Home açıklamalar2 Temmuz Sivas Ta Katleden Devlettir Hesap Soralım

2 Temmuz Sivas Ta Katleden Devlettir Hesap Soralım

by halkinkutuphanesi
0 comments

2 Temmuz 1993’te Sivas’ta düzenlenen Pir Sultan Abdal Şenliklerine yönelik saldırıların ardından şeriat sloganları atan bir grup, etkinlikler için Sivas’a gelenlerin sığındığı Madımak Otelini yakarak, 33 kişiyi öldürdü. Olaylar sırasında iki otel çalışanı ile saldırganlardan ikisi de öldü.

“SİVAS LAİKLERE MEZAR OLACAK” diye yürüyen kalabalık merkezin önündeki “Halk Ozanları” heykelini yıktı, boynuna ip asarak yerde sürükledi. Kalabalık giderek artıyor ancak dağıtılmıyordu.

Cumhuriyet burada kuruldu burada yıkılacak, Sivas Aziz Nesine mezar olacak, Kahrolsun laiklik sloganları atarak gelmeye başladılar, her geçen dakika çoğalıyorlardı.

Günler öncesinden Sivas’taki yerel gazetelerin bir katliama çağrı yaptıklarını ve Müslüman Kamuoyuna diye, Sivas halkını cihada çağıran bir bildiri dağıtıldığını sanatçılar bilmiyordu. Katliam, aylar öncesinden hazırlanmış, planlanmış, otelin önüne taşlar yığılmış, dışarıdan insanlar getirilmişti. 1 Temmuz günü değil, 2 Temmuz Cuma gününü bekleyerek, Müslümanların kutsal günü, cuma gününü beklediler.

Kalabalık daha sonra Sivas’a gelenlerin kaldığı Madımak Oteli’nin önüne yöneldi. 20 bin kişiyi bulan kalabalık 17.00’de geldiği otelin önünden de dağıtılmadı. Araçlar ve sürüklenen heykel ateşe verildi, belediyenin kaldırım yapma gerekçesiyle getirdiği taşlarla otelin camları kırıldı. Ankara sürekli bilgilendirildi ama “hallediyoruz” dışında yanıt gelmedi. Valiliğin civar illerden istediği takviye birlikler de 8 saat süren olaylar bittikten sonra kente gelebildi. Saat 19.00 civarı otel ateşe verildi.

 Tansu Çiller, olaylardan sonra şu açıklamayı yaptı: “Çok şükür, otel dışındaki halkımız bir zarar görmemiştir.” Dedi.

Bu katliamın başını çekenler sözde yargılandı. Yargılamalar devletin sorumluluğunu gizler nitelikte, örgütlü katliamı gizler nitelikte yapıldı. 38 kişiye idam kararı verildi. Ancak yeniden yeniden bozulan bu kararlarda cezalar değişti. 38 kişi idam cezası, 13 sanık 15 yıl, 13 sanık 7 yıl hapis cezası aldı. İdam cezaları ise bu cezanın kaldırılması nedeniyle müebbette dönüştürüldü.

Sanıklardan Ali Kurt ve Mevlüt Atalay, Pişmanlık Yasasından faydalanmak için örgüt bağlantılarını anlattı. Olaylara karışan Hizbullah, İslami Hareket Teşkilatı, Kaplancılar gibi örgütlerin mensuplarının isimlerini vermelerine rağmen başvuruları reddedildi.

KATLİAMCILAR DEVLET TARAFINDAN KORUNDULAR.

RP’li Belediye Meclis Üyesi Cafer Erçakmak gibi çok sayıda saldırgan yakalanmadı. 18 yıl boyunca firari olarak arandı. Hakkında kırmızı bülten çıkartıldı. Almanya ya da Fransa’da olduğu iddia edildi. Bu süreyi nerede geçirdiği anlaşılamadı. Ancak Sivas’ta yaşadığı ve evinde 2011’de öldüğü ortaya çıktı. Erçakmak, emniyete 500 metre mesafedeki çocuğunun evinde kalp krizi sonucu öldü.

– Yılmaz Bağ’ın da öldüğü ortaya çıktı. Bağ da arandığı dönemde Sivas Kangal’da düğün yapmıştı ve Sivas’ta yaşamıştı.

– Sanıklar Şevket Erdoğan, Köksal Koçak, İhsan Çakmak, Hakan Karaca ve Necmi Karaömeroğlu’nun dosyaları ise 15 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle ortadan kaldırıldı.

 ZAMAN AŞIMI ADALETSİZLİKTİR!

Zamanaşımı kavramı, hukukî hakların ve yaptırımların, belirlenen süreleri aşması halinde geçersizleşmesini ifade eder. Kullanılması kanunen belirlenen süreye tabi olan hakları o süre içinde kullanmazsanız kaybedersiniz.

Türk Ceza Kanunu 2002 yılında, insanlığa karşı suçları, 1 Haziran 2005ten itibaren, zamanaşımı hudutlarının dışına çıkartan evrensel normu benimsedi.

 Aralarında iki saldırganın da bulunduğu otuz yedi insanın öldürüldüğü bu korkunç linç vakası 2 Temmuz 1993te gerçekleştiği için, firari sanıklar zamanaşımından yararlandılar; insanlığa karşı suç kapsamına alınmadığı için, olay 2005 öncesi olduğu için, otomatikman zamanaşımına uğratıldı.

İnsanlığa karşı suç iddiasının bulunduğu ve bu iddianın sağlam, inandırıcı bir şekilde ortaya konduğu nice ağır insan hakkı ihlali vakası, zamanaşımı engeline takılıyor. 12 Eylül 1980 sonrası işkenceyle ölüm vakaları, 1990ların OHAL bölgesindeki nice işkencede ölüm ve faili meçhul vakaları bunun en bilinen örnekleri… Bu olaylara yönelik halkın ve avukatlarının başvuruları görevsizlik kararıyla sürüncemeye bırakılıp ZAMAN AŞIMINA UĞRATILIYOR.

 Zaman aşımı, uzun süre nedir?

Ne kadar uzun süre mesela?

Spartaküs’ten bu güne Kerbela’dan Bu güne Katledilenler Adaletsiz Kalmıştır. Pir Sultan örneğin uzun süre mi? Pir Sultan Adaletsiz kalmıştır.

Mahir… Kızıldere…Ne kadar uzun süre mesela.

Zamanı aştı da geldiler onlar bugüne…Kerbela’nın Yası, Adalet Talebi ve isyanı hala canlıdır. 1400 Yıl önceki katliama karşı duyulan öfke dinmemiştir. Adaletsiz kaldığı sürece öfke büyüyecektir,

 Zaman bu öfkeyi dindiremez. Nesilden nesile aktarılır.

Temmuz sonu itibariyle Muharrem Ayı’nda Kerbela’nın yasını tutuyoruz. Tüm Dünyada milyonlarca insan Muharrem Ayı’nda Kerbela’da katledilenlerin adalet talebini yaşatıyor. Dün olmuş gibi acılarımızla yoğrulmuş öfkemizle ADALET İSTİYORUZ!

Adaletsiz kalan katliamlar unutulmaz! Nesiller boyu aktarılır. Ve halk eninde sonunda yüzyılların öfkesiyle Adaletini söküp alır.

 Bu nedenle Sivas Katliamını yapanlardan, yaratanlardan Hesap Soralım!

Sivas Katliamını yapan Faşizmdir! Faşizmden hesap sormak için tüm Alevi örgütleri, Alevi Halkımız, Aydınlar, Sanatçılar Birleşelim!

Cem evlerimizde, dergahlarımızda, derneklerimizde Sivas katliamı için örgütlenelim. Paneller, seminerler örgütleyelim, Semahlar, yürüyüşler örgütleyelim!

 SİVAS KATLİAMININ SINIFLAR MÜCADELESİ AÇISINDAN ÖNEMİ NEDİR?

DEVLET SİVAS KATLİAMINI ÖRGÜTLEDİ DAHA SONRASINDA İSE KATLİLERİ ÖDÜLLENDİRDİ VE SON OLARAK DA AKLADI ÇÜNKÜ KATLİAMI YAPAN DEVLETİN KENDİSİYDİ SİVAS KATLİAMININ HESABINI SORMAK ADALETİN YERİNE GETİRLMESİDİR

 Bu bir Alevi katliamı değildir. Alevilik bahane edilerek, Pir Sultan Abdal etkinlikleri bahane edilerek Aydınlara yönelik bir katliamdır.

Halkımızı korkutup teslim almak için katliam yapmışlardır. “Aydınları diri diri yakan devlet halkımıza neler yapmaz!” Bu katliamla halkımıza mesaj vermişlerdir.

Devlet eliyle örgütlenmiş ve katliamcılar yıllarca korunmuştur.

 2 TEMMUZ DA SİVAS TA KATLEDEN DEVLETTİR HESAP SORALIM!

 PSAKD derneğinde ABD konsolos görevlisiyle toplantı yapıldı. Bundan haberiniz var mı?

Alevi halkının katili, baş düşmanı ABD değil mi? Maraş’ta ABD konsolosları katliamı örgütledi, Çorum’da yine öyle, CIA ajanları 1 Mayıs 77 katliamını örgütledi… ABD konsoloslarını tüm alevi kurumlarına girmelerine karşı mücadele etmeliyiz. Bu da yalnızca dernek başkanlarına, kapı arkasında değil, halkımıza açıklayarak yapalım. Halkımızı mücadeleye katalım. Alevi kurumlarımıza eli kanlı katiller girmemelidir. 

 Alevilik asıl olarak mücadele ile anılmalıdır.

Sivas Katliamının hesabını sormazsak, örgütlenmezsek, anmalarımızı yapmazsak, daha çok Madımaklar yaşatırlar bize. Ancak örgütlendiğimizde katliamları püskürtebildi, Çorumda aynı katliamı yapamadılar. Çünkü halk devrimcilerin öncülüğünde direndi.

Alevilere yönelik saldırılarla Adalet kavgamızın üstü örtülmeye çalışılıyor. Adalet kavgası unutturulmaya çalışılıyor.

 Bu gün Kuyu Tiplerinde aynı zulümle karşı karşıya olan Devrimciler direniyorlar. Kuyu Tiplerini yapanlar, Sivas katliamını yapanlardır. Katilleri koruyanlardır.

 Adaleti ancak Hüseyin gibi zulme biat etmeyip direnen Devrimciler sağlayabilir.

O nedenle Birlik olmalıyız.

Devrimcilere Sahip çıkmak değil, onlarla birlikte direnerek inancımıza, kurumlarımıza sahip çıkabiliriz.

 KAHROLSUN FAŞİZM YAŞASIN MÜCADELEMİZ!

SİVAS KATLİAMININ HESABINI SORACAĞIZ!

SİVASTA KATLEDEN DEVLETTİR!

 KATİLLERİN ZAMANAŞIMSIZ YARGILANMASINI İSTİYORUZ!

 ADALET İSTİYORUZ!

 ALEVİYİZ HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ!

 ANADOLU ALEVİ KOMİTESİ (AVRUPA)

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode