6
Açlık grevi ve çadır direnişimizin 5. günündeyiz. Gece yarısı akrebin tacizi ve gür sloganlar öfkeli taşlarla kovulmasından sonra birer ikişer gelenlerimizin sayısı artıyor. İkitelli Kartallar’dan, Halkevlerinden dostlarımız geliyor.
Açlık grevi ve çadır direnişimizin 5. günündeyiz. Gece yarısı akrebin tacizi ve gür sloganlar öfkeli taşlarla kovulmasından sonra birer ikişer gelenlerimizin sayısı artıyor. İkitelli Kartallar’dan, Halkevlerinden dostlarımız geliyor.Bağcılar’dan arabayla gelen ziyaretçilerimiz oluyor. Hiç kimsenin uyumadığı gecenin sonunda 07.00’da yeni günün hazırlıklarına başlıyoruz.
Çadır nöbetçileriyle beraber hemen bir çevre temizliğine ve çadır düzenlemesine geçiyoruz. Çadırımızın iki yanına 2 flama takıyoruz, pankartın yerini değiştiriyoruz, Hasan Ferit’in mahkemesine çağrı yapan afişlerden asıyoruz. Çadırımız her gün daha güzel… Ziyaretçilerimiz her gün daha da çoğalıyor. İkitelli’de oturan bir abimiz çay şeker alıp getirmiş teşekkür ediyor, tanışıyoruz. Levent’te çalışan hemen her gün arayan bir ablamız var, yine arıyor.
Bugün çadırımızın bulunduğu yerde Halk pazarı kuruluyor, etraf erkenden hareketlendi. Bizde halkımızın getirdiği semaverimizde çayımızı demliyoruz, bugün ziyaretçimiz çok… Hafta içi çalışan hafta sonu gelen arkadaşlarımız var, pazara gelip çadırımıza uğramadan geçmeyen halkımız ve tabi ki çadırda tanıştığımız insanlar…
Günlük gazetelerimizi okuyoruz hep beraber, pano için haberleri tarıyoruz. Adaletsizlik örneği o kadar çok ki… panomuza sığmıyor! Gazetelerden sonra dergi okuyoruz hep beraber. Bu arada bir teyzemiz geliyor ” iyi ki siz buradasınız bu parkta hep serseriler oluyordu siz geldiniz geleli yoklar” diyor. Evini tarif edip ihtiyaç olursa gelin diyor. Ellerinden öperek uğurluyoruz.
Ayaz Berkin’imiz geliyor. Adını Umudun Çocuğu Berkin’den alan mahallemizin sevimli bebeği… Adalet için açlık grevindeyiz, hesaplarımızdan en canımızı yakanlardan biridir Berkin… yeni Berkin’ler büyüyor umudumuzla.
Öğleden sonra Çadırımızın etrafındaki esnaflardan başlayarak Kemalpaşa Caddesinde Yürüyüş Dergisinin tanıtımını yapıyoruz. Kampanya çadırımız ve dergimizi bir bütün olarak anlatıyoruz ve 80 adet dergi 100 adet bildiri dağıtıyoruz. Çadırda kalan arkadaşlarımız da pazara gelen halka bildiri dağıttı.
18.30 sıralarında 1 TOMA geçiyor çadırımızın önünden. Çevredeki gençler ve esnaf taşlıyor, hemen halk tepki gösteriyor “ne işin var bunun burada” diye..
Taşlanıp tahrip edilen TOMA Beşkat denilen yerde sıkışıyor burada tekrar taşlarla yüklenen gençler bir süre kovalıyor. Beşkat’ta ajitasyon çekilerek çadır ve Adalet kampanyası anlatılıyor, halk alkışlıyor. 19.00’da Beşkat bölgesinde kahvelere ve derneklere dergi tanıtımına gidiliyor ve yaşananlar üzerine sohbet ediliyor,30 dergi halka ulaştırılıyor. Pazarda da ajitasyonlarla katil polis teşhir ediliyor kampanya anlatılıyor. 500’den fazla bildiri dağıtılıyor.
20.00’da film izleme programımız vardı ancak teknik sorunlardan yapamadık. Yarın yapmak üzere söz vererek taze demlenen çayımızla koyu sohbetlere başlıyoruz. Bir yandan halkımız çadıra gelmeye devam ediyor.
