Erdoğan’ın basın danışmanı Yusuf Yerkel halktan bir insanı tekmeledi. Katledilen işçilerin ailelerinin avukatları polis tarafından gözaltına alındı, Işkence gördü. AKP açıkça maden ocağının sahibi Alp Gürkan’ı korudu. Çünkü Alp Gürkan AKP’ye ekonomik destek olmakta, AKP mitinglerinde ihtiyaç duyulan insanları taşımaktadır. AKP mitinglerine Soma Holding işçileri müdürler tarafından tek tek takip edilerek taşınmıştır. Gelmeyen işçiler işten atılmıştır. Bu hizmetlerinin karşılığında Alp Gürkan çıkardığı tüm kömürleri devlete satma hakkını kazanmıştır. Rödovans sistemi denilen bu sisteme göre taşeron şirket – Soma’da Soma Holding – ne kadar kömür çıkartırsa çıkartsın devlet tarafından kömürün satın alınacağı garantisi verilmişti. Bu nedenle de üretim işçilerin yaşamları pahasına arttırıldı. Hatta Soma Holding hızını alamayarak TKİ – Türkiye Kömür İşletmeleri – ye taş bile sattı. TKİ’de bu taşı satın aldı. Kar hırsıyla, bütün iş güvenliği önlemlerini bir kenara bırakarak yapılan aşırı üretim resmi rakamlara göre 301 işçiyi katletti. Katliam için açıklama yapan dönemin Başbakanı Erdoğan “Bu kazalar bu işin fıtratınd16.08.2015a var” dedi ve 1890’lı yıllarda İngiltere, Fransa ve Almanya’daki kömür üretimini ve o dönemdeki iş kazalarını kıyasladı. 2014 yılının maden ocakları 1890 teknolojisi ile kıyaslandı.
Soma Maden Katliamina İlişkin Davanin Duruşmasi 18 Ağustos 2015 Tarihinde Akhisar'da Yapilacak
2
ASIL KATİLLER SERBEST! BU YARGILAMA GÖSTERMELİKTİR.
13 Mayıs 2014 günü Manisa Soma İlçesinde bulunan Soma Holding’e ait Eynez maden ocağında katliam yaşandı. Hükümet tarafından “iş kazası” diye tanımlanan katliamda resmi rakamlara göre 301 madenci katledildi. Bu Türkiye’de en çok işçinin katledildiği maden kazası olarak tarihe geçti. AKP Hükümeti katliamın asıl sorumlularını gizlemek için büyük çaba harcadı. Enerji Bakanı Taner Yıldız günlerce Soma’da kaldı ve halkın öfkesini törpülemeye çalıştı. Buna rağmen halkın öfkesini dindiremediler. Günler sonra gelen dönemin Başbakanı Erdoğan halk tarafından protesto edildi. Bir markete sığınarak kendisini kurtardı.
Katliamdan sağ kurtulan işçilerin anlatımları katliamın nasıl yaşandığını açıkça anlatmaktadır. Ortada belirsiz bir şey yoktur. Patronun aşırı üretim baskısı nedeniyle tüm iş güvenliği önlemleri bir kenara bırakılmıştır. Ocaktaki gaz, duman yoğunluğunu ölçen gazölçerler devre dışı bırakılmış, gösterdiği değerlerle oynanmıştır. Normalde soğuk olan ocakların iç ısısı sürekli artmıştır. Öyle ki işçiler atletle bile çalışamaz hale gelmiştir. Işçiler bunu amirlerine, müdürlerine sürekli
iletmişler ama “çalışın, bir şey olmaz“cevabını almışlardır. Patron açısından insan hayatının hiç bir değeri olmadığı için 1960’lı yıllarda üretilen ve hiç kullanılmayan gaz maskeleri işçilere dağıtılmış. HAYATİ ÖNEME SAHİP YAŞAM ODALARI ise hak getire. Zaten AKP’de yaşam odalarını patronların karlarını düşüren, maliyetleri arttıran bir harcama kalemi olarak gördü ve yeni maden kanununda yaşam odalarının zorunlu olması önerisini ret etti. Katliamla anlaşıldı ki acil müdahale planları yoktu. Bu yönde bir hazırlık yoktu. Olması gereken uzman ekipler yoktu. Yine bu madenler taşeron sistemiyle işletilmekte idi. Denetleme sorumluluğu TKİ’ye aitti. Kayıtlara bakılırsa TKİ’de maden ocaklarını denetlemektedir. Ancak işçilerin anlatımları bu denetimlerin nasıl yapıldığını göstermektedir. Denetçi maden ocağı yetkilileri tarafından lüks otellerde ağırlanmakta, maden ocağına geldiğinde ise idari binalarda dolaştırılıp geri gönderilmektedir. Işçiler maden ocağındaki galerilerde hiçbir deneticiyi görmediklerini söylemişlerdir.
Bu nedenle Soma’da yaşanan kaza değil katliamdır. Patronlar için işçilerin hayatının hiç bir önemi yoktur. Resmi rakamlara göre 301 insan katledilmiş, patronun oğlu “asıl biz mağdur olduk” diyor. Patronun oğluna bunu dedirten AKP Hükümetidir. Katliamdan sonra Soma Holding Patronunun elini sıkan Erdoğan’dır. AKP’yi Soma’da örgütleyenlerin içinde Soma Holding yöneticileri de vardır. Patronlar bunun karşılığında korunmaktadır.
Akhisar’da başlayan yargılama göstermelik bir yargılamadır. Katliamın asıl sorumluları, asıl katiller yargılanmamaktadır. Erdoğan sanık sandalyesinde yoktur. AKP yöneticileri sanık sandalyesinde yoktur. TKİ yöneticileri sanık sandalyesinde yoktur. Soma Holdingin patronu Alp Gürkan sanık sandalyesinde yoktur. Bir kaç müdür, mühendis yargılanmaktadır. Elbette onlarda suçludur. Katliamın geldiğini bildikleri halde susmuşlardır. Ama asıl katiller yukarıda belirttiğimiz ve yargılanmayanlardır. Kaldı ki yargılanan müdür ve mühendislerde ahlaksızlık yapmakta ve bütün suçu kazada ölmüş olan mühendise atmaktadırlar. Patron suçsuz, müdürler suçsuz, mühendisler suçsuz, tek bir mühendis suçlu! Işte yargılamanın özeti. Dolayısıyla çıkacak kararda az çok bellidir.
Ama şunu da biliyoruz ki hiç bir yargılamayı halktan gizli yapamazlar. Halkın davayı izlemesi aynı zamanda hesap sormasıdır. Davaya müdahil olan halk, avukatları elbette yargılamanın gidişatına değiştirme gücüne sahiptir. Katledilen işçiler için verilen mücadelenin bir aracı da artık Akhisar’da görülmekte olan mahkemedir. Duruşma salonları katledilen madenciler için Adalet istediğimiz yerlerdir.
Bu nedenle işçileri, halkımızı katledilen madencilerin ailelerinin yanına, hesap sormaya çağırıyoruz.
SOMA MADEN KATLİAMININ HESABINI SORACAĞIZ!
İŞÇİYİZ HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ!
MADEN KATLİAMLARINA KARŞI İŞÇİ MECLİSLERİNİ KURALIM!
16.08.2015
previous post
