Home direnişlerYunanistan ve Türkiye Hekimlerinin Birlikte Yaptıkları Prosfigika Ölüm Orucu Direnişine Destek Basın Açıklamasına Halk Cephesi de Katıldı

Yunanistan ve Türkiye Hekimlerinin Birlikte Yaptıkları Prosfigika Ölüm Orucu Direnişine Destek Basın Açıklamasına Halk Cephesi de Katıldı

by halkinkutuphanesi
0 comments

Atina Alexandras Caddesi’ndeki tarihi mülteci evleri Prosfigika, Yunan devletinin kentsel dönüşüm adı altındaki tahliye ve ticari devir planlarına karşı güçlü bir direnişe sahne oluyor. Yaklaşık 400 kişinin yaşadığı mahallede projenin iptali için Ölüm Orucu eylemi başlatılmıştı. Eylemcilerden Aristotelis Chantzis 130 gününde ve 1 Mayıs’ta eyleme başlayan Suzon Doppagne ise 50. gününe yaklaşırken ağır sağlık sorunları yaşıyorlar.

Ölüm Orucu eyleminin hayati sınıra dayanması üzerine, Yunanistan ve Türkiye’den sağlık örgütleri Atina’da ortak bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıya Ülkenin Hastane Merkezleri Federasyonu Başkanı, Atina Tıp Birliği ve Yunanistan Tıp Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Sotiris Kaliambakos, eylemcilerin tıbbi takip ekibinden Uzman Patolog ve Yoğun Bakım Uzmanı Dr. George Vatiris ile Türk Tabipleri Birliği’nin kararıyla dayanışma amacıyla Atina’ya gelen üç Türkiyeli hekim (Nöroloji profesörü Hakan Gürvit, Uzman patolog Zeki Gül, Adli Tıp profesörü Şebnem Korur Fincancı) katılarak Prosfigika’nın yalnızca beton binalardan ibaret olmadığını, tarihsel hafızanın ve insanlık onurunun savunulduğu somut bir siper olduğunu vurguladılar.

Sağlık heyeti, devlet mekanizmalarının bu tür eylemlerde baskı aracı olarak öne sürdüğü “zorla besleme” girişimlerine karşı da mesleki ve etik ilkeler doğrultusunda kesin bir duruş sergiledi. Doktorların görevinin açlık grevi yapanların siyasi kararlarına saygı duyarak tıbbi durumlarını izlemek olduğunu belirten Dr. George Vatiris, hekimlerin asla bir zorlama veya işkence mekanizması olarak işlev göremeyeceğini, açlık grevcilerinin kendi bedenleri üzerinde mutlak hakkı olduğunu paylaştı.

Toplantıya katılan Türk Tabipleri Birliği delegasyonu ise Türkiye’den edindikleri Ölüm Orucu deneyimlerini paylaşarak benzer bir felaketin Atina’da tekrarlanmaması için insani ve vicdani sorumlulukla hareket ettiklerini belirtti. Siyasi otoritelerin bu ticarileştirme planlarından vazgeçerek toplulukla şeffaf bir diyalog kurması gerektiği, barınma hakkını savunan insanların yanında sonuna kadar durulacağı kararlılığı vurgulandı.

Katılımcılar, Prosfigika’da yaşanacak olası bir can kaybının tek ve mutlak sorumlusunun diyalog yollarını tıkayan hükümet, Attika Bölge Yönetimi ve ilgili devlet kurumları olacağı ilan edildi. Yunanistan genelindeki en üst çatı örgütleri olan Panhellenik Tıp Birliği ve Atina Tıp Birliği gibi kurumsal yapıların derhal net bir pozisyon alarak Prosfigika topluluğunun barınma hakkını savunması ve açlık grevcilerinin taleplerinin arkasında durması istendi.

Toplantı sonunda izleyici olarak katılan Halk Cephesi üyelerinden, eski tutsak ve Ölüm Orucu direnişçisi Mine Demirel de söz alarak; Halk Cephesi olarak başından itibaren direnişe destek verdiklerini söyledi. Haklı ve meşru talepleri olan bu direnişe tüm hekim, hukuk örgütlerinin, işçi ve emek örgütlerinin destek vermesi gerektiğini anlattı. Kendisinin de daha önce Ölüm Orucu eylemine katılan bir direnişçi olduğunu belirterek Sağlık örgütlerinin, doktorların bu uzun süreli açlık eyleminde direnişçilerin yanında yer almalarının ve eyleme katılanları “hasta” olarak değil de birer “direnişçi” olarak görmelerinin önemini vurguladı.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode