
Kitap Adı: Aileleri Örgütlemek
Yazar Adı: Özgür Tutsaklar
Yayınevi: Boran Yayınevi
Kitabını İndirmek İçin Tıklayınız
Halkın Kütüphanesi İçin Tıklayınız
ÖNSÖZ
Sosyal bir varlık olan insanı, yaşam alanından koparıp, tabiri caizse hayvan kafesleri diye nitelendirilebilecek tecrit hücrelerine zorla kapatarak düşüncelerinden arındırmaya ve teslim almaya zorlamak! En net ifade ile işkencedir. Dahası kişinin iradesi dışında, bilinçli-planlı ve sistematik şekilde, havanın-güneşin-insan sesinin olmadığı, dış dünyayla temasın kesilip her türlü iletişimin keyfi olarak engellenmesi işkence içinde işkencedir.
Onuru ayaklar altına alan, temel hak ve özgürlükleri ortadan kaldıran, sosyal özelliklerini ve ihtiyaçlarını yok sayan, aklını, ruhunu, fiziki olarak bütün vücudunu yok etmeye odaklı bir işkence yöntemidir tecrit.
Bilim şöyle der; insan etkin olmak zorundadır. Sağlıklı bir insanı etkin olmaktan alıkoymak, ona verilecek en büyük cezadır. Üstelik tüm bunlar, sadece devrimci oldukları için, halk için adalet mücadelesi verdikleri için devrimcilere yapılıyor ve bağımsızlık demokrasi sosyalizm mücadelesi “suç” sayılıyorsa, devrimcilere tek yol kalıyor: DİRENMEK!
Devrimci tutsaklara “suçlu kimlik kartı” takılmaya çalışılması, infazlarının yakılması, tahliye olmaları gerekirken hapishane gözlem kurulları kararlarıyla özgürlüklerinin tekrar gasp edilmesi vd. keyfilikleri; özgür tutsaklar kabul etmiyor ve her koşulda direnerek üretiyor, üreterek direnmeye devam ediyor.Tecritle baş edebilmenin bir diğer yolu da yoldaşlık duygusudur. Yoldaşlık, çok anlamlı ve yüreğin sonsuzluğunu doldurabilecek tek kelimedir. Bir çift göz olmaktır. Bir göz ağlarken diğerinin gülememesidir. Yoldaşlık ve üretim… Tecrite karşı savaşın iki güçlü silahı. Özgür tutsaklar; siyasi düşüncelerine sahip çıkmaya, düşündükleri gibi yaşamaya ve üretime dönüştürmeye devam ediyorlar. Çünkü faşizm ne yaparsa yapsın, tip, tip hapishaneler açsın; yine de özgür tutsakların örgütlülüğünü yok edemiyor, edemeyecek!
Tecrite karşı mücadele, aynı zamanda emperyalizme karşı verilen mücadeledir; çünkü devrimcilerin tecrit kararı NATO karargahlarında alınmıştır. Özgür tutsaklar, tecrite kendini ezdirmemek için direnmenin, emperyalizme karşı direniş olduğunu çok iyi bilir. Anti-emperyalist bilinçle, halk ve vatan sevgisiyle sarılır kâğıt kaleme.
Özgür tutsakların düşünceleri sınırsızdır, yani bedenleri tutsak olabilir ama düşüncelerini değil dört duvar, değil tecrit hiçbir güç hapsedemez. Dört duvar arasından kendisine bir iğne deliği de olsa kendine yer açar; oradan süzülür çıkar sınırların ötesine geçer. Buna paralel olarak üretimleri de sınırsızdır.
Özgür tutsakların yazdığı bu kitap, ağır tecrit koşullarında, kolektif bir çalışmanın ürünü olarak bizlere sunuluyor.
Bu kitapta yoldaşlık sevgisinin gücünü hissedecek. Üretimin tecrit duvarlarını, fens tellerini, kuyu tiplerini nasıl yıkıp geçtiğini göreceksiniz.
Özgür Tutsaklara Saygı ve Selamlarımızla…