1
SİLİVRİ ÖZEL TİP HAPİSHANESİ SABANCI AİLESİNİN TALİMATLARINA UYARAK İSMAİL AKKOL’A İŞKENCE YAPIYOR
Silivri Hapishanesi idaresi müvekkilimiz İsmail Akkol tecrit ediliyor, işkenceye maruz kalıyor, kitapsız, görüşsüz ve insansız bırakılıyor. Yaptığımız görüşmede müvekkilimizin gördüğü işkence sonucunda sağ elinde ciddi bir his kaybı oluştuğunu öğrendik. Müvekkilimiz İsmail Akkol’un anlatımları şöyledir:
“Silivri Kapalı Hapishanesi Müdürü benimle görüşmüyor, ısrarla görüşmek istememe rağmen günler, haftalar sonra görüşüyor. Görüştüğünde de sürekli oyalıyor. Beni arkadaşlarımla aynı hücreye koyun, o olmadı aynı koridora götürün dedim ama bir senedir bu talebim hiçbir şekilde yerine getirilmiyor, sürekli oyalıyorlar. En son yine ısrarla müdürle görüşmek istedim ama görüştürmediler. Pek çok defa dilekçe verdim. Yine görüşemeyince “artık müdürle görüşmek için dilekçe yazmayacağım, ne yapacağımı görürsünüz” dedim. Böyle deyince 2 dk sonra müdürün yanına götürdüler. Müdüre kitap ve dergilerle ilgili sorunu söyledim ve gözümün önünde kütüphaneciye “İsmail’e verin kitaplarını” dedi. Hücremi değiştirin en azından aynı koridora koyun dediğimde de müdür “seni aynı hücreye koyamam diye cevap” verdi. “Ama bir iki gün içinde sondaj yapacağız, sevkler olacak. O zaman seni de aynı koridora alacağız” dedi. Yoldaşlarımıza yaptıkları sürgünleri sondaj olarak niteliyorlar“ Bu konuşmadan bir iki gün sonra sürgünler oldu, erkek arkadaşların büyük bir kısmını sürdüler. Ancak tabi yine bir değişiklik olmadı ve yine müdürle görüştürmediler.
Hiçbir şekilde hiçbir sorunuma çözüm ve muhatap bulamadığımı için ben de hücremin içinde yatak ve diğer malzemelerle bir ateş yaktım. Ama ateşi yaktıktan sonra havalandırmaya ya da hücrenin dışına çıkmadım. Özellikle havalandırma kapısını ve pencereleri kapattım. “Artık yanayım ne olursa olsun” diye düşündüm.
Bilincim kapanmaya başladı, yere düştüm. Gardiyanlar geldiğinde de onları flu görmeye başlamıştım. Yarı baygın revire götürdüler. Doktor nabzıma baktı, genel kontrolleri yaptıktan sonra gardiyanlar doktorun yanında saldırmaya başladılar. Özel olarak yüzüme vurmayıp, kafamın arkasına vurdular. Silivri’nin başgardiyanlarından Mustafa ismindeki kel kafalı kişi de bu işkenceyi yönetti.”Hücresinden alırken niye ıslatmadınız, kafasının arkasına vurun” diyerek talimat verdi. Bu başgardiyan A Takımı’nın başıdır. İşkence sonucunda kafamın arkasında şişlikler oluştu. Bu işkencenin ardından iç çamaşırım dışında soydular ve ters kelepçeleyip süngerli hücreye attılar. Ters kelepçeyi bileklerimi iyice sıkacak biçimde taktılar ve bileklerime kan oturdu. Süngerli hücreden sonra tekrar yanmış hücreye koydular. Tüm yiyeceklerimi ve kıyafetlerimi suyun içine attılar. Kitaplarımı ve evraklarımı yırtarak, suya atmışlar. Bütün kullandığım eşyaları ıslatmışlar. Bunun üzerinden yaptıkları bir tartışmada “sen böyle yaparsan bizde böyle yaparız, etkiye tepki” dediler.
Ben bu duruma daha fazla sessiz kalmayacağım”
Müvekkilimizin 5 saat süren ters kelepçeden kaynaklı elleri morarmış, bileklerinde kan oturmuştur. Sağ elde morluk ve his kaybı oluşmuştur. Şuan eşyasız, yataksız yanmış hücrede kalmaya zorlanmaktadır. Avukat görüş yerine getirilirken de slogan attığı gerekçesiyle zorla ağzı kapatılmış ve kolları kırılacak kadar arkadan bükülmüştür.
Müvekkilimiz İsmail Akkol Silivri Hapishanesine getirildiği günden bu yana özel olarak tecrit edilmektedir. AKP talimatlarıyla işkence yapan hapishane idaresi hiçbir yasa tanımıyor. Yasalarda tutuklunun tutulacağı koşullar bellidir. Böyle olmasına rağmen İsmail Akkol, Ağırlaştırılmış Müebbet Hükümlülerinin tutulduğu koşullardan daha ağır bir şekilde havalandırmada da insan görmeyecek biçimde tutulmaktadır. Bu açıkça işkencedir, Silivri Hapishanesi müvekkilimize psikolojik olarak işkence yapmakta ve kişiliğini ezmeye çalışmaktadır.
Müvekkilimiz avukat görüşüne getirildiği sırada da slogan attığı gerekçesiyle zorla ağzı kapatılmakta ve kolları arkadan neredeyse kırılacak şekilde bükülmektedir. Hapishane idaresi slogan atmayı bu şekilde cezalandırıyor. İnfaz kanunu bile slogan atmanın kendisini tamamen cezalandırmamaktadır. Kanunda “gereksiz slogan atmak” fiili idari olarak cezalandırılmaktadır. Bu oldukça geri ve insanlık dışı kanunun kendisi bile Silivri Hapishanesi yöneticilerinden daha ileridir. Silivri Hapishanesi, Sabancı ailesinin ve siyasi iktidarın talimatlarıyla müvekkilimizin kişiliğini, ideolojisini ezmeye çalışmaktadır ve sistematik olarak işkence yapmaktadır.
İnsanlık onuruna aykırı bir suç olan işkence yapılması talimatı veren, işkence uygulayan, yapılması talimatı veren tüm sorumlular suç işlemektedir. Bu işkencelerin hukuki ve siyasi zamanaşımı yoktur. İşkence suçunu işleyen tüm sorumlular er ya da geç işkence suçunun hesabını verecektir. Bir memurun “ben ne yapayım bu iktidarın talimatı, bakanlığın talimatı, idarecilerin talimatı” diyerek bu sorumluluktan kurtulma şansları yoktur. İşkencenin meşrulaşmasına, kanıksanmasına asla izin vermeyeceğiz!
HALKIN HUKUK BÜROSU
Gürsel Mah. Çevik Sok. No:13/10
Kâğıthane/İSTANBUL
Tel/Faks 0212 296 31 59
halkinhukuk@gmail.com
Açıklama No: 531
Tarih: 11.02.2017
