu gerçeği Aytaç Ünsal. Maden ocaklarında hakları için direnen işçilerin evlerinde, sorgusuz, yargısız katledilen müvekkillerinin cenazelerinde gördü. Halkın adalet kavgasının ortasında yer almak gerektiğini tüm benliğiyle hissetti. Halk için avukatlık yapmanın bedel ödemek olduğu gerçeğini kavradı ve “Bana hayatı öğreten, emeğiyle beni insan haline getiren halkımdan, Anadolu’mdan asla vazgeçmem. Ölürüm ama vazgeçmem.” diyerek atıldı adalet kavgasına…
Bugün tecrit hücrelerinde faşizmin devrimci avukatlara yönelik saldırılarına karşı üreterek direnmeye devam ediyor: “Sadece kafamız kalsa meydanda yine direneceğiz. Bir direniş yürüyüşü olan hayatı adalet mücadelemizle öreceğiz.” diyor.
Halkın Avukatı Aytaç Ünsal’ın yazdığı kitabı okuyucularımızla buluştururken, halk için halkın avukatlığını savunan, tecrit hapishanelerinde direnmeye devam eden halkın avukatlarını selamlıyor, adil yargılanma hakkı için bedenini silaha çevirerek ölümsüzleşen Ebru Timtik’i sevgiyle anıyoruz…
