Zaman aşımı kararı verildi. Mahkemenin tüm heyeti kadından oluşuyordu. Mahkeme de Pir Sultan Derneklerinin Avukatlarının yanı sıra ÇHD’li avukatlar ve de 30 yıldır davayı takip eden Şenal SARIHAN da katledilenleri savundu. Tüm avukatlar davanın zaman aşımına uğratılamayacağını ve bu davanın sıradan bir cinayet davası olmadığını insanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğunu savundular. İnsanlığa karşı işlenen suçlarda zaman aşımı olamayacağını neden bu davanın insanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğunu anlattılar uzun uzun. Çünkü dediler; “katledilenler le katledenler arasında sıradan bir husumet yok. Katledenler binlerce güruh ve bu güruh aydınları fikirlerinden ve alevi inancından kaynaklı katlediyor. Bu nedenle bu sıradan bir cinayet davası olamaz.” Ve devam ettiler. “kaldı ki bu dava otuz yıldır sürüyor sadece 3 sanık kaldı ve onlar da Almanya’da ve hem Almanya hem de Türkiye tarafından korunuyor. Bu katliam Almanya ve Türkiye’nin birlikte organize ettiği bir katliamdır. Ve Almanya’da bu suça iştirak etmiştir. Burada Alevilik saldırıya uğramıştır. Aziz Nesin’in Salman RÜŞTÜ kitabını savunması bahane edilmiştir.” Ve yine avukatlarla Pir Sultan derneklerinin başkanları da bu dava da heyetin tarihi bir sorumluluğunun olduğunu bu davanın sanıklarının birçoğunun ERDOĞAN tarafından af edildiğini suçun ortağı olduğuna söylediler. Mahkeme heyetinin avukatlardan taleplerini istemesi ise ayrı bir tiyatro gibiydi. Çünkü talepleri dinledi ama hiçbirini kabul etmedi. İyi bir mahkeme heyeti gibi bir izlenim çiziyordu. Çünkü karar baştan verilmiş onun rahatlığı vardı yüzünde “siz istediğiniz kadar konuşun sahne sizin” hanımlar baylar der gibiydi. Tüm heyetin kadın olması ve 33 aydının katledilmesinin üstünü kapatan heyet olması ayrıca “kadın hassasiyeti” veya “dünyayı kadınlar yönetse daha adil olur” STK anlayışının alt üst eden, tarih sahnesinin nasıl “sınıflar savaşı” sahnesi olduğunu kanıtlayan bir gerçek tüze çarptı. Şenal SARIHAN bu davanın 30 yıldır sürdüğünü heyet den önce çok heyetler gördüğünü ve biz avukatlar olarak burada hep kalabalık iken katledenler suçluların oturduğu önümüzde ki koltuklar 2002’den sonra hep boştu. Tarihi bir sorumluluğunuz var ve o sorumluluk sizi tarihte ya adaleti sağladı diye anacak ya da katilleri affetti, diye dedi.
Pir Sultan Derneklerinin avukatları bu davada Temel Karamollaoğlu’nun, o dönem orada görev yapan emniyet müdürünün jandarma komutanının ve yine dönemin başbakanının ve Fikri Sağlar’ın da yargılanmasını istediler. Temel KARAMOLLAOĞLU nu pamuk gibi gösterene Kemal Kılıçdaroğlu’nun da yarılanması talebinde bulunan dava 2,5 saat sürdü ve heyetin
ZAMAN AŞIMI kararı vermesi ile son buldu. Karara ve katliam anından çok önlem alınmasına tepki gösteren aileleri polis ablukaya aldı mahkeme salonu çıkışında ve aileler oturarak tepki gösterdi. Daha sonra dışarı çıkan aileler ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSADK) başkanı ve avukatlar açıklama yaptılar.
