1
Avrupa’daki Halk Cepheliler!
Adalet İçin Uzun Direniş Sürüyor
Sahiplenmenin Sorumluluğunu ve Gururunu Taşıyoruz
ZAFERE KADAR DURMAYACAĞIZ!
Ülkemizde mücadele çok büyük bedellerle sürdürülüyor.
En sıradan bir eylemin, bir döviz taşımanın, bir açıklama yapmanın bedeli, işkence, gözaltı olabiliyor. İşte bu koşullarda Avrupa’da yaşayan halkımız olarak, omuzlamamız gereken yük daha da artıyor.
– DİRENİŞİN KARŞISINDA YENİ BİR ENGEL: KORONA
Korona salgınıyla oluşan ortamda getirilen yasaklamalar ve kısıtlamalar, direnişin önünde bir engel daha oluşturdu.
Bir korku ve panik ortamı yaratıldı. Yasaklar konuldu.
Salgın ciddi bir sorundu. Yok sayamazdık. Biz de önlemlerimizi almalıydık. Kitlesel etkinliklerimize ara verdik. Fakat halkımızın en yiğit evlatlarının ölümün koynundaki yürüyüşü sürüyordu. Bunu yok saymayı ise asla düşünemezdik. Beynimiz ve yüreğimiz ordaydı. Pratiğimiz de buna uygun olmalıydı; direnişin sesi olma sorumluluğumuzu yerine getirmeliydik.
– EVLERİMİZE HAPSOLMADIK
Ya biz de emperyalistlerin istediği gibi, can telaşına düşüp, evimize hapsolacak ve direnişi sahipsiz, direnişçileri yalnız bırakacaktık, ya da korona koşullarında direnişi sahiplenmenin yollarını bulacaktık.
İkincisini yaptık.
Koronaya rağmen, eylemlerimize devam ettik.
Avrupa’nın birçok şehrinde, sokak yasaklarına kadar koşulları zorlayarak meydanlarda eylemlerimize devam ettik ve belli ülkelerde halen devam ediyoruz.
– ŞEHİDİMİZİ, HELİNİMİZİ SAHİPLENDİK!
Helin Bölek’i şehit verdiğimizde, demokratik haklarımızı kullanarak Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde 48 saat içinde 11 Konsolosluk önünde gösteri yaptık.
İki gün içinde Avrupa’nın 30’a yakın şehrinde eylemler oldu.
Yüzlerce evde Helin’imiz için anmalar yaptık.
Bu, önceki dönemlerde bile kolay kolay sağlayamadığımız bir refleks ve yoğunluktu. Ancak direnişin gücü ve gelişmelere karşı hazırlıklı olmamızla, örgütlü davranmamızla, bunu gerçekleştirebildik.
– AÇLIĞIN BARİKATINI 500 KİŞİYLE ÖRDÜK
7 Mart’ta Brüksel’de, Avrupa çapında katılımın sağlandığı bir yürüyüş ve miting yaptık. Avrupa’nın dört bir yanından 250 kişi katıldı bu yürüyüşe.
4-5 Nisan’da Avrupa çapında merkezi bir açlık grevi yaptık. Bu açlık grevine 8 ülkeden 137 kişi katıldı. Örgütleme, organize etme konusundaki yetersizliklerimiz söz konusu olsa da ortak hareket etmek geleneğini yerleştirmek açısından iyi bir adım oldu.
Adalet İçin Direniş, ortak hareket etme kültürümüzü güçlendirmemizin zemini oldu.
17 Nisan’da ise önceki rakamları kat kat aşan bir sahiplenmeyi gerçekleştirdik. Açlık grevine Avrupa çapında 500’ü aşkın kişi katıldı.
(İlk açıklanan rakamlarda 458 açıklandı. Daha sonra Bremen’de de 41 kişinin o gün açlık grevi yaptığı öğrenildi. Sayı 499’a ulaştı. Ancak bilindiği gibi, tek başına veya ikili üçlü açlık grevi yapıp bunun haberini basına iletmeyen de çok sayıda insanımız var. Bu nedenle 500’ü fazlasıyla aşmış durumdayız.)
Bu konudaki çağrımızda, “Avrupa’daki şu ana kadarki en kitlesel desteği sağlayalım” diyerek, 300 kişilik katılım hedefi koymuştuk. Yoldaşlarımızın emeği ve halkımızın duyarlılığıyla, bu hedefi fazlasıyla aştık.
HALKIMIZ! HALK CEPHELİLER!
Bu tablo, direnişi ve halkımızın ölüm orucundaki yiğit evlatlarını sahiplenmemizin tablosudur.
Bu büyük, güçlü sahiplenmeyi gerçekleştiren tüm Halk Cephelileri, bu eylemlere katılan tüm
halkımızı sahiplenmenin onuruyla kutluyoruz.
Avrupa kendi kabuklarını, statülerini kırıyor.
Bizi engelleyen, yavaşlatan bu kabukları, statüleri kırmanın da ötesine geçip un ufak edeceğiz.
HEM ÜLKEMİZLE VE HEM AVRUPADAKİ HALKIMIZLA daha fazla bütünleşeceğiz.
Bunlar birbiriyle çelişmiyor, tersine birbirini güçlendiriyor.
Vatanımızda Halk Cepheliler, faşizme ve koronaya rağmen, direniş evinden hapishane önlerine, meydanlardan sokaklara kadar her yerde eylemleri sürdürüyorlar.
Avrupa’nın meydanlarında da biz varız. Bizim pankartlarımız, yazılamalarımız var Avrupa’nın dört bir yanında.
Bu söylediklerimiz, yapılanların yeterli olduğu anlamına gelmiyor. Çünkü direnişin büyüklüğü karşısında, direnişçilerin cüret ve fedakarlığının karşısında yaptıklarımız yine de yetersizdir.
Desteğimizi, sahiplenmemizi, dayanışmamızı hayatın her alanında,
her biçimde büyütmek, yaymak, güçlendirmek,
ve en geniş kitlenin katılımını sağlamak hedefimiz olmalıdır.
21.04.2020
Avrupa Halk Cephesi
